Çelebi: "Berova doğruları konuşmuyor!"

loading
12 Temmuz, Pazar
£

8.66

7.76

$

6.86

A- A A+

Çelebi: "Berova doğruları konuşmuyor!"

• Çelebi, "Berova doğruları söylemiyor" diye başladı söze ve devam etti; "Programı üzülerek izledim ve seni arama ihtiyacı hissettim. Ne yazık ki Özdemir bey doğruları söylemeyerek kamuoyunu yanıltmayı tercih etti. Ne Pınarbaşı'na ne Dağyolu'na ne de Ağırdağ bölgesindeki hiçbir köyün okuluna tek bir kuruşluk yatırımları olmuştur. Bu bölgedeki okullarımızın tadilatlarını ve inşaatlarını hep belediye olarak biz yaptık. Dikmen İlkokulu desen bizim için son derece önemli. Kendisini muhtarlarla birlikte ziyaret ettim ve Dikmen İlkokulu'nun sıkıntılarını anlattım. Bana paramız yok cevabını verdi; ihaleye çıktık kimse almadı diyerek doğruları söylemiyor ne yazık ki. Israrcı oldum ama bana paramız yok dedi ve bir hafta sonra gidip Gazimağusa Belediyesi'ni ziyaret ederek Mağusa'ya "belediye –bakanlık" ortak okul yapma sözü verdi.

• "Belediye olarak iş yapmaktan gocunmuyorum. Hükümetin yapması gereken işleri belediye olarak biz yapıyoruz. Bakın anlatayım, güler misin ağlar mısın; futbol sahalarının çimini ve altyapılarını Dikmen Belediyesi yapıyor ama bu Spor Bakanlığı'nın görevleri arasında, Dikmen'in dört bir yanına yol döküyoruz; aklınızın alabildiği en ücra köşeye kadar yol döktük, bu da Karayolları Dairesi'nin yani Ulaştırma Bakanlığı'nın görevi ama biz yapıyoruz, çocuklar için park yapılacak İçişleri Bakanlığı bana gıcık gidiyor araziyi vermiyor, okul yapılacak, Eğitim Bakanlığı'nın görevi ama anaokulunu biz yapıyoruz. Anlıyor musunuz? Savaş çoktan bitti ama bu zihniyet Dikmen'i hala Rum köyü zannediyor anladığım."

Geçtiğimiz hafta Milli Eğitim ve Kültür eski Bakanı Özdemir Berova ile birlikte Kıbrıs Genç TV'de güzel bir söyleşi yapmıştık. O program gerçekten iyi izlenmiş ki hayli olumlu ve olumsuz tepkiler aldım. Programdayken Dikmen'den bir izleyici mesaj atmış ve Bakan Berova'ya Dikmen İlkokulu'na hiçbir katkı koymadığı için sitem etmişti.

Berova da bunun üzerine "Pınarbaşı ve o bölgeye yatırımlar yaptıklarını ancak Dikmen ilkokulu için ihaleye iki kez çıkmalarına karşın ihaleye başvuran olmadığı için bir şey yapamadıklarını" söylemişti.

Sözü çok uzatmayım dün Dikmen Belediye Başkanı Yüksel Çelebi beni aradı ve hayli sitem etti. Başkanla uzun uzun konuştuk, canı sıkkındı ve anlattıklarına bakılırsa haklı bir kızgınlığı vardı.

Çelebi, "Berova doğruları söylemiyor" diye başladı söze ve devam etti; "Programı üzülerek izledim ve seni arama ihtiyacı hissettim. Ne yazık ki Özdemir bey doğruları söylemeyerek kamuoyunu yanıltmayı tercih etti. Ne Pınarbaşına ne Dağyolu'na ne de Ağırdağ bölgesindeki hiçbir köyün okuluna tek bir kuruşluk yatırımları olmuştur. Bu bölgedeki okullarımızın tadilatlarını ve inşaatlarını hep belediye olarak biz yaptık. Dikmen İlkokulu desen bizim için son derece önemli. Kendisini muhtarlarla birlikte ziyaret ettim ve Dikmen İlkokulu'nun sıkıntılarını anlattım. Bana paramız yok cevabını verdi; ihaleye çıktık kimse almadı diyerek doğruları söylemiyor ne yazık ki. Israrcı oldum ama bana paramız yok dedi ve bir hafta sonra gidip Gazimağusa Belediyesi'ni ziyaret ederek Mağusaya "belediye –bakanlık" ortak okul yapma sözü verdi. Bunu daha önce de senin programında söylemiştim. Gerçekten anlamakta güçlük çekiyorum; bir bakan yapmadığı icraatlar konusunda nasıl olur da çıkıp televizyonda ben yaptım der. Yasa biz belediyelerin vergisinin bir kısmını eğitime harcamasını emrediyor. Sana samimiyetle söylüyorum ki büyük bir memnuniyetle fazlasını yapıyoruz, ama biz hükümet değiliz bütçemiz bir yere kadar yetiyor; burada Eğitim Bakanlığı'nın devreye girmesi gerekirken Bakanlık param yok demekle kalmayıp yapmadıklarını yaptık diye anlatıyor. Olacak iş değil. Programınızı Dikmen'de o gece geniş bir kitle izledi ve Özdemir beye çok kızdılar, bu konu ertesi gün de Pınarbaşı'nda da Dikmen'de de konuşuldu" dedi.

"Hükümetin işlerini de biz yapıyoruz"
"Belediye olarak iş yapmaktan gocunmuyorum. Hükümetin yapması gereken işleri belediye olarak biz yapıyoruz. Bakın anlatayım, güler misin ağlar mısın; futbol sahalarının çimini ve altyapılarını Dikmen Belediyesi yapıyor ama bu Spor Bakanlığı'nın görevleri arasında, Dikmen'in dört bir yanına yol döküyoruz; aklınızın alabildiği en ücra köşeye kadar yol döktük, bu da Karayolları Dairesi'nin yani Ulaştırma Bakanlığı'nın görevi ama biz yapıyoruz, çocuklar için park yapılacak İçişleri Bakanlığı bana gıcık gidiyor araziyi vermiyor, okul yapılacak, Eğitim Bakanlığı'nın görevi ama anaokulunu biz yapıyoruz. Anlıyor musunuz? Savaş çoktan bitti ama bu zihniyet Dikmen'i hala Rum köyü zannediyor anladığım."

Yüksel başkanın anlattıkları daha uzundu, ben özetini yazdım. Örnekler vererek anlattı. Üzüldüm, yoğunluğumdan Özdemir beyi de arayıp soramadım. Zaten artık bakan da değil.

Ama önemli bir gerçek var ki hiçbir siyasi partizanlık yapmamalı. Dikmen uzun yıllardır CTP'li bir siyasinin ellerinde yükseliyor ve herkes Yüksel Çelebi'nin başarılı bir belediye başkanı olduğunu teslim eder. Aday olduğu sürece de seçimleri açık ara kazanacağını ben iyi bilenlerdenim. Bunun da tek nedeni bir hizmetkar gibi çalışıyor olması. Dikmen'de arsa fiyatları iki bin sterlinden bugün 30 bin sterline çıkmışsa, bu durum belediyenin başarılı yatırımlarının sonucudur...

Gerek Dikmen'de gerek Kırnı'da gerek Taşkent'te ne vardı ki 10 sene öncesine kadar? Ben söyleyeyim size davar pisliğinden başka hiçbir şey yoktu. Gerçekten yoktu. Bu saydığım köylere girdiğinizde sizi bir davar kokusu sarardı ki sormayın, düşman başına bir koku.

Adam asfalt dökmüş, kaldırım yapmış, park bahçe yapmış, su bağlamış, getirmiş ama bazılarına yaranamamış anladığım kadarıyla.

Şimdi bu yazıda başkan şunu yaptı bunu yaptı diye uzun uzun yazmanın da anlamı yok. Belediye başkanıdır yapacak, görevi ama Yüksel Başkandan öncesine kadar kimse bir şey yapmamış usta.

Dikmen'de yaşamı bir ayrıcalık haline getirmişse bir başkan, ona ancak şapka çıkarırım ben.

***
Günün Sözü
Ben ne kadar öbür çiçekleri denesem. Seninki gül oluyor aralarında…
Cemal Süreya

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.