Dışişleri Bakanı Yardımcısı'nın 'çelişkili', 'düzeltmeli' ama düşündürücü açıklaması

Yayın Tarihi: 08/01/21 07:53
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Siyasi gündem Meclis Başkanlığı seçimleri ile harmanlanmış yoğun magazin haberleri ile meşgulken dün T.C Dışişleri Bakanı Yardımcısı'nın kendi içinde çeliştiği için enteresan bir açıklaması basına yansıdı. 

Konuşmanın çelişkiyi işaret eden kısmı bazı yayın organlarında yayınlanmadı. Bu da ayrı enteresan bir durumdur ama yaşanan anormallikler içinde artık hiç yadırgamıyoruz.

Gün içinde birçok yayın organında verilen haber şöyleydi:

‘’Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), “Türkiye-AB İlişkilerinde 2021 Beklentileri” konferansında konuşan Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, ‘’Kıbrıs konusunda eski parametrelerle yeni bir çözüm arayışının bulunmasının mümkün olmadığına işaret etti’’.

Bazı yayın organlarında yayınlanmayan kısmında da çelişkiyi oluşturan şu ifade vardı.

‘’Türkiye’nin Kıbrıs politikasına da değinen Kaymakcı, Kıbrıs konusunda siyasi eşitliği sağlayan, iki toplumlu, iki bölgeli sağlam bir devlet anlayışından yana olduğunun altını çizdi. Kaymakçı, “Bizim istediğimiz, iki tarafın kabul edeceği kalıcı, köklü bir çözüm bulunması.” dedi.

Bu son ifadesiyle Sayın Bakan yardımcısı Türkiye’nin Kıbrıs politikasının AB nezdinde değişmemiş olduğunun altını bir kez daha çizmiş mi oldu?

İki toplumlu, iki bölgeli sağlam BİR devlet.

Yani Federasyon ya da acaba Konfederasyon mu?

Eski parametreler olmaz ama iki toplumlu sağlam bir devlet!

Yani iki devlet değil.

Açıklamayı yapanın bir diplomat olduğunun altını çizelim. Bu açıklamayı siyasi iradenin haberi olmadan yapmış olma ihtimalinin sıfır olduğunu da kendi tahminimiz olarak ekleyelim.

Akşama doğru bu satırları yazarken sonradan sosyal medyada ‘’iki devlet’’ eklemesini yapmış olmasının akla getirdiği tek sonuç ‘’Silahtardakiler’’ ile T.C Dış İşleri bürokratları arasında atılacak adım ile ilgili temel bir problemin olduğu yorumunu yaparsak haksızlık mı yapmış oluruz.

Yapılan açıklamaya sonrasında ekleme yapılmış olsa da en basit ifadeyle masadaki muhataplarımıza diplomasi dilinde verilen mesaj ne oldu sizce?

Bu açıklama ve sonrasındaki ekleme ya da düzeltmeyle birlikte pratikte karşılığı olan şu soruyu sormak bu açıklamadan sonra bir gereklilik olmuştur.

 ‘’Masaya oturduğunuzda federasyon konuşulması istenirse ya da masaya oturduktan sonra görüşmeler o yöne evrilirse masada kalacak mıyız yoksa seçim meydanlarında söylediklerimizi hatırlayıp masadan kalkacak mıyız?’’

Bunun sorunun cevabı aslında bakan yardımcısının açıklamasının girişinde var.

Ne diyor bakan yardımcısı?

Türkiye’nin AB’ye tam üyelik perspektifinin korunmasının ve güçlendirilmesinin önemini belirterek, “Bizim hedefimiz tam üyelik. Çünkü Türkiye’nin yüksek çıkarlarının tam üyelikten geçtiğine inanıyoruz.” Bir ekleme daha yaptı. Türkiye ’siz bir Doğu Akdeniz enerji denkleminin de olamayacağına dikkati çekti.

Bunun düz Türkçesi şu değil mi?

AB ile ilişkileri düzeltmek ve Doğu Akdeniz de zaten paranın çizdiği aklın yolu bulmak karşılığında Kıbrıs’ta da federasyon olsun gerekli olan kolaylığı yaparız demek değil mi?

Olur olmaz o ayrı konu ama söylenen ya da söylenmek istenen bu değil mi?

Tatar’ın iki devlet ve federasyon ile ilgili söyledikleri hepimizin aklındadır.

UBP ve Tatar’ın pişkinlikleri de aklımızdadır.

Federasyon olsun, Rum’u zorlayalım diye iki devletli çözüm söylemini Türkiye ile koordineli bir şekilde dile getirdik der mi?

Vallahi der.

Siz ne anlarsınız bu işlerden diye de bir güzel gerinir.

Federasyonu bizim Türkiye ile birlikte gizli yürüttüğümüz manevramız gerçekleştirdi der mi?

Biz seçim öncesi niye ikide bir Ankara’ya gittik diye bir güzel de bağlar. Yalnız para istemeye değil esas bunları konuştuk der mi?

Türkiye bizi Akıncı’nın ‘’evet’’ diyeceğine kendisinin ‘’evet’’ dediği noktaya getirirse

Bana mı sordunuz lan ‘’iki devlet’’ derken denirse. Olur mu demeyin. Kürt açılımının son sahnesinde söylenen lakırdı budur.

Hayal kırıklıklarına müptela olmuş biz Kıbrıslı Türklerin bize özgü kısa şaşkınlık ifadesi olan ‘’Uu’’ deyişimizi duyar gibiyim.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.