Özersay’dan Arıklı’ya "hapislik" uyarısı...

Yayın Tarihi: 26/02/21 07:00
okuma süresi: 8 dak.
A- A A+

ÖZERSAY: “BEŞ YILA KADAR HAPİS CEZASI VAR"

Bankacılık Yasası’nda, 27’nci maddenin 3’üncü fıkrası bunun suç olduğunu tanımlıyor. 73’üncü madde de açıkça 5 yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Bakan Arıklı bunu yaparak, piyasaya zarar verecek şekilde sorumsuzca davranıyor.  Sağlıkta yaptığı açıklamalarda güveni sarsıyor… Ekonomide yaptığı açıklamalarda güveni sarsıyor. Maaşlar ile ilgili güveni sarsıyor. Arıklı’nın söylediği doğru değil, insanlar panik yapmasın. 5 yıl hapis cezası vardır."

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay ile dün sabah Kıbrıs Postası’nda bir araya geldik ve oldukça güzel bir canlı yayın yaptık. Özersay, Pandemi ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu ancak ağırlıklı olarak Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı’ya oldukça sert bir şekilde yüklendi.

Özersay, Koronavirüs tedbirleri kapsamında, ülkenin geç kapandığını dile getirerek, Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin hükümete iki hafta boyunca kapanmayı talep ettiğini ancak hükümet, 2 hafta boyunca Üst Komite’yi umursamadığını, verilen rakamları görmezden geldiğini söyledi.

Özersay, “Yeniden kapanma noktasına gelinirse, kimse bunu kaldıramaz. Esnaf çöker. Bunun gibi bir lüksümüz yoktur. Belirli bir meslek grubunda görüyorsan, o mesleğe yönelik tedbir alacaksın. Bölgeye yönelik görüyorsan ona yönelik tedbirler almalısın ki ülkeyi komple kapatmak zorunda kalmayasın…

“ARIKLI SORUMLU BİR SİYASETÇİ OLMADI”

Kısa bir pandemi değerlendirmesinden sonra kısa bir süre önce meclis kürsüsünden yaptığı ve toplumun geniş bir kitlesi tarafından takdir toplayan eleştirilerini sordum kendisine..." dedi.

Özersay, “Böyle bir krizi yönetirken, görevde olanların insanlara güven vermesi gerek” ifadelerini kullanarak, Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı’ya işaret etti. Özersay, Arıklı’nın ‘sorumsuz’ bir siyasetçi olduğuna vurgu yaparak, şunları söyledi:

“Geçen gün de vurguladım, böyle bir krizi yönetirken, görevde olanların insanlara güven vermesi gerek. Arıklı, sorumlu bir siyasetçi olmadı, sorumsuz oldu. Güveni sarsacak hareketler yaptı. Komiteyi itibarsızlaştıran şeyler söyledi. İtibarını sarsan, 'başka şeyler dönüyor olabilir' düşüncesini yarattı. PCR testleriyle de ilgili olarak güveni sarsan şeyler söyledi. ‘Kara borsadan aşı gelebilir’i gündeme getirdi. Türkiye’nin desteğiyle devletten devlete gelirken, başbakan yardımcısı el altından, piyasalardan, siyasiden telefon açarak onun üzerinden getirmeye çalışacaksın…

Bunlar kamuoyunda salgınla ilgili güveni sarsan açıklamalardı. Biz kendisine bu eleştiriyi yaptıktan sonra, kendi alanında da sorumsuz açıklamalar yapıyor. Bunun da sonucu ağır olur.”

“SAĞLIĞI BIRAKTI, EKONOMİDE GÜVENİ SARSAN AÇIKLAMALAR YAPTI”

Arıklı’nın geçtiğimiz günlerde ‘Bankalarda para stoku bitti’ yönündeki açıklamalarına da cevap veren Özersay, “Finans piyasasını ciddi anlamda sıkıntıya sokacak bir açıklama yaptınız. Sağlığı bıraktı, ekonomide güveni sarsan açıklamalar yaptı” dedi.

“BANKALARLA İLGİLİ AÇIKLAMALARI YALAN!”

Bankaların kasalarında, 500 milyon TL olduğunu söyleyen Kudret Özersay, bankaların, Merkez Bankası'nın kasasında tuttukları 8 milyar TL olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

“5 milyar TL’si serbest olarak diledikleri şekilde alabilirler. Borçlandırdıkları 5 milyar TL de orada var. Bu yalandır. Doğru değil bu açıklama. Kamuoyunu yanıltacak bir açıklamadır bu. 'Bankalarda para yoktur' cümlesi doğru değildir, insanları yanıltan bir cümledir. Ekonomi Bakanı bir sorumsuzluk davranışı ortaya koymuştur.

BUNUN CEZASI VAR

Bankacılık Yasası’nda, 27’nci maddenin 3’üncü fıkrası bunun suç olduğunu tanımlıyor. 73’üncü madde de açıkça 5 yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Bakan Arıklı bunu yaparak, piyasaya zarar verecek şekilde sorumsuzca davranıyor.”

BELLİ Kİ OTURDUĞU MAKAMIN AĞIRLIĞININ FARKINDA DEĞİL

Belli ki oturduğu makamın ağırlığının farkında değil. Sağlıkta yaptığı açıklamalarda güveni sarsıyor… Ekonomide yaptığı açıklamalarda güveni sarsıyor. Maaşlar ile ilgili güveni sarsıyor. Arıklı’nın söylediği doğru değil, insanlar panik yapmasın. 5 yıl hapis cezası vardır.

Güveni sarsan açıklamalar silsilesi var. Son versin bu açıklamalara. Devlete zarar veriyor.”

“BANKALARIN TEKLİF ATMADIĞI DA PALAVRADIR”

İç borçlanmayla ilgili bankaların teklif atmadığının iddia edilmesi üzerine de konuşan Genel Başkan Özersay, şöyle dedi:

“Devlet ihaleye çıktı, bankalar teklif attı. Her defasında da teklif attılar. Bankalarda para olmadığına ilişkin açıklamalar palavra olduğu gibi, ekonomiye de zarar verir. Bankaların teklif atmadığı da palavradır. Neden bu kadar ülkeyi endişeye sokacak açıklamalar yapılıyor? Toplumun psikolojisiyle oynamasınlar lütfen.”

“HÜKÜMET GÜVENİ SIFIRLADI”

Hükümetin kurulduğu günden bugüne kadar kendi meselelerine kafa yorduğuna de değinen Özersay, şöyle devam etti:

“Hem YDP’nin içerisinde hem UBP’nin içerisinde bu kavga devam ediyor. İnsanlar bu açıklamaları görmekten usandı. Hükümetin esas uğraştığı şey bu değildir. Hükümetin esas önceliği bu değildir diyor insanlar. Güveni sıfırladıkları için. Ne kapatabilir, ne de açabilir bu noktadır. Memleketi bir yere taşıyabilecek bir durumda olmadığı aşikârdır. Çok sürdürülebilir bir yapı değil, kurultaylar nedeniyle erken seçimin takviminin belirlenmediğidir. Makul olan en erken zamanda seçim yapılması gerekiyor.

Seçim halk oylaması yasasının değişmesiyle ilgili olarak bir çalışma yapılması gerekiyor. Bir sağlık, iki yasa olarak konuşup, belirlenmesi gerekir. Hükümetin kendisi söylüyor, eğrelti olduğunu…”

“KAMU BANKASINI BATIRABİLECEK, ZARARA UĞRATABİLECEK BİRİNİ O GÖREVE ATAMAMASI GEREKİRDİ”

HP Genel Başkanı Kudret Özersay, geçtiğimiz günlerde Kalkınma Bankası’na atanan yeni müdürle ilgili olarak açıklama yaparak, Başbakan Ersan Saner’e “Bir kamu bankasını batırabilecek olan bir kişinin, neden o göreve atandığını” sordu.

Özersay, açıklamasının devamında ise şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Ersan Saner’in siyasi geçmişine baktığımız da yolsuzlukla anılan bir kişi değil. Kendisi böyle bir isme sahipken, nasıl olursa bir banka yönetime, bir başka banka yönetiminde görev yaparken, batık krediler verdiği aynı zamanda merkez bankası tarafından hazırlanan raporla bankayı neredeyse batırma noktasına getirdiği, bir yöneticiyi koalisyon ortağı istedi diye başka bir kamu bankasına neden atadığını soruyorum? Bankanın itibarını da zedeleyen şeyler söylememekte gerekir. Kuzu kurda emanet ettiler ya da kümesin başına tilkiyi koydular. Merkez Bankası’nın 3 denetçisi birlikte bir rapor hazırladı. Bir başka kamu bankasından yönetici olan bir isim bankayı zarara uğrattı. Bankalar yasasını ihlal etti. 3 denetçi ilgili kişi hakkında bir rapor yazdı. Başka bir kamu bankasına atadılar. Kalkınma Bankası’ndan bahsediyorum. Buna müsaade etmemesi gerekir. Kamu bankasını batırabilecek, zarar uğratabilecek birini o göreve atamaması gerekirdi. Koalisyon istedi diye. Adli bir sürü soruşturma var. Bunu nasıl Saner kabul etti? Merkez bankası bunu kesinlikle doğru bulmuyordur. Gözümüz üzerlerinde. Ama Sayın Saner kendi adını da tehlikeye atıyor."

GÜNÜN SÖZÜ

Ne de olsa ruhlar da denizler gibidir; derinlik ancak derinliklere yanıt verir.

Charles Dickens

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları