BİRAZ AYDINLIK

Mert MAPOLAR, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert MAPOLAR, C.Ht.

KKTC gençliği neden ülkeyi terk ediyor?

Yayın Tarihi: 20/01/23 07:00
okuma süresi: 12 dak.
A- A A+

Ülkedeki elektrik kesintileri konusunda her kafadan bir ses çıkarken, Kıbrıs Türk kadının İslamiyete göre sosyal, hukuki ve manevi statüsü bir takım söylemlerle farklı taraflara çekilmeye çalışılırken, ayrımcı ve cinsiyetçi açıklamaları, ülkeyi yönetenler dışında herkes; tüm örgüt, siyasi parti, sendika ve dernekler protesto ederken, bütçede ülke turizm tanıtımına sadece yüzde 1 pay ayrılırken, uçak bileti fiyatları uçmaya devam ederken, ülkedeki sistemsizlik ve işi bilmezlikler daha fazla artarken, "KKTC hepimiz için bir başarıdır..." diye haykırırken, "en önemlisi ülkemiz için..." vurgusu yapılırken, şimdi daha fazla eğitimli KKTC gençliği, ülkeyi terk ediyor... Başka ülkenin, yollarını aramaya koyuluyor...

KKTC gençliği, başka ülkelerde hayat kurmanın yollarını şimdi daha fazla aramaya başladı...

Evet, “KKTC hepimizin eseridir!” ve bunu asla unutmayalım...

Özellikle 18 ile 25 yaş kuşağı arasındaki gençlerin büyük bir çoğunluğunun, ülkeyi terk etmek istediklerine yönelik duygusal, düşüncesel ve davranışsal gözlemler her geçen gün daha fazla artıyor...

Peki KKTC gençliği neden ülkeyi terk etmek istiyor, sizce?

Neden KKTC gençliği ülkeyi terk etmenin farklı yollarını şimdi daha fazla arıyor?

Neden KKTC gençliğinde göç, her geçen gün daha fazla artıyor?

Neden KKTC gençliği ülkeyi şimdi daha fazla terk ediyor?

Ülkeyi yönetenler, bu önemli konuları ve durumları neden takip etmiyor? Neden bunlarla ilgili önlemler acilen alınmıyor?

Gençlerin kıymeti, bu ülkede gerçekten ne kadar biliniyor, sizce?

Ülkenin genç nüfusu, kesintisiz göç etmeye bu şekilde devam ederse, ciddi bir yaşlı KKTC nüfusu tehlikesiyle karşı karşıya kalınacağı, bilinmiyor mu?

KKTC nüfuzu kalanlarla, her geçen gün daha fazla yaşlanıyor...

"KKTC hepimiz için bir başarıdır..." diye diye genç nüfuzumuz, ülkeyi terk etmeye devam ediyor...

Peki, neden?

Gençler ülkeyi neden şimdi daha fazla terk ediyor?

Çünkü;

KKTC'de üniversite mezunu işsiz!

Evet,

Üniversite mezunlarımız işsiz!

Peki, KKTC'de eğitim alan üniversite mezunu neden özellikle şimdi daha fazla işsiz kalıyor?

Evet şimdi en hayati sorulara gelelim...

Neden KKTC'de üniversite mezunu işsiz kalıyor?

Ülkede bu kadar fazla üniversite var iken, eğitim kalitesi sizce istenilen düzeyde yeterli oluyor mu?

Mezun olan KKTC gençliği istenilen düzeyde mesleki olarak kendilerini geliştirebiliyorlar mı?

Bölüm olarak mezun oldukları alanlarda mesleklerini bu ülkede rahatlıkla yapabiliyorlar mı?

En önemlisi de devlet, meslek seçimlerinde ihtiyaçlara yönelik gençlere yeterince ışık, olabiliyor mu?

Sanırım ülke, tüm bu yönlerden de gençlik açısından çok büyük bir çıkmaza ve bilinmeyene doğru ilerlemektedir... Diğer konularda planlama olmadığı gibi, bu konularda da planlamalar maalesef yoktur...

Ülkedeki yerli ve yabancı yatırımlar arttıkça çalışanlar, üniversite mezunlarından değil, yurt dışından insan kaynakları ithal etme yoluna, bu ülke şimdi daha fazla gidiyor...

Bu konularda yaşanılanların, son yıllarda çeşitlenerek büyüdüğünü, şimdi daha fazla gözlemliyoruz…

Örneğin;

Türkiye'de yaşayan, Türkiye vatandaşı bir kişi, Türkiye'de emekli olduktan sonra KKTC'ye geliyor, ev satın alıyor veya ev kiralıyor, aylık emeklilik parasını Türkiye'den almaya devam ederken, meslek alanıyla ilgili veya yakın bir mesleki sektörde, hatta bazen hiç ilgisi olmayan bir alanda, KKTC'de çalışmaya devam ediyor... Anlayacağınız, iki maaş hazır!

İşletmelerde, çalıştırılmaya tercih sebebi olan bu kişiler, yeni üniversite mezunu gençlerin yerine, emekli olan bu kişilere, sektörlerde daha fazla yer veriliyor... Peki neden? İşletme sahipleri bunun nedenini çok iyi biliyorlar...

Yurt dışından emekli olup, KKTC'de çeşitli statülerde ikinci maaş için çalışan bu kişiler, her geçen gün devasal boyutlarda artmaya, büyümeye doğru gitmektedir... Bu yöndeki en büyük ikinci tehlikenin önümüzdeki süreçlerde daha fazla yaşanacağına kesin gözle bakılmaktadır...

Bunun en büyük nedeni de; Türkiye'de ortaya çıkacak "erken emeklilik hakkı" olarak bilinen uygulamaların devreye sokulmasıdır... Bu uygulamalar ile birlikte KKTC'ye daha fazla “genç emekli”, çeşitli sektörlerde çalışmak amacıyla gelecektir... İki maaş peşinde olanlar, KKTC'ye yerleşecektir... Kıbrıs'ın da bunun için en elverişli yer olduğunu Türkiye’de bilmeyen yoktur…

Peki, bu durumda, ülkedeki yeni üniversite mezunu gençlerin iş durumu, sizce ne olacak?

İşsiz genç üniversite mezunu her geçen gün ülkede katlanarak artıyor... Her geçen gün, genç üniversite mezunu bu ülkeyi terk etmek zorunda kalıyor… Terk etmek zorunda bırakılıyor…

Ülke plansızlığının, geleceği görememenin ve vizyonsuzluğunun en ağır bedelini üniversite mezunu gençler ödüyor, ödemeye devam ediyor… Gerekli önlemler, acilen kararlılıkla ve bilinçle alınmazsa, yakın gelecekte bu bedellerin daha fazlası ve daha ağırı ödeneceği ortadadır...

Yurt dışından ithal edilen insan kaynaklarıyla birlikte artmaya doğru giden, KKTC'li yeni mezun genç üniversite mezunu işsizlik oranları katlanarak büyüyor, genişliyor ve derinleşiyor...

Sosyal ve ekonomik şartların her geçen gün daha fazla zorlaştığı ülkemizde, bundan en fazla etkilenen yeni üniversite mezunu işsiz gençlerin sorunlarıyla, hiç kimse bu ülkede ilgilenmiyor...

Gençler arasındaki umutsuzluklar, kaygı ve endişeler daha fazla artıyor...

Umutlar, her geçen gün yurt dışına daha fazla göç ediyor...

Gençler, yarınlarından umutsuz...

KKTC'ye kontrolsüz ve kayıt dışı girişler, özellikle yeni üniversite mezunu gençleri daha fazla etkiliyor, yerel iş imkanları her geçen gün daha fazla azalıyor ve daralıyor...

Bunlara ilaveten, yaşamın pahalılaşması, kiraların yükselmesi ve alım gücünün düşmesiyle birlikte KKTC’de genç umutsuzlar ordusu çoğalıyor ve büyüyor...

Ülkeyi yönetenler,

Gençlik elden gidiyor! Farkında mısınız?

Genç istihdamı destekleme önlemleriniz nerede?

Gençlere neden yeterince söz hakkı vermiyorsunuz? İmkanlar sunmuyorsunuz? Motive etmiyorsunuz?

Her devletin temeli, gençlerine sahip çıkmaktan geçtiğini bilmiyor musunuz?

Ey Kıbrıs Türk gençliği,

Ne yaparsanız yapın, onu iyi yaptığınızdan emin olmalısınız…

Fırsat kapıyı çalmıyorsa, bir kapıyı inşa etmeye başlamalısınız...

Zeka artı karakterin, gerçek eğitimin amacı olduğunu şimdi daha iyi anlamalısınız...

Bilgi birikiminize yatırım yapmayı kesintisiz sürdürmelisiniz...

Olduğunuz yerden başlamalısınız... Sahip olduklarınızı en iyi şekilde kullanmalısınız... Elinizden gelenin en iyisini yapmalısınız...

Hayatlarınız sizin hikayenizdir ve önünüzdeki macera, kendi amacınızı ve potansiyelinizi gerçekleştirme yolculuğunuz olduğunu görmelisiniz…

Bu hayatta yapabileceğiniz en anlamlı şey, tutkularınız ile birlikte korkularınızın da peşinden gitmek, hatalarınızdan ders almak ve asla pes etmemek olduğunu bilmelisiniz…

Bundan on yıl sonra, yirmi yıl sonra, otuz yıl sonra, kırk yıl sonra yaptıklarınızdan çok, yapmadıklarınız için üzüleceksiniz... O yüzden ipleri atmalısınız... Güvenli limandan uzaklaşmalısınız... Yelkenlerinizde güçlü, sizi ileriye taşıyacak rüzgarları yakalamalısınız... Keşfetmelisiniz... Daha iyisini aramalısınız... Her neredeyse onu bulmalısınız...

Gerçek ses, zihninizin derinliklerindeki "devam etmeliyim" diyen, sakin bir sese tutunabilmektir... Pes etmemektir... Kendi yaşamlarınız için mücadele edebilmektir... Yıkılmamaktır... Ayakta kalabilmektir... Kendinize ve sevdiklerine sahip çıkabilmektir...

Buradan uzaklaşmak zorunda kalsanız bile, neden döndüğünüzü asla unutmamalısınız... unutturmamalısınız…

Zamanınız sınırlı, bu yüzden başka birilerinin hayatlarını yaşayarak, onu asla boşa harcamamalısınız...

Riski aldığınızda, başarılı olduğunuz ve başarısız olduğunuz zamanlar olacağını ve her ikisinin de eşit derecede önemli olduğunu öğrenmeye başlayacaksınız...

Hayallerinizin yönünde güvenle gidin... Hayal ettiğiniz hayatı yaşayın... Bu en doğal hakkınız...

Bazen hayatta büyük şeyleri yapamayız belki ama, küçük şeyleri büyük bir aşkla yapabilmeliyiz...

Yaşadığınız hayatı ülkenizle sevebilmelisiniz, sevdiğiniz hayatı da ülkenizle yaşayabilmelisiniz... Sevdiklerinizle birlikte...

Fırsat bazen kapıyı hiç çalmaz... Çaldığında da kendinizi gösterebilmelisin...

Unutmayınız! Hayat, onu yaptığımız şeydir, her zaman olmuştur ve her zaman olmaya devam edecektir...

Bunun nasıl olması gerektiğine sizler, yani kendiniz, karar vereceksiniz...

Nesil, sizlerin nesli... geleceği, kendi nesliniz belirleyecektir...

...

Bugünün büyükleri, gençler adına ayakta durmak veya konuşmak yerine, kendileri adına konuşan gençlerin yanında durmalısınız... Onlara yer açmalısınız... Gençler için siyasi bir söyleme veya harekete ihtiyaç yok... İhtiyaç olan, kolektif gelecekler için, onlar için ortamlar ve planlar hazırlamaktır... 

Kıbrıs Türk gençliği şimdi daha fazla teşvik edilmeli ve dinlenmelidir... Taze bakış açılarına, iyimserliğe ve coşkuya bu toplumun, bu ülkenin şimdi çok daha fazla ihtiyacı vardır...

Unutmayınız! gençler kuşkusuz hata yapar; ama büyükler ve yaşlılar onlar adına düşünmeye çalıştıklarında daha da büyük hatalar yaparlar... Şu anda yaşadıklarımızda ve ileride yaşayacaklarımızda olduğu gibi…

Gençler,

Tek yapmanız gereken birlik olduğunuza ve siz gençlerin gerçekten durdurulmaz olduğuna inanmak...

Hatırlayın, benzer düşünen insanlar, belirli bir hedefe doğru birlikte hareket ederler...

Gelecekte söz sahibi olacak bugünün KKTC gençliği, ülkesini neden terk etme noktasına getirilsin ki? Niye buna müsaade edilsin ki?

Hiçbir güç gençliğin gücü gibi değildir, çünkü gençliğin gücü asla durmaz!

Yaşamak istediğiniz dünyayı hayal etmeniz gerekiyorsa, yüksek sesle hayal etmelisiniz... Buna kendiniz karar verecek... "Onlar" değil...

Unutmayınız! Gençlik çözümdür, asla sorun değil! Siz olmadan size dair hiçbir şey, sizin için değildir!

Parlak geleceğinizi çalmalarına izin vermeyin!

Ve geçmişinizin de geleceğinizi çalmasına asla müsaade etmeyin!

 Unutmayınız! Gelecek her zaman önemlidir, ancak bugüne doğrudan odaklanmadan değil...

Gelecek, hayallerinin güzelliğine inananların olduğunu hep hatırlayın...

Geleceğinizi değiştiremezsiniz ama, alışkanlıklarınızı değiştirebilirsiniz... Ve alışkanlıklarınız da geleceğinizi değiştirecektir...

İleriye bakarak noktaları birleştiremezsiniz; onları sadece geriye bakarak bağlayabilirsiniz... Bu yüzden, noktaların bir şekilde geleceğinizde birleşeceğine inanmalısınız ve bunu canı gönülden istemelisiniz...

Bugünden kaçarak asla yarının sorumluluğundan kaçamazsınız...

Gelecek bugün başlar, asla yarın değil!

Kendinize de, ülkenize de, sevdiklerinize de sahip çıkınız...

Kenetleniniz… Birlik olunuz…

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Mert MAPOLAR, C.Ht. yazıları