“Güven aşındıran eylemler” ve Londra yansıtılmaları 3

Yayın Tarihi: 24/10/26 12:31
okuma süresi: 5 dak.

İki haftadan beri yazdığım yazılara tepkiler gelmeye devam ediyor. Bazı sol kesim arkadaşlarım bu tür yazıların açık açık tartışılmasını sakıncalı bulduklarını söylüyorlar. Kirli çamaşırlarımızı herkesin önünde yıkamamamız gerekiyormuş! Görüşlerine saygı duyarım ama hiçbir zaman katılmam. Şeffaflık, açık sözlülük olmazsa olmaz prensiplerimdendir. Aslında aynı konuları otuz yıldan beri dile getiriyorum.

Kimlik, aidiyat konuları özellikle günümüzde sıklıkla karşılaştığımız tartışma konularıdır. Birkaç hafta kadar önce aşırı sağ Reform Partisine Muhafazakar Parti’den geçiş yapan Hint kökenli eski bakan Suella Braverman konuyu gürültülü bir şekilde yeniden gündeme getirdi.

Braverman Londra’da doğmasına ragmen kendisini İngiliz olarak değil Asya kökenli bir Britanyalı (British) olarak tanımlıyormuş. Bu ırkçı politikacının herhangi bir görüşüne katılacağımı hiç tahmin etmezdim ama bu konuda hemfikirim. Hemfikir olmadığım, görüşlerini başkalarına empoze etme çabalarıdır. Bana göre ilginç olan onunla BBC programında tartışan siyah adamın kendisini İngiliz olarak görmesi ve Braverman’ın görüşlerinin ırkçı olduğunu savunması idi

Kimliğin kişiye özgü bir olgu olduğunu herzaman tekrarlarım. Ama önemli ve konu ile ilgili başka bir şey daha var…Başkalarının seni nasıl tanımladığı. Braverman ile tartışan siyah adam isterse Birleşik Krallık’ın en yüksek binası Shard’ın en yüksek noktasına çıkıp İngiliz olduğunu haykırsın. Reform üyesi ırkçılar onu İngiliz olarak Kabul ederler mi?

***
Gelelim Kıbrıslılık ve Kıbrıslı Türklerin konumuna.

Geçenlerde Cypriot Dreams Facebook sayfasında bir paylaşım gördüm. Birçok kelimelerle ifade edilen bir olgunun başka dillerde sadece bir tek kelime karşılığı olduğunu göstermek için İngilizce başlığı altına birkaç kelime, “Kıbrıslıca” başlığı altına ise sadece bir kelime konmuş. “Kıbrıslıca”! Kelimenin “Kıbrıslıca” karşılığı “Kori’. Kendimi tutamadım…Rumca mı demek istiyorsunuz?” diye yorum attım. Yanıt gelmedi!

Birleşik Krallık Ulusal Kıbrıslılar Federasyonu 66 daimi, 33 bağlı 99 üyeden oluşan bir şemsiye örgütüdür. İsminde “Kıbrıslılar” kelimesi var ama tüm üye dernekler Kıbrıslı Rum derneklerdir. Bizim sol veya sağ dernekler Kıbrıs Türk Kültür Derneği; Kıbrıs Türk Demokrasi Derneği; Kıbrıs Türk Toplum Merkezi; Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi; Kıbrıs Türk Dernekleri Koordinasyon Komitesi gibi isimler taşımakta. Aynı zamanda World Federation of Overseas Cypriots (POMAK (Dünya Kıbrıslılar Diasporası) üyeliğinin tamamı da Kıbrıslı Rum dernek ve örgütlerden oluşmaktadır.

Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Londra’da temsil eden Kıbrıs Yüksek Komiserliğinin kültür bölümü yıl zarfında çeşitli etkinliklerden oluşan zengin bir sanat ve kültür programı düzenler. Sağolsunlar bana programı gönderirler. Eylül ve Aralık 2026 sonuna kadarki sürecin programına baktım. Tüm etkinliklerin katılımcıları Kıbrıslı Rum sanatçı ve akademisyenler. Özür dilerim, Birminghamda düzenlenen bir etkinlikte bir Kıbrıslı Türk fotoğraf sanatçısına yer verilmişti. Nankörlük yapmayım yine de. Ender de olsa zaman zaman programda ünlü Kıbrıslı Türk sanatçıları da izleme şansımız olur.

Yukarıda bahsettiğim Federasyon 10 Ekim tarihinde “Kıbrıslıların Birleşik Krallık Kamu Yaşamına Katkıları başlığı altında bir etkinlik düzenledi. Amaç değişik yörelerde hizmet veren Kıbrıslı belediye meclis üyelerinin katkılarını kutlamaktı. Kıbrıslı Türk belediye meclis üyesi arkadaşlarıma davet aldılar mı diye sordum. Cevabı tahmin edersiniz. Tabii ki hayır.

Örnekler saymakla bitmez. Bunlar sadece İngiltere’de şahit olduğumuz örnekler. Bu örneklere bakıp da Kıbrıslı Türklerin Kıbrıslı Rumlar tarafından dışlandığını, yok sayıldığını idrak etmemek mümkün mü değerli okurlar?

Kıbrıslı Türkler çok politik hatalar yaptı, ağır bedeller ödedi, ödemeye devam ediyorlar. Kıbrıslı Rumların hataları? Onlar her zaman ödüllendirildi. Artık yeter. Gerçekçi olalım. Aslında Kıbrıs çözümünde Kıbrıslıların hiç rolü yoktur. Nikos onu önermiş, Tufan onu kabul etmemiş... Hiç önemli değil. Malum güçlerin çıkarlarına uyduğunda çözüm gerçekleşecek. Ama barış? İşte onun için anlayış, hoşgörü, cesaret gerekir... Ve Kıbrıslı Rumların Kıbrıslı Türklerin her konudaki eşitliğini tanımaları.

Kıbrıslılık festivallerde içi boş parolalar atıp, tüm yukarıdaki örneklerden sonra barış, kardeşlik nutukları atmak, birlikte çiftetelli, sirto oynamak, şiş kebap, souvlaki yemek, zivaniya içmek mı? Öyleyse teşekkürler…Ben almayım…Size eyva brodi, yamas, şerefe!


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ertanç HİDAYETTİN yazıları