Caalllmmm... Orderrrr...

Yayın Tarihi: 20/11/19 07:00
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

Aklımdan geçen o kadar çok konu başlığı var ki ama gelin görün ki hepsinin de gündemi için çok erken. Örneğin Kasım sonu Berlin de gerçekleşecek liderler toplantısı için bir yazı var aklımda ama Pazartesini beklemek lazım. Berlin için BM Genel Sekreteri Guterres dahil kimsenin pek bir umudu yok ama umut yok diye oturmak da olmaz. Ama en önemlisi Türk Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu’nun yapmış olduğu açıklama da “Milli davamız Kıbrıs konusunda sırf müzakere etmek için tekrar masaya oturmayacağız" demesi Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya; “Seni desteklemiyoruz” mesajını net bir şekilde ilettiğini gösteriyor bize. Mesele bu açıklama çok önemli ama bu açıklamayı ya Cuma ya da Pazartesi günkü yazımızda daha geniş kaleme alacağız. Unutmayın ki Türkiye ile kavgalı olan bir Cumhurbaşkanı kolay kolay Kıbrıs’ta çözüm inşa edemez hele hele çözümün diğer parçası olan Rum tarafı bu kadar isteksizken.

2020 ekonomik olarak çok kötü olacak

Meclisteki bütçe tartışmaları son derece klasik ve sıradan geçiyor, yani bir diğer deyişle her zaman ki gibi. Milletvekillerinin sırayla kürsüye çıkıp birbirlerine laf atmalarının ve ara sıra kavga eder gibi yapmalarının dışında başka herhangi bir farklılık yok.

Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu’nun açıkladığı gibi bütçe açığımız 500 milyonlarda falan değil; bunu Amcaoğlu’nun kendisi de çok iyi biliyor. Herkes ama herkes bütçe açığının 2 milyar liraya yaklaştığını gayet de iyi biliyor.

Asıl önemli konu 2020 yılının ekonomik anlamda çok kötü geçecek olması ve Hükümetin şu an gündeminde bunun sancıları değil Cumhurbaşkanlığı seçimi ile 2020 sonlarındaki olası erken seçim var.

Hal böyle olunca da belki KKTC bütçesi görüşülüyor şu an mecliste ama 2020 ekonomik vizyonuyla kimsenin yapmayı düşündüğü bir şey yok.

Hala umut Ankara! Peki para var mı?

Bir başka sıkıntıda nu aslında. Şu an ki Hükümet sanıyor ki Ankara Hükümeti, UBP-HP Hükümetine sonsuz bir güven duyuyor ve ciddi bir destek verecek. Umarım öyle olur ama fotoğrafın geneline baktığımızda işler hiç de öyle görünmüyor dostlar.

Ankara’dan iki koca yılda gele gelen 654 milyon lira para geldi ve gelmesi gereken daha çok para var, daha 2020 yılı  var ama 2020’de Türkiye’den para gelecek mi derseniz açıkçası ben kuşkuluyum.

En azından nedenini benim bulamadığım kesilmiş bir ceza var. Ankara Hükümeti KKTC’ye ciddi bir ceza kesti. Kim Başbakan olursa olsun güzel sözler havada uçuşuyor ama Ankara artık buraya para aktarmaya pek de istekli değil.

Paramız yok ama felsefe yapıyoruz

Felsefenin en klasik sözlerinden biridir; karnı aç olan insan sanat yapamaz, felsefe yapamaz diye. Büyük ihtimal mecliste oturan her vekilin karnı vatandaştan fazlasıyla toktur, dahası banka hesapları da kabarıktır ama gelin görün ki sokaktaki vatandaşın durumu öyle değil. Şu an için zam furyası başlamadı ama önceki dörtlü koalisyon zaten okkalı zamları yaparak gitti. Şu an dörtlü koalisyonun mecburi de olsa yaptığı zamların sarsıntıları devam ediyor.

2020 de bir de buna yine zaruri olarak şu an ki hükümetin yapacağı zamlar eklenecek, göreceksiniz bu kaçınılmaz olacak; işte o zaman ne olacak ?

Olaya bir de şu açıdan bakın ki ne demek istediğimi tam anlayasınız;

2020 yılında Türkiye’den ya destek az gelecek ya az ve sınırlı gelecek. Olası bir döviz krizi kapımızı çalabilir ve 2 milyar liraya yakın bütçe açığımız var.

Hade gel de toparla bu ülkeyi. İşte bu nedenle 2020 mali açıdan çok sıkıntılı ve doğru yönetilmesi gereken bir yıl olacak.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri gündem saptırma için çok iyi bir angajman olacak belki ama burada Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu’na çok ciddi sorumluluklar düşüyor; yükü oldukça ağır olacak. Umarım tecrübesini doğru konuşturabilir.

Tatar’dan İngiliz Parlamentosu benzetmesi

Başbakan Ersin Tatar, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olacak mı olmayacak mı bilemem. Bunu söyleyebilmek için Aralık ayının 15’ini beklemek lazım. Ama Başbakan Tatar’ın dünkü Meclis oturumunda oluşan bir kargaşayı kontrol altına almak için ya da tepki vermek için “order order” diye bağırmasını İngiliz Parlamentosu’ndaki yükselen sesi bastırmak için bağıran Meclis Başkanının tepkisini, hatırlattı hepimize. İngiltere de Meclis Başkanı da kargaşayı yatıştırmak için “calm-order” diye bağırır, Meclis Başkanı böyle bağırınca herkes susar ama gördüğünüz gibi bizim mecliste Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay da bağırsa Başbakan da bağırsa takan olmuyor.

Tabii Ersin beyin order diye bağırması son zamanlarda İngiltere’ye gidip gidemeyeceği yönünde sürekli dedikodusu yapılmasına karşılık olsa ki bir tür subminal mesaj verirmişçesine İngiliz Parlamentosuna ithafta bulundu.

Anlayacağınız biz de olan yerde para çok ama olmayan yerler de çoğunlukta; gördüğünüz gibi Hükümet ortaklarının gündemi  Cumhurbaşkanlığı seçimi, Meclisin gündemi ise gırgır şamata.

Ne diyelim; ben de meşhur Newyork Broadway showunu izlemek için bugün bir ara Meclise uğrayacağım. Zira Broadway showunu aratmıyorlar.

*************

GÜNÜN SÖZÜ

Güvеn ruh gibidir, tеrkеttiği bеdеnе asla gеri dönmеz

William Shakespeare

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları