Guterres’in şapkasından tavşan çıkacak mı ?

Yayın Tarihi: 27/07/26 08:15
okuma süresi: 5 dak.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres adamızı ziyaret ediyor. Guterres oldukça geniş bir ekiple bugün Kıbrıs’ta olacak. Çantasının dolu olduğu söyleniyor. Bakalım görev süresinin sonuna giderken gider ayak yeni bir müzakere süreci başlatabilecek mi.

Çok eskilere götüreceğim size Annan Planı referandumu her Nisan ayında yıldönümü anılır ve etkinlikler düzenlenir. Ne günlerdi ama. Kıbrıslı Türkler Kıbrıs’ta çözüm noktasında tek yürek olmuştu. Sağcısı solcusu Annan Planına evet demişti. Dönemin AK Parti Hükümeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan çözüm sürecini çok ciddi destekliyordu. Her şey toz pembeydi ve güzeldi. Rumlar evet deseydi Kıbrıslı Türkler Dünyayla buluşacak ve tanınma sorunu ilelebet tarihe karışacaktı. Çok iyi hatırlıyorum o günleri. Kıbrıslı Türkler yıllarca sağ partilerin yönetiminden bunalmış ve konuşmaya susamışlardı. Annan Planı Kıbrıs Türk halkının sadece bir tarih yazması değil adeta konuşma özgürlüğünü kazandığı bir süreçti. Televizyonlar, programlar ve en önemlisi sokak Annan Planı ile yatıp Annan Planı ile kalkıyordu. Müthiş bir birliktelik ve uyum vardı Kıbrıs Türk halkının içinde.

Yılların verdiği kapalılık Rumların da evet demesiyle ortadan kalkacak ve Kıbrıs Türk halkı ilk kez Dünyalı olma şansı edinecekti. Malum Biz % 65 evet dedik ama Rum halkı çok ciddi bir hayırla Kıbrıs’ta bir çözüm olmasının önüne geçmişti. Bu durum artık değişti diyenlerin sayısı az değil. Tabi yarın sabah bir referandum olsa Kıbrıslı Rumların büyük bir çoğunluğunun evet diyebileceğini zaman zaman duyarım. Tabii gerçek nedir bunu denemeden bilemeyiz.

HRİSTODULİDİS ÜNİTER DEVLETİ SAVUNUYOR

Kıbrıs’ın gerçekleri var. Bu gerçekler ilginç bir hal almış durumda. Nikos Hristodulidis'in federasyondan ziyade üniter devleti savunduğunu söyleyebiliriz. Federasyon bildiğiniz gibi bir Türk tezi. Rumlar federal bir çözüme sarılmış durumda. Tabii Rumların federal çözümden anladığı ile bizim federal çözümden anladığımız olgular aynı şeyler değil. Özellikle Crans Montana zirvesinden sonra federal çözüme dayalı bir çözüm şeklinin Türk tarafınca kabul edilmediğini ve eşit egemen iki devlet temelinde bir müzakere sürecine geçildiğini biliyoruz. Rum tarafı federasyon derken Türk tarafı da bunu kabul etmezken Kıbrıs müzakerelerinin başlaması söz konusu değil. Kıbrıs müzakerelerinde Papadopulos tarzı bir sürece sürüklenilebilir. Papadopulos çok katı bir görüşmeciydi ve adeta Kıbrıs konusunu Papadopulos ile müzakere etmek çok zordu. Yeni dönemde üniter devlet mantığı taşıyan Hristodulidis ile ne kadar verimli bir görüşme süreci olacak bunu da bekleyip göreceğiz.

Yaklaşık 50 yıl Kıbrıs’ta federasyon görüşüldü ve bir sonuç alınamadı. Federasyondan Rum tarafı da vazgeçse ve Türk tarafının istediği görüş zeminine gelse Kıbrıs konusunda yine bir ilerleme olmaz. Rumların istedikleri gayet açıktır. Rumlar siyasi eşitliği paylaşmak istemiyor, sıfır asker sıfır garanti üzerinde duruyorlar. Masanın üzerinde bunlar varken nasıl olacak da Kıbrıs’ta bir çözüm ortamı oluşsun. Bu nedenle Kıbrıs konusu artık ihtiyarlamıştır, çökmüştür, çözülemez hale gelmiştir, çözülemez halden de ziyade çözülmesi için görüşülemez hale gelmiştir. Görüşemediğiniz konuyu çözemezsiniz de. Şu an Kıbrıs sorunu taraflarca görüşülemez durumdadır. Bu nedenle Kıbrıs konusu ihtiyarlamış ve umut vadetmeyen bir konu haline dönmüştür.

CRANS MONTANA’DA ÇÖZÜLSE ÇÖZÜLÜRDÜ

Gerçekten de Crans Montana zirvesi Kıbrıs sorunun çözülebileceği en iyi zirveydi. Türk tarafı birçok konuda taviz dahi vermişti. Garantiler olsun askerin azaltılması olsun hep bunlar kademeli olarak yapılacaktı. Gelin görün ki bu olmadı. Dönemin Yunanistan Başbakanı Çipras bile Crans Montana zirvesini destekliyordu: Nikos Anastasiadis, Çipras’ın hükümet ortağı olan Kociyas ile iş birliği yapmış ve Kociyas, Çipras’ı hükümeti bozmakla tehdit etmişti. İki çözüm düşmanı Anastasiadis ile Kociyas iş birliği yapmıştı. Kıbrıs sorunu çözülseydi Crans Montana’da çözülürdü. Mademki orada çözülmedi artık çözülmesi son derece zordur. Örneğin Türk tarafı tekrardan federasyonu görüşmeye hazır bile olsa tarafların federasyondan anladıkları ve bekledikleri şeyler aynı şeyler değildir.

Bir bakarsınız Genel Sekreter çantasından müzakere edilmeye değer şeyler çıkarır ve yeni bir sürece gireriz. Umarım öyle olur. Rumlar rahat ama biz en çok da biz bir çözüme ihtiyaçlıyız.

********************

Günün Sözü

“Bugünkü aklımız olsaydı Rumları AB’ye almazdık.”

Eski İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.