Hükümet şahane... Kalp krizi bahane

Yayın Tarihi: 30/11/20 07:00
okuma süresi: 11 dak.
A- A A+

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman son denemelerini yapıp muhtemelen hükümeti kurma görevini geri iade edecek. Öyle görülüyor ki dörtlü koalisyon zor ama öte yandan dörtlü kurulacak dedikoduları da aldı başını gitti. Bildiğiniz gibi haftalardır hükümet ha şimdi kuruldu ha birazdan kurulacak diye yazıyorum. Ama diğer yandan hafta sonu iki kişiyi kalp krizinden kaybettik, bir başka ölüm daha yaşandı ama sanırım o kalp krizi değil. Özetle bir hafta sonuna üç ölüm sığdı.

Bırakın siyasi dedikoduları. Bu hafta zaten olduğu gibi onları kaleme alacağız.

Son bir ay da kaç kişi kalpten hayatını kaybetti. Biz hala acaba nasıl hükümet kurulacak diye uğraşıyoruz. Şu hükümet işleri ne kadar da enerjimizi çalıyor ve ne kadar anlamsız aslında.

İnanın ki sıkıldım bu siyasi dedikoduları yazmaktan.En çok korktuğum olaylardan biridir bu kalp krizi konusu, derler hani korkunun ecele faydası yoktur, derler çağırmada gelir bulur. Aslında bunların hepsi belki de farazi ancak farazi olmayan bir şey var, kalbimize, ruhumuza, kendimize iyi bakmıyoruz.

Yılda bir kez kalp kontrolü yapmamız gerekiyor ama yapmıyoruz, korkuyoruz her ne halse, erteliyoruz. Ama bir gün bir an gelip alıp götürüyor.

Son bir ayda belki de 10 kişiyi kalp krizinden ötürü kaybettik. Hepsi de tanıdık isimlerdi, bir şekilde bir yerlerde el sıkıştığımız, kahve içmişliğimiz vardı bu insanlarla ama şimdi vefat ettiler. Allahtan rahmet diliyorum kendilerine. Geçtiğimiz hafta bugün, bu hafta bugüne onların kalp krizinden vefatlarının konuşulacağından habersizdiler.

Hayat işte bu nedenle ertelemeye gelmiyor, hayat bu kadar üzülmeye gelmiyor.

Bu kadar maraza ve hırsa değmiyor. Kalbinize dikkat edin dostlar aman dikkat edin. Her ne kadar pek önemsemeyeceğinizi bilsem dahi yine de sizlerle paylaşıyorum. Keyifli bir hafta olsun İnşaAllah.

BU BELİRTİLERİ ÖNEMSEYİN

https://www.acibadem.com.tr/ilgi-alani/kalp-krizi/#tedavi-yontemleri

Göğsünüzde aniden ortaya çıkan ağrı ve sıkışma hissiyle başlayan kalp krizinde erken müdahale çok önemli. Erken müdahale hem hayati riskin azaltılmasını hem de kalp kasının zarar görmeden kurtulabilmesini sağlayabiliyor.Diyabet, aşırı kilo, kötü beslenme ve hareketsizlik gibi kalp hastalıklarına yol açabilecek faktörlerde yapılacak olumlu değişiklikler, hastalığın ortaya çıkmasını geciktirebiliyor.Kalp damarındaki plakların aniden yırtılması ve üzerine pıhtı oturması ile kalp damarı aniden tıkanabilir, sonuçta kalp kası oksijensiz kalır. Oksijensiz kalan kalp kası hücreleri bir süre sonra ölmeye başlar. Bu sürece kalp krizi = miyokart infarktüsü adı verilir.

Risk Faktörleri

Kalp krizinin tedavisi olay başladıktan sonraki ilk saatler içinde en etkilidir. Bu nedenle kalp krizinden şüphelendiğimiz anda en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna başvurmalısınız. Hızlı tanı ve tedavi ile krizi hasarsız atlatmanız mümkündür. Bu açıdan kalp krizi belirtilerini tanımak önemlidir.

Kalp krizi riskini artıran 2 önemli risk faktörü var: Bunlardan birincisi “değiştirilemeyen riskler” olarak isimlendiriliyor. Genetik faktörler, yaş, erkek olmak, bu ilk gruba giriyor. Ailesinde erken yaşta kalp krizi öyküsü olanlar ve erkekler, kalp krizi için daha büyük bir risk altında. Riskleri yaşla birlikte artıyor.

İkinci risk faktörlerine ise "değiştirilebilen riskler" adı veriliyor. Bu risk faktörlerini azaltmak kişinin çabalarına bağlı.

Değiştirilebilen Riskler

Sigara kullanımı,

Yüksek kan basıncı (hipertansiyon),

Diyabet hastalığı,

Kan yağlarının yüksek olması

Yüksek vücut ağırlığı yani obezite.

Ancak bu risk faktörlerinin tamamına sahip biri, en üst düzeyde kalp krizi riskini de beraberinde taşıyor. Bu nedenlerle kalp krizi geçirme riskini önceden öğrenmek oldukça önemli.

Kalp krizi riski toplumdaki bazı bireylerde daha yüksek oranda görülüyor. Bu nedenle, tüm bireylerin risk analizine tabi tutularak yüksek riskli olanların belirlenmesi ve risk azaltıcı önlemlerin uygulanması hayat kurtarıcı olabiliyor.

Belirtiler

Göğüs Ağrısı

Çoğu kalp krizi göğüs kafesinin ortasında hissedilen bir ağrıya neden olur. Şikayet genelde birkaç dakika sürmektedir, gelip geçici karakterde olabilir. Baskı, sıkışma, ağırlık, ağrı olarak hissedilebilir. Hazımsızlık, göğüste yanma gibi mide rahatsızlığı şikayetleri ile de karışacak şekilde oluşabilir.

Gövdenin Üst Kısmında Ağrı

Bir veya her iki kolda, sırtta, omuzlarda, boyunda, çenede ve midenin üst kısmında ağrı ile de kalp krizi ortaya çıkabilir.

Nefes Darlığı

Nefes darlığı kalp krizinin tek belirtisi olabilir veya ağrıdan önce yada sonra gelişebilir. Dinlenmede ya da minimal hareketleri ile gelişebilir.

Kalp Krizinin Diğer Belirtileri

Ani soğuk ter basması,

Sebepsiz ani yorgunluk atakları (özellikle kadınlarda),

Bulantı ve kusma,

Ani baş dönmesi,

Var olan şikayetlerin artması ya da süresinin uzaması.

Kalp krizleri yaygın bilinenin aksine her zaman ani ve şiddetli göğüs ağrısı şeklinde oluşmaz. Bazı insanlar belirgin bir şikayet hissetmeden de sessiz olarak kalp krizi geçirebilirler (özellikler şeker hastaları).

Kalp krizinin belirtilerini bilmek, böyle bir durumla karşılaşan bireyin zaman kaybetmeden tıbbi bakıma ulaşabilmesini sağlıyor. Çünkü kalp krizinde erken müdahale çok önemli. Erken müdahale hem hayati riskin azaltılmasını hem de kalp kasının zarar görmeden kurtulabilmesini sağlayabiliyor.

Tanı Yöntemleri

Kalp krizi tanısı hekim tarafından konulabiliyor. Bu tanı için en önemli iki bilgi, hastanın yakınmaları ve EKG’sinin değerlendirilmesiyle sağlanıyor. EKG (elektrokardiyografi) bulguları tipik olarak kalp kriziyle uyumluysa ve hastanın yakınmaları da kalp krizine uyuyorsa, tanı konuluyor ve derhal tedaviye başlanıyor.

Bazı durumlarda EKG bulguları belirgin olmayabiliyor. Bu durumda kalp kasının zarar görmesi sonucu kanda yükselen bazı enzimler ölçülüyor. Bu kan testleri tanı koymada yardımcı olsa da, ancak belirli bir süre geçtikten sonra yükselmesi gibi bir dezavantajı bulunuyor. Bu nedenle uzmanlar ekokardiyografi ya da anjiyografi tetkiklerini isteyebiliyor.

Tedavi Yöntemleri

Kalp krizinin erken tanı ve tedavisi kalbin aldığı hasarı azaltıyor. Kesin kalp krizi tanısı konmadan önce sadece şüphe halinde bile çeşitli tedaviler uygulanıyor. Bu uygulamalar sırası ile:

Kan pıhtılaşmasını engellemek için aspirin

Göğüs ağrısını azaltmak ve kan akımını iyileştirmek için Nitrogliserin

Oksijen tedavisi

Kalp krizi tanısı kesinleştirildikten sonra hekimler kalp damarlarındaki tıkanıklığı açmak için hızlıca tedaviye başlayacaktır. Bu amaçla uygulanabilecek iki tedavi yöntemi vardır;

Biri pıhtı eritici ilaçlar (trombolitik tedavi)

İkincisi de perkütan koroner girişimdir (koroner anjiyografi ve anjiyoplasti).

Trombolitik tedavi

Damar içinde oluşmuş olan pıhtıyı eritmeye yönelik damar yolu ile pıhtı eritici ilaçları uygulanması yöntemidir. Bu ilaç tedavisi kalp krizinden sonraki ilk 6 saat içinde etkilidir, tanı konar konmaz uygulanmalıdır.

İlaçların ciddi kanama yapıcı yan etkileri olduğundan koroner anjiyografi imkanları olmayan bölgelerde yaşayan sınırlı hasta grubunda tercih edilmektedir.

Perkütan koroner girişimler

Tıkanmış veya daralmış olan damarları açmaya yarayan cerrahi olmayan bir yöntemdir. Kol veya kasık damarının içinden ince, plastik, ucunda balon bulunan, bir tüpün (kateter) damar içinde ilerletilmesi ve darlık seviyesine gelindiğinde balonun şişirilerek damardaki plak ve pıhtının damar duvarına yapıştırılması suretiyle tıkalı olan damarların açıldığı bir yöntemdir.

Bu müdahale sonunda kan damarındaki kanın akımı sağlanmaktadır. İşlem sırasında darlık yerinin yıllar boyunca açık şekilde kalmasını sağlayan “stent” adı verilen kafes benzeri yapılar yerleştirilmektedir.

Kalp krizinin diğer tedavileri ilaçlar ve sağlıklı yaşam tarzının yerleştirilmesidir. İlaçlar: Kalp krizi sonrası doktorunuz aşağıdaki ilaçlardan bir veya birkaçını sürekli olarak kullanmanızı isteyebilir.

****************

GÜNÜN SÖZÜ

Hiç kimse vazgeçilmez değildir ve hiç kimse kendini vazgeçilmez sanan biri kadar aptal değildir.

Victor Hugo

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları