Rezil bir memleket... Dökülüyoruz...

loading
28 Mayıs, Perşembe
£

8.41

7.56

$

6.82

A- A A+

Rezil bir memleket... Dökülüyoruz...

Şöyle bir düşündüm neyimizde hayır var diye. Hani hep yakınmak hem eleştirmek sevilen ve alışılagelmiş bir yapıdır bizim ülkemizde ve yine şöyle bir baktım güzel giden ne var ne yazabilirim diye. İnanın ki bir şey bulamadım.

Kaleme alacağım bu yazının her bir ara başlığı aslında tam sayfalık köşe yazısıdır.

Bulsam yazacağım, bir şeylerin güzel gittiğini düşünen varsa bana mesaj atsın, araştırıp kaleme alayım. Yoğun bakıma giren ölüyor diye bir yazı yazdım. Sağlık Bakanlığından eski bir arkadaşım arayıp sohbet etti benimle, onun dışında ne bakan ne müsteşar aramadı. Ne de hastane başhekimi.

Yazının altını yoğun bakım servisinden mustarip olanlar mesajla doldurdu, özelden mesaj atıp haber yapılmasını isteyenler oldu.

Yoğun bakım servisine tepkiler sürüyor

Akşamüstü tesadüfen bir çiçekçiyle konuştum, yazımı okumuş. Çırağı bana çok ilginç bir şey söyledi; "ben yoğun bakım servisine çiçek götürüyorum, istersen sana verelim sende götür bu halinle girersin" dedi ve ekledi "yoğun bakım servisinin yanında sigara içme yeri var".

Bana mesaj atanlara yazdım, okur mektubu göndersinler yayınlayım. Video, fotoğraf çeken de olursa bana ulaştırsınlar, doğrudan Bakan Ali Pilli'nin önüne koyacağım.

Kimse kusura bakmasın, bunun savunulacak bir yeri yok dostlar.

Yollar halen para bekliyor

Evet, bu da başka rezil bir durum. Yollarımızın genel durumunun hepimiz farkındayız, Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan da kabul ediyor yolların durumunu. Bakan aylardır bana 100 milyon lazım bulsam hepsini yapacağım diyor. Peki para? Para yok! Gelecek ama ne zaman. İnsan üzülüyor.

Yakında yağmurlar başlayacak ve birçok yol çökecek; işte o zaman gözler yine Bakan Atakan'a çevrilecek. Umarım o gün geldiğinde Bakan kendini tutmaz ve bu işlerin sorumlusu kimse yerden yere vurur ya da ben bu işi yapamıyorum der istifa eder. Zira bu konu artık gereğinden fazla uzadı.

Ercan konusu tam bir rezillik

Bu konuyla ilgili ağır bir yazı yazmamak için kendimi zor tutuyorum. Emrullah Turanlı'dan kimse memnun değil, devletin kendisi de çok rahatsız. Hele hele Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu'na önemli bir yerde yaptığı ağır konuşmanın tüm detaylarını yazmamak için kendimi zor tutuyorum. Bakan Amcaoğlu eminim ne demek istediğimi iyi anlıyordur.

Başbakanın yerinde ben olsaydım kesinlikle buna müsaade etmezdim. Öyle sanıyorum ki Turanlı hisselerini bir başkasına satacak diye duyuyorum. Bu konu hakkında ilerleyen günlerde daha detaylı bir yazı kaleme alacağız.

Tamam, bu hükümet belki dörtlü koalisyondan daha iyi bir imaja sahip gibi duruyor ama yatırım yapamayan bir hükümetin maaşları ödüyorum diye övünmesinin asla anlamı olamaz.

Okullar kayıt haracı istiyor

Gelelim bu konuya. Her yıl aynı kepazelik yaşanıyor. Devlet okullarında bağış adı altında kayıt parası alınıyor, parayı vermeyen öğrenciye kayıt yok. Evet, biliyoruz, okulların tuvalet kâğıdı alacak parası yok, sabun alacak parası yok, sınav kâğıdı alacak parası bile yok ve bu durum okulların değil bizzat Eğitim Bakanlığının bir ayıbıdır.

Neden çözülmüyor bu sorun bir türlü. Hiç mi bir şey değişmez bir ülkede. Neden okul aile birlikleri ya da okul yönetimleri öğrencilerden velilerden para toplamak suretiyle okulların ekonomik döngüsünü çevirmek zorunda kalsın.

KKTC sosyal devlet ve bu devlette eğitimin tamamen ücretsiz olması gerekiyor. Bakan Nazım Çavuşoğlu'nun bilmesi gerekir ki değil elli lira kayıt parası vermek, evladına ayakkabı alamayacak yüzlerce aile var.

Fakir çocuklara bakamayan Eğitim Bakanlığı mı olur?

Ya da o bakan başarılı mı olur fakir çocukları himaye edemezse. Sonra şu okullar. Halen ciddi okul eksikliği var bu ülkede, derslikler eksik. Diyelim ki devletin parası yok, neden iş insanlarından bu konuda yardım alıp vergi indirimine gidilmiyor. Zor mu bazı şeyleri yapmak?

Zor işte!

Şimdi yazının başına dönecek olursak; bu ülkede güzel şeyler de oluyorsa söyleyin yazayım. Mazeret göz gibidir dostlar herkes de iki tane bulunur. Her bakanın mazereti çoktur bu yazdıklarımla ilgili peki sonuç? Sonuç yok; çünkü bu sorunlar yıllardır devam ediyor ve çözülmesi için kimse bir şey yapmıyor.

Ve halk siyasilerin hemen hemen hepsini eğer isimleri bir yolsuzluk işine karışmamışsa tekrar tekrar seçiyor.

Yeni seçilen genç vekillerin ise koltuklarında havalı havalı oturmaktan başka yapabilecek bir şeyleri olmuyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kimler aday? Ankara kimi istiyor? Çözüm olacak mı? Acaba döviz düşer mi sorularıyla her Allah'ın günü saçmalayan bir halk haline döndük ve işin en kötüsü bundan da rahatsızlık duymuyoruz…

*****************

Günün Sözü

Gemide isyan çıktıysa sebebini aşçıya sorun.

Viking atasözü

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.