Adalı dosyası kayıp değil… Peki şimdi?

Yayın Tarihi: 27/05/21 07:00
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan geç de olsa İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya destek açıklaması geldi. Haliyle bazı çevreler bu açıklamanın neden geciktiğini sorgulasa da Cumhur İttifakının dağılmaması ya da bir oyuna kurban gitmemesi için MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de önemli bir rol üstlendi ve adeta sahaya indi. Haliyle iddiaların ucu Eski Başbakanlardan Binali Yıldırım’ın oğluna da dokununca Cumhurbaşkanı Erdoğan oturduğu yerden kalktı ve harekete geçti.

Bakan Soylu’nun Habertürk programı her ne kadar beğenilmese de o programı izledikten sonra Sedat Peker’i getirmek için gerçek anlamda harekete geçileceğini net olarak anladık. Tabii bu mümkün olsak mı onu da bekleyip göreceğiz.

Kutlu Adalı cinayeti öte yandan gündemdeki yerini koruyor. Dün sabah yayına gitmeden Polis Genel Müdür Ahmet Soyalan’ı programa bağlamak istediğimi özel kalemine ilettim. Soracağım soru da belliydi; Bir gün önce HP Genel Başkanı Kudret Özersay Adalı Dosyasının kayıp olduğu bilgisinin kendisine geldiğini açıklamış ve adeta soğuk duş etkisi yaratmıştı bu iddia. 

Sn. Soyalan’ın bir toplantıda olduğu ancak talebimin kendisine aktarılacağı ve dönüş yapacağı söylendi bana. Ben yayındayken telefonum çaldı ve telefonu yönetmene verdim.

Telefonun ucunda Basın Subayı vardı ve Sabah Postası’na özel bir haber iletmişti Polis Genel Müdürü; “dosya kayıp değil”.

Bu son derece önemli bir haberdi bizim için. Hemen son dakika olarak girdik.

Her zaman yazılarımda ve yayınlarımda Polis teşkilatına güvenimin tam olduğunu ve polis teşkilatının hiçbir şekilde yıpratılmaması gerektiğini anlatmışımdır. Samimi duygumda bu yöndedir.

Genel Müdür Ahmet Soyalan’ın da polis teşkilatını başarıyla yönettiğini ve yöneteceğini net bir şekilde ifade edebilirim.

Gelin görün ki Soyalan’ın, Adalı cinayeti konusuyla ilgili vakti zamanında tahkikat subayı olduğu söylendi birkaç yerde.

Doğruluğunu bilemiyorum ama en erken zamanda gerek yayınıma konuk gerekse kendisine kısa bir kahve için gitmek istediğimi de Özel kalemine bildirdim.

Çünkü polis bu ülke de en güvenilir ve halka açık kurumlardan biridir, basına gereken ilgiliyi göstereceklerini düşünüyorum.

Ahmet Soyalan’ın bu bilgisinin ardından Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay’ı telefona bağladık.

Neticede iddia sahibiydi. Telefona bağlandı ve oldukça önemli şeyler söyledi.

“Dosyanın kayıp olmadığını öğrendiğime sevindim, soruşturmanın yeniden açılması için yeterince yeni itiraf var.”

Bunu söyleyerek başladı Özersay konuşmaya ve kendi hükümetleri döneminden de örnekler verdi.

Özersay’ın değerlendirmelerini haber merkezindeki arkadaşlarımız çözümledi... Sizlerle paylaşıyorum.

Özersay, “Bir muhalefet parti başkanı olarak son 2 aydır gerek Türkiye’de gerekse de ülkemizde gördüklerimiz, yaşadıklarımız, duyduklarımız ve izlediklerimiz, hepimizi kaçınılmaz olarak olaylara daha şüpheci bakmaya itiyor” dedi.

“ŞÜPHECİ YAKLAŞMAK ZORUNDAYIZ”

Olaylara şüpheci yaklaşmak zorunda olduklarını ifade eden Özersay, “Kimse gözüne kulağına inanamıyor. Tabi ki şüpheci yaklaşmak zorundayız. Bu gibi duyumlar aldığımızda dikkat çekmek zorundayız. Bu konuda 'dosyayı yeniden canlandırın' diye talepte bulunan siyasi parti başkanı olarak 'dosya yok' gibi bir tartışma bizi çok rahatsız eder açıkçası” ifadelerini kullandı.

“SORUŞTURMANIN YENİDEN BAŞLATILMASI İÇİN YETERİNCE YENİ İTİRAF VAR”

“Bizim polisten beklediğimiz, dosyanın şimdiden canlandırılması” diyen Özersay, Başbakan Ersan Saner’in “Eğer bir bilgi varsa, soruşturma yapılır” sözlerine değinerek, “Şu ana kadar ortaya çıkan itirafçılar, verilen isimler, tarihler ve yerler dikkate alındığında zaten yeterinde fazlasıyla yeni veri, yeni itiraf yok mu ortada soruşturmayı başlatmak için? Fazlasıyla var” şeklinde konuştu.

BAŞBAKAN’IN “YASA DIŞI BİR CİNAYET VARSA” GAFI…

Başbakan’ın “Yasa dışı bir cinayet varsa” gafına değinen Özersay, “Başbakan’ın bu açıklaması altı boş ve talihsiz” ifadelerini kullandı.

“EĞER POLİS HAREKETE GEÇMİŞSE, BUNU KAMUOYUYLA PAYLAŞMALI”

Özersay, “Görgü tanığı durumunda olan kişiler varsa, azmettirdiği isimleri açıklıyorsa, polisin çoktan harekete geçmesi gerekirdi” diyerek, Türkiye ile KKTC arasında Adli Yardımlaşma Anlaşması bulunduğuna dikkat çekerek, “Burada adı geçen, itirafçı olan kişi şu anda Türkiye’de. Senin burada açılmış bir dosyan var. Şu an ifade alma hakkın var. Soruşturma için detaylı ifade alınması gerekiyor. Eğer polis harekete geçmişse, bunu toplumla paylaşmalı. Çünkü Adalı cinayeti, toplumun kanayan bir yarasıdır” şeklinde konuştu.

“HP POLİSE BAŞVURMASAYDI, CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKAN, POLİS GENEL MÜDÜRÜ İLE GÖRÜŞMEYECEKTİ”

Adalı cinayetiyle ilgili HP olarak bugün İçişleri Bakanlığı’na da bir başvuruda bulunacaklarını duyuran Özersay, “Eğer HP, Pazartesi günü polise gidip başvuru yapmış olmasaydı, belki de Cumhurbaşkanı ve Başbakan, Polis Genel Müdürü ile görüşme noktasında adım bile atmayacaktı” ifadelerini kullandı. https://www.kibrispostasi.com/c35-KIBRIS_HABERLERI/n378981-kudret-ozersay-sorusturmanin-yeniden-baslatilmasi-icin-yeterince-yeni-itiraf-var

Şimdi asıl merak ettiğim konu şu; bakalım bu işin arkası gelecek mi?

***

Günün Sözü

"Aşk; herkesi O’na benzetip, kimseyi O’nun yerine koyamamaktır."

Can Yücel

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları