Anladım ki beyhude bir çaba içindeyiz…

Yayın Tarihi: 09/02/26 07:30
okuma süresi: 6 dak.

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman konuğumdu. Güzel bir program oldu olmasına ama programın sonunda anladım ki Kıbrıs Meselesinde son derece yavaş ve zor ilerlemeler var. Yani bir başka deyişle Kıbrıs Meselesinde hiçbir ilerleme yok aslında. Sn Cumhurbaşkanı son derece iyi bir şekilde görevini yerine getirmeye çalışıyor. Evet Cumhurbaşkanı çözüm masasından kaçmıyor, çözmek için de istekli ama üstüne basa basa söylediği bir nokta var; “Maça çıkmadan önce kuralları belirlemeliyiz” diyor. Rum Müzakerecinin geçtiğimiz gün önemli bir açıklaması vardı. Melenaude dedi ki “Erhürman’ın metodolojisi evlilikten önce yapılan boşanma şartlarıdır”. Yani anlıyorsunuz ki Cumhurbaşkanının, Rum Lider Hrisostodilis’e sunduğu dört maddelik metodoloji aslında Rumlar tarafından kabul görmüyor.

Cumhurbaşkanı Erhürman beni bir konuda uyardı. Ben programın açılışında dedim ki Cumhurbaşkanının sunduğu dört maddeden üçü kabul edildi sadece dördüncü madde olan müzakereler sonuçsuz kalırsa eskiye dönülmeyecek maddesi kabul edilmedi. Ben bunu söyleyince Cumhurbaşkanı bana sadece birinci maddenin yarısında uzlaştık diye düzeltti. Halbuki ben Rum basınından böyle okumamıştım. Rum basınında çıkan bir habere göre Rum Lider Nikos üç maddeyi kabul ederiz ama dördüncü maddeyi kabul etmememiz mümkün değil açıklamasını okumuştum.

Haberciliğe başladığımız ilk yıllarda abilerimiz bize kesinlikle Rum basınında çıkan haberlere güvenmememiz gerektiğini, çok yalan haber olduğunu sıkı sıkı tenbih etmişti. Anlaşılan yine yalan bir Rum basını haberi beni yanıltmıştı.

Fotoğrafın geneline baktığınızda Rum yönetimi görüşelim konuşalım diyor ama Türk tarafının hiçbir önerisini ve yaklaşımını kabul etmiyor. Şüphe yok ki Cumhurbaşkanı sihirbaz değil ve elinde dokunduğunda sorunları çözecek bir sihirli değneği yok. Bu işler zaman ister, uğraş ister. Cumhurbaşkanı “ben rahatım ve kararlıyım” cümlesini birkaç kez vurguladı. Bu son derece önemli ama beş yıl sonra açılmış birkaç kapı dışında ve iyileştirilmiş birkaç başlık dışında bir ilerleme sağlanamazsa bunun nasıl ki Ersin Tatar sorumlusu değildi, Tufan Erhürman da sorumlusu olmayacak.

ANKARA İLE İLİŞKİLER İYİ

Yeri gelmişken şu spruyu sormaktan da kaçınmadım; dedim ki “Sn Başkan siz Federasyonu savunan bir lidersiniz ancak Türkiye iki devletli çözümü savunan bir yapı içerisinde. Ama öte yandan da uyum içerisinde bu süreci götürüyorsunuz. Nedir bunun kerameti” diye sordum. Tufan hoca bana seçilmezden önce de Kıbrıs meselesinin müzakerelerinde olmazsa olmazları olduğunu söylediğini hatırlattı ve Türkiyesiz bir müzakere süreci mümkün değil. Evet son derece enteresan bir durum. Türkiye iki devletli çözümü savunurken Cumhurbaşkanı hepimiz biliyoruz ki Federasyonu savunuyor, bunu her ne kadar çok belli etmese de. Öyle anlıyoruz ki hem Ankara hem Lefkoşa bu çözüm isimlendirmesine takılmış değil. Hem Türkiye’nin menfaatleri ve pozisyonu Cumhurbaşkanı tarafından korunuyor ve gerekli hassasiyet gözetiliyor hem de Cumhurbaşkanı kendi politik çizgisini koruyor. Böyle olunca da sorun yaşanmıyor.

Önceki yazılarımda Rum lider Hrisostodilis’in Üniter devleti savunan bir federasyoncu olduğunu yazmıştım. Evet Rum Lider kesinlikle federasyonu savunmuyor. Bunu herkesin net bir şekilde anlaması ve bilmesi gerekiyor ama çözüm istiyor şapkasını da çıkarmak istemediği için kaldığımız yerden federal bir çözüm yapalım yalanını söylemeye devam ediyor.

Hele hele yakında seçimleri olan bir Rum yönetiminin olduğunu göz önünde bulundurursak bu her ne kadar Nikos’un kendi seçimi olmasa da parlamentonun desteğine ihtiyaç duyduğu kesindir. Böyle bir ortamda Rum liderin yumuşaması mümkün değildir. Bunu da iyi idrak etmek lazım.

Evet sonuç olarak konuyu toparlayacak olursak bizim Cumhurbaşkanımız her ne kadar yumuşak ve kararlı bir duruş sergilese de Rum yönetiminin sıfır asker sıfır garanti dışında bir çözüm şeklini benimsemeyeceğini artık anlamamız gerekiyor. Unutmadan ifade edecek olursam Cumhurbaşkanı bana “uluslararası yapının baskısını oluşturmak ve desteğini almamız gerekiyor” dedi. Bu son derece doğru. Rum yönetimine uluslararası dünyadan baskı gelmediği sürece elindeki büyük pastanın ucundan bir dilim de bize kesip vermesini beklemek ve umut etmek hayalden öte bir şey değildir.

Biz yine de kararlı olalım. Bakarsınız Nikos’un başına göktaşı düşer ve meseleyi çözmeye ya da en azından ilerleme kat etmeye yaklaşır.

Günün Sözü

Her insanın hayatı aynı şekilde sona erer. Bir insanı diğerinden ayırt eden, nasıl yaşadığı ve nasıl öldüğünün ayrıntılarıdır.
Ernest Hemingway


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları