Kelle fiyatına hürriyet…

Yayın Tarihi: 03/05/21 07:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+
  • Bir başımıza yaşıyoruz bu ülke de. Ne ülkeyi yönetenler neyi yönettiklerinin ciddiyetinde ne de vatandaşı düşünen var. Ülkeyi yönetenler ile halk arasında ciddi bir mesafe olunca, vatandaş da ülkesini artık sevmiyor. Bu nedenle farkındaysanız hep bir protest yaklaşım var insanlarda.
  • En büyük sıkıntı ise şu; insanlar artık hikâye değil, güzel şeyler duymak istiyor... Var mı güzel bir haber? Yok...

Rutine veya tekrara girmiş konuları yazmaktan nefret ederim. Öyle tahmin ediyorum ki Cenevre konusunda yazmam gerekenleri ve söylemem gerekenleri ifade ettim. Anlıyorum belki şu an Türkiye için olması gereken politika Cenevre’de yapılmış olan olabilir ancak önemli bir dipnot düşmek istiyorum; bunun topluma izah edilmesi ve Kıbrıs Türk halkının da bir nebze tatmin olmasını sağlamak gerekiyor.  Bu görevde Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve ekibine düşüyor.

Konuşmamız gereken üç ayrı konu var. Bunları ayrı ayrı da kaleme alabiliriz ama bu yazıda kısa kısa kaleme alacağız.

ŞU ZAM İŞİNDEN VAZGEÇİN

SEYRÜSEFER ZAMLARI…Toplum tarafından en sık konuşulan konu seyrüsefer zammıdır. Her yıl ne olursa olsun %10 zamlanır. Eğer sürdüğünüz küçük bir arabaysa sorun yok ama 1300 kilo ve üstüyse değmeyin keyfimize hayli yüksek seyrüsefer parası ödersiniz ki on binlerce araba yüksek tarifeye giriyor bu ülkede.

Hükümet yol yapmaz ama aracınızı yolda kullandığınız için yüksek vergi alır sizden. İlginç bir çelişkidir bu. Ucuz seyrüsefer için küçük araba kullanmanız gerekir ama can güvenliği olmayan yollarda sağlam araba kullanmanız elzemdir. Sağlam araba da pahalı seyrüsefer demektir. Bereket versin Türkiye yollar için kaynak ayırdı ve şu an için birçok yarım kalan yol yapılıyor. Buna bir de sigorta harçları eklendiğinde adeta paran varsa araba sür noktasında geliyoruz...

ELEKTRİK ZAMMI… Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı kusura bakmasın ama ilk bakan olduğunda ben gerçekten umutluydum. Marketteki fiyatlar düşecek, sıkı denetim yapılacak, sözüm ona hayat ucuzlayacaktı. Ne yazık ki öyle olmadı. Marketlerdeki fiyatlar ucuzlamadığı gibi fahiş zamlar yapıldı. Şimdi bunu bir nebze anlıyorum, döviz kurlarındaki yükseliş raflara yansıyor ancak yakın zamanda elektriklerin de zamlanacağını hesaba katarsak birçok şey ama birçok şey de beraberinde zamlanacaktır.

Evet akaryakıtta dövize endeksli ama Hükümet bunu sübvanseye edebilir. Bunu hepimiz biliyoruz. Sübvanseye edebilir diyoruz da Ankara Hükümeti yardım etmese maaş ödeyemeyen bir hükümetle baş başayız.

Bakan Arıklı, elektrik konusunda olsun bir adım atamazsa ne bir basın açıklaması yapsın artık ne de günü geldiğinde seçim propagandası yapsın. Zira ben şu iyi şeyleri yaptım diyecek bir argümanı olmayacak elinde.

KAZALAR BİTMEYECEK... Haber bültenlerinde vardı dün. 2021 yılı içerisinde gerçekleşen trafik kazalarında toplamda dokuz kişi hayatını kaybetmiş. Sevinelim mi üzülelim mi? Sayı şimdilik düşük ama daha yıl bitmedi. Allah hepimizi korusun ancak kazalar asla bitmeyecek çünkü hem devletin caydırıcılığı yok hem de insanlar inadına hızlı ve dikkatsiz araba kullanmaya devam ediyor. Sürücülerin iki tane sorunu var. Birincisi araba sürerken telefonu elinden bırakmıyor, ikincisi ise hızlı araba kullanıyorlar. Bu devam ettiği sürece asla kazalar son bulmayacak. Kaza yapanı elli yıl içeri de atsanız sona ermeyecek. O kadar kamera, o kadar yaşanan trajik kaza ama insanlar bu iki huyundan vazgeçmiyor. Adeta telefona bağımlı yaşıyoruz. Neden bu kadar yalnız ve sessiz kalamıyoruz inanın bilmiyorum. Bu ciddi bir psikolojik sorun. 

Sonuç olarak bir başımıza yaşıyoruz bu ülke de. Ne ülkeyi yönetenler neyi yönettiklerinin ciddiyetinde ne de vatandaşı düşünen var. Ülkeyi yönetenler ile halk arasında ciddi bir mesafe olunca, vatandaş da ülkesini artık sevmiyor. Bu nedenle farkındaysanız hep bir protest yaklaşım var insanlarda.

En büyük sıkıntı ise şu; insanlar artık hikaye değil, güzel şeyler duymak istiyor...

Var mı güzel bir haber? Yok..

***

Günün Sözü

"Baktığın benim, gördüğün sensin..."

Mevlana

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları