Türk Ordusu’nun gücünü sınamak…
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın dünkü basın toplantısına katıldım. Bu konuyu normalde bugün kaleme almayı düşünüyordum ancak Pazartesine bırakmayı uygun gördüm çünkü bu toplantıyla bağlantılı olmakla birlikte başka önemli bir gündemimiz var.
Rum Yönetimi!
Rum lider Nikos Hristodulidis son zamanlarda Kıbrıs’ın güneyini adeta cephaneliğe çevirme hevesinde bir politikacı olarak karşımıza çıkmaya başladı. Fransızlarla yapılan ve Garantörlük anlaşmalarına aykırı düşen Kuvvetler anlaşmasını imzaladı. Öte yandan İsrail Başbakanı Netanyahu ile kendi halkını yanı Kıbrıslı Rumları bile rahatsız edecek boyutta bir ilişki içerisine girdi. Tüm bunlar olurken yaşanırken en net ve sert cevap Türkiye Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’dan geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan “size fena döveriz” mealinde bir açıklama yaptı ve Rum yönetimini sert bir şekilde uyardı.
Hepimiz biliyoruz ki 1974 yılındaki Türkiye ile 2026 yılındaki Türkiye arasında muazzam bir fark var. Türkiye Devleti ve Türk Ordusu ben benim diyen birçok ülkeyle kafa tutacak bir askeri güce ve ekonomik alt yapıya sahiptir. Bugün ne Fransa ne de İsrail Türkiye ile baş edebilecek ne askeri güce ne de askeri cesarete sahip ülkelerdir. Bu bir milliyetçilik yazısı değil bunu da peşinen söyleyeyim, demagoji de yapmıyorum. Gerçekleri konuşuyoruz.
Rum yönetimi Türkiye’nin askeri gücünden korktuğu için Fransa’dan, İsrail’den, Amerika’dan “aman bizi koruyun” tarzında sürekli yardım dileniyor, anlaşmalar yapıyor. Boşuna. Allah korusun olmaz ama olurda bir gün savaş zilleri çalarsa hiçbir ülke Türk ordusu ile savaşmayı göze almaz. Rumlar yalnız başına kalır, yalnız başına kalmasalar da Türk ordusu karşısında hiçbir ordunun şansı yoktur.
Bu yalnızca silah üstünlüğü ile ilgili değil. Ölümden korkmayan bir ordu ile savaşmaktan korkan bir ordunun başarı şansı kıyas bile Kabul etmez. Bu nedenle Rum Liderin aklını başına toplaması gerekiyor.
Hem bir taraftan 5+1 zirve yapalım diyeceksin hem de güvenlik ve askeri anlaşmalar imzalayacaksın. Nasıl olacak bu durum. Pazartesi günü kaleme alacağım ama şimdiden belirtmek isterim ki Cumhurbaşkanının basın toplantısını pek de faydalı bulmadım. Sn. Başkan her ne kadar ilk günden bugüne kadar ilerleme var dese de Kıbrıs meselesinde bir ilerleme olmadığını hepimiz biliyoruz. Haa Cumhurbaşkanı Erhürman’ın bizim bilmediğimiz ama perde gerisinde bazı önemli gelişmeler varsa o zaman haklıdır.
En basitinden ifade edecek olursak; Cumhurbaşkanının dört metodoloji diye açıkladığı ki biz bunlara ön şart da diyebiliriz Rum yönetimi tarafından Kabul görmüyor. Kabul görüyorsa da bizim haberimiz yok ben özür dilerim 😊 ama hepimiz biliyoruz ki Cumhurbaşkanının ön şartları Kabul görmüyor. 5+1 zirve yapılsa bile nasıl bir ilerleme sağlanacak o da ayrı bir konu. Neyse Pazartesi bunlara daha geniş değineceğiz.
Sonuç olarak demem o ki Rum yönetiminde kendi halkının güvenliğini tehlikeye atarak önüne gelen her ülke ile askeri anlaşmalar imzalaması kesinlikle rasyonel değildir. Akıllıca değildir. Kimse Türk ordusunun cesaretini ve gücünü sınamasın, oturur ağlarlar günün sonunda. Biz Kıbrıslı Türkler olarak Kıbrıslı Rumlarla barış ve huzur içinde yaşamak istiyoruz.
Hristodulidis bunu istemiyorsa bu şekilde devam etsin. Güney Kıbrıs’ı hiç iyi günler beklemiyor; bunu iyi anlasınlar.
********************
Günün Sözü
Bu coğrafya devletler, ordular mezarlığıdır. Varsa bedel ödemeyi göze alan gelsin!
Recep Tayyip Erdoğan
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.