Koronavirüste ikinci dalga KKTC'ye daha ağır geliyor!

loading
18 Eylül, Cuma
£

9.81

8.99

$

7.58

BİRAZ AYDINLIK

Mert Mapolar, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert Mapolar, C.Ht.
A- A A+

Koronavirüste ikinci dalga KKTC'ye daha ağır geliyor!

Artık kaçış yok! KKTC'de, ikinci Koronavirüs dalgası daha da güçlenerek, çok daha ağır geliyor... Psikolojik ve sosyolojik etkileri ile, en üst noktaya ulaşma tarihi belli!

Dünyada yapılan son bilimsel araştırmalarda, iki kez Koronavirüse yakalanan hastalarda, virüslerin genetik olarak sıralamalarının farklı çıktığı uyarısında bulunuldu! Bu şu demek; sağlıklı kişilerde bile hastalığın, ilkinden çok daha ağır olabileceğine dair tespitler bulunmuştur. Aynı hastalardan iki ayrı enfeksiyon sırasında alınan virüsün genetik olarak dizilimler üzerinde yapılan çalışmalarda, virüslerin birbirinden farklı olduğu ortaya çıkmıştır! Görünüşte sağlıklı görünen, genç bireylerde bile daha ağır sonuçların ortaya çıktığı ile ilgili çok önemli vaka kayıtları mevcuttur... Yani anlayacağınız tehlike çok daha büyük!

KKTC'de, ikinci dalga daha ağır geliyor ve geliş tarihi belli! “Ekim, Kasım ve Aralık” aylarında Koronavirüsün artış hızı ülkemizde tavan yapacak!

Mevsimsel özelliğini de devam ettiren Koronavirüsünün, sevdiği mevsime geliyoruz ve bu noktada ikinci dalganın daha ağır olacağı kesindir!.. Grip ile Koronavirüsün belirti ve bulguları benzer olduğundan sağlık sistemimiz karışabilir! Acilen Sağlık Bakanlığının gerekli önlemleri alması gerekmektedir!.. Özellikle içinde bulunduğumuz dönemde, KKTC hükûmetinin, gerekli ve etkin önlemleri zamanında ve kararlı bir şekilde almaması ve sağlık hizmetleri altyapısını güçlendirmemesinden dolayı, vaka sayıları her geçen gün artma eğilimi göstermiştir... KKTC’de kısıtlamaların kaldırılmasının ardından, Koronavirüsün daha da güçlenerek tekrar belirmesi, yayılımının artması, sağlık sistemini sıkıntıya sokacağından, tekrar kısıtlamalar en üst seviyeye gelebilir... Bu da çok ciddi “ekonomik yıkım” demektir! Kısıtlamaların ve kapanmaların insanlar üzerindeki olumsuz etkileri de, çok büyük sorunlar yaratan ayrı bir “psikolojik yıkım” konusudur...

Kriz "uyarı sinyallerini" her zaman önceden verir! Bunların farkındalığına varıp, önlemleri zamanında ve yerinde artırmalıyız!

Okurlarımdan gelen mesajlarda, yazdığım, öngörüde ve uyarılarda bulunduğum konuların tümünün gerçekleştiği, tam yerinde tespitler, değerlendirmeler ve örneklendirmeler yaptığım ile ilgili teşekkür dolu, minnet dolu ifadeler kullanılıyor... Tarafıma gösterilen yakın ilgi ve alakadan dolayı da her bir okuruma bu vesile ile tekrardan ayrı ayrı teşekkür ediyorum... Ortaya koyduğum tarafsız dik duruşumla, toplumsal ve bireysel farkındalık adına çıktığım bu yolda, merak ettiğiniz ve bana sorduğunuz, "olacakları önceden nasıl biliyorum ve uyarıyorum? Nasıl doğru tahmin edebiliyorum?" sorularına verilebilecek en iyi cevap bence aslında, bilgiyi nasıl temsil ettiğiniz ile ilgilidir... Yani, özel danışman, bilinçaltı davranış bilimci olarak, Ulusal - uluslararası üst düzey analitikler ve verilere dayanarak, insan davranışları tahmin edilerek, geçmişi kullanarak, kriz "uyarı sinyalleri" ile birlikte ileriyi görebilme yeteneğini de birleştirerek, geleceği doğru tahmin ederek, toplumsal ve bireysel farkındalık yaratmak olarak tanımlıyorum buradaki sorumluluğumu!.. İşte bu yöntem, gelecek tahminî yaparken, öngörüde bulunurken benim kullandığım özel bir metot... Bunun sonrasında yapılması gereken tek şey, makro ve mikro düzeyde önlemlerin zaman kaybetmeden ilgili kişilerce acilen alınmasıdır! Çünkü Kıbrıs Türk halkı daha iyi bir yaşam standardını hak ettiğine inanıyorum... Benim çabam da bu doğrultudadır...

KKTC'de yapılan en büyük hatalardan biri, hükûmet kararlarının sürekli değişmesi, hedef odaklı değil, tarih odaklı çalışılmasıdır!

Yani, bir hedef konularak, bu kriter gerçekleştiğinde, aktivasyon sağlanmalıdır. Şu tarihe kadar ve/veya şu tarihten itibaren yerine, örneğin pandemi yönetiminde, vaka sayısı şu sayıya indiğinde ve/veya şu sayıda olduğunda (hedefe ulaştığımızda - hedef odaklı) o konu ile ilgili hareket planı, aktivasyon uygulanmalıdır. Ülkemizde maalesef bakış açıları bu noktada değil. Bu düşünce şekline devam edersek, bize ne getirir? Bu düşünce şekli bize, felaket getirir!

KKTC hükûmeti, okullar için tarih yerine, vaka hedefi koymalıydı! Strateji geliştirmeliydi!

Örneğin, günlük olarak belirlenecek vaka sayısı hedefi ile bu sayının altına inildiğinde okulları o tarihte açma yoluna gidilebilir... Sağlık sistemimizin kapasitesi ve gücü doğrultusunda kararlar üretilmeli. Her ülke bu konuda farklı hedefler uyguluyor. Bizim ülke şartlarımız için de en uygun hedef hangisi ise onu uygulamayı geçmeliyiz. Dünyada okul çağındaki çocuklar ile gençlerin, virüsü daha hızlı ve fazla bulaştırdığına dair çok önemli bilimsel tespitler vardır... Ne kadar üst seviyede önlemler alırsanız alın, “okullar” bu aşamadan sonra, virüsün yayılmasında hayati derecede önemli bir rol üstlenecektir, bunu göz ardı etmemeliyiz. Birçok ülkede okulların açılmasından sonra tekrar tekrar kapanmaların olduğu unutulmamalıdır! Ülkemizde, bu kadar zaman geçmesine rağmen, ne pandemi hastanesi konusunda, ne de uzaktan eğitim konusunda ciddi bir aşamaya gelinmemesinden dolayı, bunun bedelini halk, çok ağır ödeyebilir! Kim ya da kimler bunun farkında? Okul çağındaki küçük çocukların temasını kontrol etmenin çok güç olduğunu bütün dünya biliyor! O nedenle, okullar açılmasında öncelikle, daha büyük yaş grubu sınıfların açılması ve elde edilecek tecrübe ile bir, iki ay sonrada daha küçük yaş grubu sınıflarının açılması en mantıklı düşünce ve davranış şekli olacaktır. Yani, eğitim sistemi kademeli açılmalıdır! Bizde tam tersi yapıldı ve küçük yaş grubu sınıfları daha önce açılma yoluna gidildi... Bu, çok büyük bir hatadır! Bu gösteriyor ki, bizi yönetenler, dünyayı ve gelişmeleri yeteri kadar takip etmiyor!

Koronavirüsünde ikinci dalga KKTC'ye daha ağır geliyor! Hükûmet olarak gerekli önlemler alınmazsa, toplum bunun bedelini çok ağır ödeyecektir!

Bilimsel açıklamalara göre, sivrisinek ile yayılan, sular ve yiyecekler ile bulaşan virüsler genellikle bölgeseldir. Solunum yolları ile bulaşan virüslerden "sars" ve benzeri Koronavirüsler veya bir influenza grip virüsleri ise en hızlı ve en tehlikeli bulaş şekli olan solunum yoluyla dünyaya yayılıyor ve bunlar çok ciddi enfeksiyonlara neden olarak, dünyanın sonunu getirebilecek güçler olarak tanımlanıyor!

Ülkemizde vaka sayısı hızla artmaya devam ediyor! "Önlemler" ile ilgili vizyonunuz, sizi ya ileriye taşıyacak, ya da çok gerilere! Dünyayı bu dönemde çok yakından takip etmelisiniz!

Dünyada bilim insanlarının yaptığı en son açıklamalarda, "ölümcül ve yeni salgınlara hazır olun!" uyarısı yapılıyor... Bu ne demek? Bu şu demek, dünya insanlık tarihinin en büyük salgınlarından biri ile aylardır mücadele ediyor, vaka ve ölüm sayıları engellenemiyor! KKTC olarak, bu salgından şans eseri başarılı çıkılsa bile, yeni salgın hastalıklarının yolda olduğu ile ilgili çok önemli uyarılar vardır. Dünya şu an bunlara hazırlanıyor... O nedenle, KKTC "şu anki pandemi" için önlemler alma yanında, ileriki yıllarda tüm dünyayı etkileyecek yeni ve ölümcül salgınları düşünerek, bu vizyonda, ilerisi de düşünülerek önlemler alma yoluna gidilmelidir! Yani şimdi alınacak önlemler, uygulama ve yatırımlar bizi ileride ortaya çıkacak salgınlardan da koruyacak kapsamda geniş ölçekli düşünülmelidir!

Dünyada çoğu ülke aşıya şüpheyle yaklaşıyor!

Dünyada bilim insanlarının yaptığı diğer bir açıklamaya göre, Koronavirüs aşısının genel kullanıma girebilmesi için çok daha kapsamlı denemelerden geçmesi gerektiği üzerinde duruluyor, zamana ihtiyaç vardır ve bu zamana kadar da ülkelerin kendi önlemlerini artırmaları çağrısında bulunuluyor...

Peki, KKTC'deki son durum ne?

"Halka yapılacak en büyük kötülük, umut verip sonra hiçbir şey olmamış gibi gitmektir!"

KKTC, 2020 Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyalarını sürdürürken, adayların tek odaklandıkları konu, "oylar"ın nasıl artırılabileceği üzerine yoğunlaşılmasıdır... Bunun için çeşitli bireysel ve örgütsel oyunlar oynanıp, olunduğundan daha güçlü gösterilip, hayal dünyasının kahramanlarının, olmadık özellikleri ve söylemleri ön plana çıkarılarak, "oy toplamanın" ince hesapları yapılıyor... "Oy avcılığı" için, seçim tarihine kadar, hükûmet,, fiyatları, aşırı şekilde yükseltmeyip, sektörler ile iyi geçinip, gerekirse sektörel para akışı sağlayarak, kişilere de sigorta desteğini mutemelen sürdürecektir... Okulların genel açılış tarihi de ertelene ertelene cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonrasına bırakılabilir! Okulların durumu önemlidir çünkü tümü açılması durumunda, eksikliklerin ne kadar fazla olduğu, önlemlerin ne kadar yetersiz olduğu, halk tarafından daha fazla görüleceğinden, hükûmet, tüm sorunları seçim tarihine kadar gizleme yoluna gidebilir! Yani anlayacağınız, Koronavirüste (Covid-19) ikinci dalga, KKTC'ye daha ağır geliyor!” konusuna aldırış eden, odaklanan çok fazla 2020 Cumhurbaşkanı adayı yok! Sadece bununla ilgilenir gibi görünenler var! Hepsi o kadar... İdam sehpasında hapşıran mahkûma “çok yaşa” demek gibidir halka pompalanan umutlar... Bunun değerlendirmesini sayın halkımız yapsın!

Değişim, yaşamın kuralıdır. Sadece geçmişe ya da şimdiki zamana önem verenler geleceği kaçırırlar... 

Ünlü düşünürün dediği gibi; "Eylemsiz vizyon, rüya gibidir. Vizyonsuz eylem, boş vakit geçirmek. Vizyonlu eylem, dünyayı değiştirir..."

Güzel günler gelmeyecek arkadaşlar, biz güzel günlere gideceğiz... 

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.