Tatar: "Kimliğimi iade edeceğim”

Yayın Tarihi: 06/05/21 07:00
okuma süresi: 7 dak.
A- A A+
  • 1960’ta kurulan ortak devlet Kıbrıs Cumhuriyeti’nin zaten ilk vatandaşlarından olan bir kimseye “senin Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportun ya da kimliğin var” demek kadar abesle iştigal daha başka bir şey göremiyorum. Olmaması tuhaf olurdu. Mesele bunu Tatar’ın kullanıp kullanmadığıdır.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı dün sabah program öncesi telefonla aradım ve “Başkan bir telefon bağlantısı yapalım hem Ercan Havalimanı meselesini hem de Anastasiades’in açıklamalarını değerlendirin” diye rica ettim. Sağ olsun Cumhurbaşkanı her zaman olduğu gibi beni kırmadı ve bağlandı.

Açıkçası bu pasaport meselesine kendisinin değineceğini tahmin etmezdim ama çekinmeden doğrudan kendisi söyledi ve bombayı patlattı “bir yöntemi varsa geri iade edeceğim” dedi.

Aslında benim spontane bir telefon bağlantımın üzerine dün gün boyu sosyal medya sallandı.

Ben gereğinden fazla konu yapıldığı kanaatindeyim.

Nedenlerini söyleyim. Bir kere Ersin bey merak edip baktım 7 Eylül 1960 tarihinde doğmuş. “Kıbrıs Cumhuriyeti” ise 16 Ağustos 1960’da kurulmuş.

Yani bir başka deyişle evet Ersin bey Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilk kayıtlı vatandaşlarından biri.

Birçok insan gibi. Kıbrıslı Türklerin de hak sahibi olduğu Rumlar tarafından işgal edilmemiş Kıbrıs Cumhuriyeti'nden bahsediyoruz.

Örneğin benim babam 1955 doğumlu. Yani bir başka deyişle Birleşik Krallık Kıbrıs Kolonisi vatandaşı. Merhum Denktaş beyin de doğumu Birleşik Krallık Kıbrıs Kolonosi’dir ama sonrasında Denktaş beyin de Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu ve vatandaşlığı oldu.

Gelin görün ki KKTC’yi kuran Devlet adamı. Emin olun Denktaş bey, Kıbrıs Cumhuriyeti kimliğini ya da pasaportunu ya da yaş kağıdını bir yana atmış ve unutmuştur.

Bir insanın birden çok vatandaşlığı olabilir.

Şimdi Ersin beyin Kıbrıs Cumhuriyeti kimliği ve pasaportu olması kadar doğal ne olabilir çünkü doğumu Kıbrıs Cumhuriyeti.

Ama Tatar’ın da dünkü yayında ifade ettiği gibi bu bir ihtiyaç ve eminim kendisi de kullanmıyordur. Zira Diplomatik Pasaportu var zaten kullanmaması da lazım ama siyaset dışı bir yaşamı varken kullanabilir de.

Ben bu tür konuları boş tartışmalar olarak görüyorum.

Sorun şöyle olurdu. Örneğin UBP vekili olarak bir zamanlar herhangi bir AB ülkesine bu pasaportu kullanarak gitmemesi gerekirdi mesela.

Geçmişte de böyle bir şeyin olduğunu düşünmüyorum.

Arkadaşlar yayını çözmüşler linkle beraber vereceğim aşağıda ama son söz olarak bunu bir daha tekrarlamak lazım 1960’ta kurulan ortak devlet Kıbrıs Cumhuriyeti’nin zaten ilk vatandaşlarından olan bir kimseye “senin Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportun ya da kimliğin var” demek kadar abesle iştigal daha başka bir şey göremiyorum. Olmaması tuhaf olurdu. Mesele bunu Tatar’ın kullanıp kullanmadığıdır.

Sabahki programın detayları

https://www.kibrispostasi.com/c35-KIBRIS_HABERLERI/n376595-ersin-tatar-bir-yontemi-varsa-kibris-cumhuriyeti-kimligimi-iade-edecegim

Dr. Fazıl Küçük’ün isminin, yeni yapılacak havaalanına verilmesi konusuna değinen Cumhurbaşkanı Tatar, Mehmet Küçük’ün başkanı olduğu Dr. Fazıl Küçük Vakfı’nın bir süredir bu konuda devlete başvurularda bulunduğunu ifade etti.

ERDOĞAN VE ÇAVUŞOĞLU İLE İSTİŞARESİNE İLİŞKİN ELEŞTİRİLER… “BANA GÖRE GAYET YERİNDE”

İsim konusunu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşüp, onay almasının çok farklı noktalara çekildiğini söyleyen Tatar, “Bana göre bu gayet yerinde bir davranış. Kıbrıs Barış Harekâtı'nda hayatını kaybeden Pilot Binbaşı Fehmi Ercan, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir şehidi. Bu konuda Türkiye’nin hassasiyetleri var. Bu nedenle yapmam gereken bir istişareydi” dedi.

“SON SÖZ BAKANLAR KURULU’NDA”

Pilot Binbaşı Fehmi Ercan’ın isminin, şu an askeri amaçlarla kullanılan Geçitkale Havaalanı’na verilmesi yönünde bir önerisi olduğunu ifade eden Tatar, her iki isim değişikliğiyle ilgili son sözün Bakanlar Kurulu’nda olduğunu, isim değişikliklerinin gerçekleşmesi için Bakanlar Kurulu’nun karar üretmesi gerektiğini kaydetti.

KIBRIS CUMHURİYETİ KİMLİĞİ TARTIŞMASI…

Kıbrıslı Rum lider Nikos Anastasiadis’in Paskalya mesajında, Kıbrıslı Türklerle ilgili “vatandaşlarımız”  ifadelerini kullanmasının ardından başlayan tartışmanın devamında, yine Anastasiadis’in “Kıbrıs kimliğine, pasaportuna sahip 97 bin Kıbrıslı Türk utanmalı mı?” açıklaması yapmasıyla ilgili konuşan Tatar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Anastasiadis kendi halkına oynuyor. Kendisi, 1 Nisan’da yaptığı açıklamasında, benim halkım EOKA’cıdır dedi, Kıbrıs’ın bir Helen adası olduğunu söyledi. Ben bu konudaki tepkimi, BM huzurunda kendisine ilettim. ‘Sen bizimle güya federasyon çatısı altında anlaşmak istiyorsun ama bunları söylüyorsun’ dedim. Onların düşüncelerinde bir değişiklik yok. Fakat bizim içimizdeki bazı çatlak sesler halen gerçeği göremiyor.”

Anastasiadis’in, Türk tarafını “Osmanlı küstahlığı” ile suçladığını ancak “bunun Kıbrıs Türk halkının yüreğinden gelen bir talep olduğunu” savunan Tatar, “Kıbrıs Türk halkı bunu istemektedir” dedi.

“BİR YÖNTEMİ VARSA KİMLİĞİ İADE EDECEĞİM”

Kendisinin de Kıbrıs Cumhuriyeti kimliği olduğuna dair haberler üzerine, “Ben 1974’ten önce doğdum, var ama kullanmadım. Bir yönetimi varsa iade edeceğim” ifadelerini kullandı.

“KIBRIS CUMHURİYETİ PASAPORTU KULLANAN KIBRISLI TÜRKLER, ANASTASİADİS’E OY MU VERİYOR?”

Tatar, “Benim halkım, benim insanım bu pasaportu kullanıyorsa, bu bir ihtiyaçtır. Maalesef gasp ettikleri devletin imtiyazıdır. İnsanımız, seyahat özgürlüğü olarak bu pasaporttan faydalanıyor. Kimlik sahibi Kıbrıslı Türkler, Rum tarafında mı ikamet ediyor? Anastasiadis’e oy mu veriyor?” diye sordu.

“ANASTASİADİS, ‘PASAPORTU ALDINIZ, BANA BİAT EDİYORSUNUZ’ DEMEK İSTİYOR”

Anastasiadis’in, Kıbrıslı Türklerle ilgili “vatandaşlarımız” demesinin, olayı farklı bir yöne çekmek anlamına geldiğini savunan Tatar, “Bu şekilde, bu pasaportu aldınız, bana biat ediyorsunuz demek istiyor” şeklinde konuştu.

Günün Sözü

"Hayat bisiklet sürmek gibidir. Dengede kalmak için hareket etmek zorundasınız."

Albert Einstein

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları