Hayal kırıklığı olan Özersay'ın kendisidir

loading
15 Temmuz, Çarşamba
£

8.63

7.82

$

6.86

A- A A+

Hayal kırıklığı olan Özersay'ın kendisidir

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay'ın dün basına yansıyan Kıbrıs sorunuyla ilgili yorumları ve uyarıları hayli dikkatimi çekti. Özersay, Federal çözüm seçeneğinin ortadan artık kalktığını ve bunun karşısında olacağını söyledi ve önemli bir şey ekledi; "Annan Planı dönemi hayal kırıklığıydı".

Bu ifadeyi kullandı ama ya bazı şeyleri düşünmeden bunu söyledi ya da maksatlı olarak bu cümleyi kullandı. Çözüm olmaması adına evet Annan Planı dönemi sonrası özellikle Kıbrıs Türk halkı için hayal kırıklığı olmuş ve sonrasında toplumun genelinde bir depresyon yaratmıştır. Bu anlamda, bu yönde yapılmış bir yorumsa Özersay'a sonuna kadar katılırım.

Ama Annan Planı döneminin ve sonrasının Kıbrıs Türk halkına kazandırmış olduğu çok ama çok ciddi avantajlar vardır.

Konuşma özgürlüğünü kazandık

Belki bazıları unutmuş olabilir ama çoğunluk bu yazacağımı asla unutmamıştır. 2000'li yılları hatırlayın; Annan Planı dönemine kadar tek kelimeyle konuşmaktan korkan, çekinen bir halk vardı KKTC'de. Ne tuttuğu partinin adını söyleyebilirdi insanlar açıkça ne de oy verdiği partinin adını. Eğer UBP'li ya da DP'li değilse ve memursa işi bitikti. Görevden göreve sürülmesi, işsiz bırakmak adına alınan tehditler ve baskıların haddi hesabı yoktu.

Annan Planı'nın ortaya çıkmasıyla birlikte hem o dönem hem de sonrasında Kıbrıs Türk Halkı konuşma özgürlüğüne kavuştu. Fikirlerini düşüncelerini özgür bir şekilde ifade edebiliyor, kimse kimseden korkmadan konuşabiliyordu. Yayın hayatıma başladığım o yıllarda canlı yayınlarımıza telefon bağlantıları alırdık, deyim yerindeyse gelen yoğun telefon bağlantılarından programı yapamazdık.

Şimdi soruyorum ben Sn. Özersay'a; bu hayal kırıklığı olabilir mi?

Ve yeri gelmişken haklarını teslim etmem lazım İkinci Cumhurbaşkanı Talat ile dönemin Başbakanı Ferdi Sabit Soyer'in çözüm adına ve konuşma özgürlüğü adına yaptıkları önemli katkıları söylemek lazım.

En önemlisi de dönemin Türkiye Başbakanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hem çözüm adına koyduğu katkılar hem de Kıbrıs Türk halkının demokratikleşmesi yönünde koyduğu katkılar çok büyüktür.

Üzerinden yıllar geçti ama ben bunları hiç unutmadım.

Ekonomi canlanmış... Ada zenginleşmişti

Annan Planı'yla birlikte ve sonrasında Kıbrıs'ın Kuzeyindeki toprak parçası hızlı bir şekilde değer kazandı. Adeta herkesin elinde tuttuğu arsası, evi altına dönüştü. Birçok vatandaş sattı savdı, çok para girdi herkesin cebine. Bunu idare edebilenlerde oldu çarçur edenlerde ama siz bakın ki en çok inşaat patlaması, ev, arsa satışı, en çok otomobil satışı, bankaların verdiği kredilerin yüksekliği, hep bunlar Annan Planı ve sonrasına dayanır.

Milli servet adeta katlandıkça katlandı. Sıcak para yollara döküldü. Toplum olarak ve siyasi irade olarak bu ani zenginlemeyi idare edememiş olabilir ama bu zenginleşmenin yaşandığını kimse inkâr edemez. Bugün hala Kuzey Kıbrıs'ın değerinin artmasının tohumları o zamanların mirasıdır.

Şimdi soruyorum ben Sn. Özersay'a; bu hayal kırıklığı olabilir mi?

Dünya, Kıbrıslı Türklerin sesini duydu

Annan Planı döneminde ve sonrasında çok uzun yıllardır dünya ne KKTC diye bir ülkeden ne de Kıbrıslı Türklerden haberdardı. Haklı olarak kimsenin dikkatini çekmiyorduk. Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve CTP'nin katkılarıyla dünya Kıbrıs Türk halkının sesini duydu, varlığını fark etti. Belki Annan Planı'nda Rumlar evet demedi, belki biz bu işten bu yönde kazık yedik ama varlığımızı ortaya koyduk ve tüm dünyanın dikkatini çektik.

Tonla para dökseniz bazı şeyleri başaramazsınız ama bu başarıldı.

Annan Planı'yla birlikte ve sonrasında Kıbrıs'ın Kuzeyindeki toprak parçası hızlı bir şekilde değer kazandı. Adeta herkesin elinde tuttuğu arsası, evi altına dönüştü. Birçok vatandaş sattı savdı, çok para girdi herkesin cebine. Bunu idare edebilenlerde oldu çarçur edenlerde ama siz bakın ki en çok inşaat patlaması, ev, arsa satışı, en çok otomobil satışı, bankaların verdiği kredilerin yüksekliği, hep bunlar Annan Planı ve sonrasına dayanır.

Milli servet adeta katlandıkça katlandı. Sıcak para yollara döküldü.

Şimdi soruyorum ben Sn. Özersay'a; bu hayal kırıklığı olabilir mi? Yoksa hayal kırıklığı olan Özersay'ın kendisi mi? Özersay sözlerinin kritiğini bir de böyle yapsın…

Özersay'ın zahmetli adaylığı

Şu Cumhurbaşkanlığı adaylığı meselesi. Diyorlar ki muhtemelen Kudret Hoca aday bile olmayabilir. Ben de diyorum ki size aday olacak, olacak olmasına ama nasıl olacak orası çok karışık. Başta üçüncü Cumhurbaşkanı Eroğlu olmak üzere Eroğlu'nun kurmayları UBP'den aday olmak isteyen herkese inanılmaz bir baskı kuruyor aday olmaması için. Bu konuyu biraz zaman geçsin daha uzun yazacağız. Bildiğim kadarıyla Başbakan Tatar, Özersay'a hükümeti kurmasına karşılık çatı aday teklifini yaptı. Şimdi Tatar, bunu UBP'ye nasıl anlatacak nasıl söyleyecek onu düşünüyor. UBP kazan gibi kaynıyor. Türkiye Özersay konusunda eskisi gibi istekli değil. Anlayacağınız işler çok karışık.

Özersay'ın önünde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmak adına çok ama çok ciddi sorunlar var. Uzun ve zahmetli bir yolu var. Daha çok konuşacağız bunları.

*****************

Günün Sözü

Bir insanın nefsi savcısı, şeytanı da hakimi olursa kendini yargılasa beraat eder.

Anonim

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.