İdeoloji öldü... Para bitti...

loading
24 Kasım, Salı
£

10.60

9.44

$

7.95

A- A A+

İdeoloji öldü... Para bitti...

Hatırlıyorum da eskiden verilen kavgalar daha çok ideoloji üzerindenmiş gibiydi geliyor bana. Ancak gelin görün ki şimdilerde tüm kavgalar artık ekonomik ve bireysel menfaatlere dayanıyor. Türkiye dolar ve Euro ile yaşamını şekillendirirken, bizler bu ülkede sterlin ve Euro ile yaşamaya çalışıyoruz. Ev alacaksan sterlinle alıyorsun; çünkü tüm inşaat malzemeleri İngiltere’den geliyor ya ondan. Hade arabaları anlıyorum; Avrupa’dan gelenler Euro, Japonya, Kore gibi ülkelerden gelenler ise Dolarla getiriliyor. Peki ya şu evleri ne yapacağız?

Gelin görün ki yabancı para artık Türkiye’yi sevmiyor, güvenli olarak görmüyor. Hep yazdım yine yazayım yeri gelmişken. Kelime anlamıyla bahtı kara bir memleketiz biz, kelime anlamıyla bahtı kara.

Eğer bu ülkede çözüm olsaydı gözlerimiz döviz kurlarının kaç olduğuna bakmayacaktı; Türkiye’nin nezlesinden biz zatürre oluruz diye endişe etmeyecektik.  Siyasetin ve üretimin kalitesi yükselecekti. Bu iki kurum birbiriyle son derece bağlantılıdır, buna bir ara değiniriz.

Peki, ne var şimdi elimizde? Gelin bir bakalım. Yaklaşık 1,5 yılda ülkeyi seçimden seçime sürükleyen bir ton siyasetçiyle çalışma mekanizmaları demokratik anlayıştan uzak partiler var; ürettiğini satamadığı için batan üreticiler, borçlarını ödeyemediği için hapis yatmış ve yatacak vatandaşlar. Hade yurttaş deyim, sosyalist bir hükümet var ne olmasa. Uyuşturucu kullanımı arttı, intihar ve de cinayetler arttı. Dahası tecavüzlerde arttı bu memlekette.

Ne karamsar tablo değil mi? Karamsar usta karamsar, bu anlattıklarımdan ibaret KKTC. Bu kadar net. Gençlerin neredeyse hepsi kaçmak istiyor bu ülkeden, birçoğu nereye gideceğini bilmeden.

Aile kurumu dediğimiz yapı çöktü. Aldatmalar aldı başını gitti. Boşanan çiftler, ortada kalan çocuklar ve tüm bunlara yetişemeyen bir Sosyal Güvenlik bakanlığı. Yetişemez de bütçesi yok ki.

Şimdi ben yazının başlığını bahtı kara diye atsam “ey yahu sen da amma negatifsin ha” diyenler çıkacak illaki.

Yalan mı?

Yalnızca elektrik değil devletin çeşitli kademelerinde de zamlar olmaya devam edecek. Yapın kardeşim elektriği de zamlayın. Sterlin almış başını gitmiş, ne olmasa KIBTEK batacak, bu zamlarla vatandaş elektrik borcu ödeyemez ki.

Bizim memleketin derdi bitmez Allah bitirmesin. Bu duayı da her defasında kim yapıyorsa duası Allah katında her halde çok makbul ki iyi tutuyor. Demokrat Parti Eski Lefkoşa Milletvekili Dr Mustafa Arabacıoğlu’nu günlerden bir gün konuk aldığımı hatırlıyorum. Çeşitli sektörlerde mesailerin ödenmemesi bizim memlekette her zaman devam eden bir sorundur. O zamanlarda varmış ki Arabacıoğlu bir hesap kitap yaptı ve önüme serdi. Ek mesai ödeneceği yere istihdam yapılsa hem işsizliği azaltmış oluyorsunuz hem de çoğu zaman adaletsizce dağıtılan ve her alanın hak ederek aldığına şüphe ile bakılan ek mesai meselesini ortadan kaldırmış olacaksınız. Bunu anlatmıştı Arabacıoğlu bana.

Hatırlayın bu ek mesai ve ek mesai yerine istihdam konusu ne zaman yeniden gündeme gelmişti. Malum konu Ercan havalimanındaki gümrük çalışanlarının mesailerindeki sıkıntılar, hava kontrollerinin ek mesai sıkıntıları nedeniyle mesaileri bitince iş bırakıyorlardı. Haklılar mıydı peki? Evet haklılar. Adamlar almadığı mesai ödeneği için neden çalışsınlar ki. Herkesin kendine ait bir sosyal hayatı var. Ek mesai aldıkları için bu çalışanlar aileleri ile birlikte olmaktan feragat ediyorlar.

EK MESAİ YERİNE İSTİHDAM YARAT

Bir kere hükümetlerhep  kabahatli. Önce oradan başlayalım. Kardeşim ya ödeyeceksin adamların ek çalışma saatlerini, emek hırsızlığı yapmayacaksın ya da istihdam yapacaksın fazladan ve bu ek mesai işine son vereceksin. Şahsen ben bir çalışana ek mesai ödenmesine karşıyım. Çünkü ek mesai birçok devlet dairesinde var ve bireysel menfaate göre kötü amaçlı kullanılabiliyor. Hükümet ek mesai ödemek yerine ihtiyaç olan tüm bölümlere istihdam yaratsın ve hem işsizliği azaltsın hem de herşey yoluna girsin. Çünkü verilen ek mesailer çoğu zamanda amacına hizmet etmeyebiliyor.

HEP SORMA GİR HANI OLDUK

KKTC’de mal girişi olsun, yolcu girişi olsun tek güvenli olan yer bir tek Ercan havalimanıdır. Onun dışında kara sınır kapılarından kimlerin girip çıktığına ve yakalandığına kaç kez şahit olduk ya da deniz limanlarının su istimale ne kadar açık olduğunu ve bu limanlarda ciddi su istimaller yapıldığına kaç kez şahit olduk. Dedikodunun biri bin para bu saydığım yerler için. Bir tek Ercan havalimanı güvenli sınır kapısı olarak duruyor. Zaten Ercan havalimanında da ciddi anlamda polis sıkıntısı var.

Ercan havalimanındaki muhaceret polisinden tutun da görevli polislere kadar personelin yetersiz olduğunu sürekli duyarız. Tabii polis teşkilatının fazladan polisi var da oraya görevlendirmiyor diye bir şey yok, hükümetin ciddi anlamda polis istihdamı yapması gerekiyor. Birçok merkez karakolunda da hizmetler lütfen diye dönüyor.

Usta ya Devlet olacağız ve bunun gerekliliklerini yerine getireceğiz ya da oynamayacağız bu oyunu.

PARA YOK

Zaten neyi ödemeye parası oldu ki bu hükümetin? Bütçe açığı her geçen artıyor.

Anlıyor musunuz ne kadar aciz durumlara düşüyoruz. Hem mali açıdan hem de ülke deki sınır güvenliğini ekonomik anlamdaki güvenilirliğini sağlama açısından.

Kim neden bizi ciddiye alsın ki?

***

GÜNÜN SÖZÜ

“Mutlu olmayı yarına bırakmak, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer ve bilirsin, o nehir asla durmaz.”

Grange

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.