Saydam: “Ekonomide tehlikeli oyun”

Yayın Tarihi: 24/11/21 07:00
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

Bilgisayarın başına oturduğumda Korona vakalarındaki artışı ve ölümleri mi yazayım yoksa döviz krizini mi yazayım diye ciddi düşündüm. Açık konuşmak gerekirse ekonomik kriz ağır bastı; zira korona artık kontrolden çıktı ve önümüzde Sağlık Bakanı Ali Pilli’nin “halk bana güveniyor, koronayı bitireceğiz” sözlerinden klişe açıklamalarından başka bir şey yok. Umarım Sn. Bakan koronayı bitirir.

Ülkemizin tanınmış ekonomistlerinden Mehmet Saydam ile dün telefonda uzun uzun konuştuk. Saydam, bu ülkede gerçek anlamda önemli bir Ekonomist olduğuna inandığım ve aktif siyasette olması gerektiğine inandığım kişilerden biri.

Bu nedenle ekonomi ile ilgili düşüncelerine çok değer veririm.

Saydam’a döviz krizini sordum, aynen şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’de belki kısa vadede işe yarayacak ama uzun vadede ciddi sıkıntılar yaratacak bir ekonomik politika izleniyor. Türkiye’deki ekonomistlerin de değerlendirmelerine baktığımızda öyle anlıyoruz ki Türk Lirası değersizleştirilerek İhracatın artırılması planlanıyor. İş gücü ucuz olduğu ve üretim ucuz olduğu için oluşacak ciddi kur farkından dolayı dış dünya Türkiye ile çok daha fazla alışveriş yapacak ve Türkiye’ye ciddi bir döviz girdisi olacak. Öyle anlıyoruz ki plan bu. Ancak bu açılımın ciddi tehlikeleri var. Evet Türkiye’de iş gücü ve üretim ucuz olabilir ancak unutulmamalıdır ki ham madde yani kaynak yurt dışından sağlanıyor ve bu dövizle. İlk başta bu açılım işe yarayacak gibi görünse de bir süre sonra döviz dalgalanmalarından dolayı ciddi bir enflasyon ile karşı karşıya kalınacak ve bunun ağır sonuçları olacaktır.

KKTC BATAR

Gelelim KKTC’ye. Türk Lirası kullandığımız için doğrudan Türkiye’deki dövizin sert yükselişinden etkileniyoruz ve kısa bir süre sonra batacağız. Belki mevduatı döviz olan bireyler  bu durumdan etkilenmeyecektir ama bildiğiniz gibi vatandaşın bankalara borcu döviz ve vatandaş bu borcu kesinlikle ödeyemez. Bu mümkün değil. Bu kurlarla kimse borç ödeyemez. Bankalar döviz borçlarını tahsil edemeyecek noktaya geldiği anda başka krizler doğacaktır. Dövize bağlı olarak yaşanan hayat pahalılığı sürekli tekrarlanacağı için asgari ücretin artması gündeme gelecektir haliyle. Bu durum da işveren açısından ciddi zorluklar yaratacağı için önemli oranda işsizliği tetikleyecektir.  Anlayacağınız çok kısa bir süre sonra KKTC ekonomisi dövizden kaynaklanan borçlanma ve hayatını idame ettirme noktasında hayatını sürdüremeyecek noktaya gelecek ve sosyal patlamalar yaşanacaktır. Bununla ilgili Hükümetin belki seçime gitmeyerek geniş tabanlı bir hükümet kurarak bu dönemi atlatacak bir plan hazırlaması gerekiyor. Koronanın yarattığı krizin ötesinde bir kriz yaşayacağız bu artık çok net.”

Saydam yaptığı değerlendirmede oldukça küçük nüfuslu ülkemizde alınabilecek önemli tedbirlerle yaşanan ve yaşanacak daha derin ekonomik krizlerin önüne geçilebileceğini, şu an yaşanan ekonomik sorunların diğer sorunlara benzemediğini ancak doğru mali politikalarla ve doğru tasarruflarla ekonomik krizin yaratacağı olumsuz etkilerin nasıl hafifletilebileceğini anlattı.

SAYDAM: BU KRİZ CAN ALIR DİKKAT EDİN

“Bu yaşanan ekonomik kriz ve süreç ne 2000 ne de 2009 krizine benziyor. O krizler çok can yaktı ama bu ekonomik kriz can alır! Artık siyaset yapmayı bırakın, boş konuşmayı da… Lafla peynir gemisi yürümüyor ama hepimiz aynı gemideyiz diyorsunuz, hepiniz farklı tarafa kürek çekiyorsunuz."

DÖVİZ DALGASI

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden haftalar – aylar önce katıldığım bir sabah programında, daha STG çok aşağı bir paritede iken; 'bu suni seçim gündemi geçecek, bir sabah kalktığımızda STG 20’yi görünce uyanacağız ama bir çoğumuz iflas ile yüz yüze kalacağız' demiştim.

Dediğim oldu diye mutlu değil, üzgünüm ama

Ülke ekonomisi iflasta

Özel sektör batağın eşiğinde

Umurunda olan yok…

Bu ne rahatlıktır anlamıyorum.

Ekonomik gelişmeleri öngörüp, yorumlayabiliyorum ama ülke insanimin ve olmayan hükümetimin davranışlarını anlayamıyorum…

Bu ne rahatlıktır

İnanamıyorum…

Ticaret Odası, Sanayi Odası, hükümet, sendikalar, sivil toplum kuruluşları, halkım…

Ses yok.

Ülkede insan kalmadı, pandemi sürmekte, döviz artışta…

Dövizdeki bu artış başta Finans Kurumlarını (Bankaları) ve toplumdaki az bir kesmin kârına kâr katmıştır belki ama özel sektörün ve birçok vatandaşın iflasına yol açacaktır hatta açmıştır.

Kimseden çıt yok…

İnanamıyorum…

Ülke olarak bıçağa yumruk atıyoruz… Çok ağlayacağız ama çok…

Bu döviz artışı karşısında acilen ulusal bir hükümet kurulmalı (tüm siyasi partilerin yer alacağı) ve başta döviz borç yükünün hafifletilmesi adına ivedi kararlar üretilmeli.

Bu görevden kaçacak tüm siyasi partiler, bilin ki korkaktır. Bir ekonomik yıkım içerisinde hükümette olmak istemezler. Çünkü gayeleri halk değil siyasettir

Artık bu halkın yüzüne bakın…

***

Günün Sözü

"Yalnızların anlayamadığı tek şey bu; tek başına özgürlük ne işe yarayacak…"

Attila İlhan

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#inbox #gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları