Yine kadın cinayeti…

Yayın Tarihi: 08/09/26 07:40
okuma süresi: 6 dak.

Gemi kazasıyla ilgili 14 kişinin cansız bedenine ulaşıldı kaldı 14 kişi. Batan geminin su üstüne çıkarılması mümkün mü değil mi bunu öğrenmek için Başbakan Ünal Üstel İstanbul da. Oradan da Ankara’ya geçecek. Hem batan geminin akıbeti ve gemi içerisinde mahsur kalan kardeşlerimizin kaderi tayin edilecek hem de Hükümetin bundan sonraki siyasi süreci belirlenecek diye tahmin ediyoruz. Bekleyip göreceğiz ne olacağını.

Bundan yaklaşık bir ay önce adamın biri genç bir kadını market içerisinde bıçaklayarak ağır yaralamıştı. Çok değil geçtiğimiz haftalarda şizofren hastası olduğu iddia edilen bir kadın kocasını uyurken 30 yerinden bıçaklayarak öldürmüştü. Bu olay herkesin nefesini kesmişti. Çok değil birkaç hafta önce bu olay gerçekleşti. Dün ise güne başka bir cinayet haberi ile uyandık. 71 yaşındaki bir adam 61 yaşındaki bir kadını bıçaklayarak öldürdü. Sonrasında adamın kendisini de Mağusa'da kendine zarar vermiş şekilde buldular.

Bir köpeğe bile vuramayan insanoğlu gözü dönünce bir insanı öldürebiliyor. Şüphe yok ki bu insanların akıl sağlığı yerinde değil. Aklı başında olan hiçbir insan evladı kolay kolay bir başkasını katledemez. Gelin görün ki yine kadının toplum içindeki korumasızlığı ve güvensizliği gündeme gelmiş oldu

Cinayet ne soğuk bir kelime. Kimse böyle yazları okumak istemez. İticidir, insanı gergin yapar ama gelin görün ki yaşamak ve farkındalık yaratmak zorundayız.

Devlet kadınları koruma noktasında yetersiz kalıyor ne yazık ki. Ülkemizde yüzlerce kadın ve çocuk hem şiddet görüyor hem taciz görüyor. Devlet bu insanların pek azına sahip çıkabiliyor. Eleman ve kadro yetersizliği var bu konuda. Yine defalarca kez yazdık aile bakanlığının kurulması lazım ve bu işlerin daha ciddi ele alınması lazım. Evet Bakan Hasipoğlu elinden geleni yapıyor, bakanın hakkını vermek lazım ama bu iş Devlet tarafından ciddi bir bütçe ile desteklenmesi gereken bir kadro kurma meselesi.

Daha önce paylaştığım bir istatistiği sizlerle paylaşıyorum. Cinayet şekilleri birbirine çok benziyor. Düşünsenize bir tarafta hayata tutunmaya çalışan gemi kazazedeleri varken bir tarafta bıçaklanarak öldürülen masum insanlar. Olacak gibi değil. Akıl alır gibi değil.
Tablo ürkütücü.

Kadın cinayetleriyle ilgili internette arama yaptığınızda karşınıza dağınık bilgiler ve son derece kısıtlı istatistikler çıkıyor.

Örneğin 2017 yılında peş peşe beş kadın cinayete kurban gitti. 2010 ile 2017 yılları arasında ise toplamda 16 kadın cinayete kurban giderken sekiz de intihar vakası yaşandı.

Öldürülen 16 kadının katilleri de olayın hemen ardından kendi canlarına kıydı. 2010 yılında 18 yaşındaki G.B.'yi vahşice bıçaklayan 26 yaşındaki M.K. kendi boğazını keserek intihar etmişti.

2012 yılında ise Mağusa’da Maraş bölgesinde, eski sevgilisi İ.S.'nin iş yerini basan Mehmet Narlı, genç kadını av tüfeği ile vurarak öldürdükten sonra, kendi kendini vurarak intihar etmişti.

Gönyelide 2013 yılında infiale neden olan cinayette ise A.Ş., eşi A.Ş.’yi tabanca ile vurduktan sonra kendini de vurup öldürmüştü.

2014 yılında Gönyeli’de H.Ö, 35 yaşındaki F.S.'yi sokak ortasında vurup öldürdükten sonra kendini de vurmuştu.

Alevkayası ormanlık alanda 2015 yılında bulunan O.K. isimli Rus kadın ise eşi tarafından hunharca bıçaklandıktan sonra ormana atılmıştı.

Ülkesine kaçan katil kocanın ise orda intihar ettiği öğrenildi.

2017 yılı Haziran ayında ise Tatlısu’da eşini tabanca ile vurup öldüren K.Y. de kendini vurup öldürmüştü.

Maraş bölgesinde kadın cinayetinde H.Ç.'yi av tüfeği ile vurarak öldüren H.Ö. de kendini vurdu.

2020 yılında yayınlanan başka bir istatistiğe göre ise 2010-2020 yılı arasında toplam 23 kadın cinayete kurban gitti. 23 cinayetin 1’i 2010’da, 2’si 2011’de, 1’i 2012’de, 1’i 2013’de, 3’ü 2014’de, 2’si 2015’de, 2’si 2016’da, 5’i 2017’de, 3’ü 2018’de, 2’si 2019 ve biri de 2020 yılında meydana geldi.

35 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ

17 yılda gerçekleşen 83 cinayette 35 kadın hayatını kaybederken, bu cinayetlerden bir kadının katili veya katilleri bulunamadı. Farklı nedenlerden dolayı çok sayıda kadın öldürülürken, bu cinayetlerde çoğunlukla tabanca ve bıçak kullanıldı. 14 cinayet karı-koca arasında meydana gelirken, onlarca çocuk öksüz kaldı. 4 kadın ise, nişanlısı tarafından öldürüldü. Sevgilileri tarafından öldürülen kadınların yanı sıra evlatları tarafından da cinayete kurban gidenlerde yer aldı.

Gerek anlaşmazlıklardan gerekse kıskançlıktan eşleri tarafından öldürülen kadınların sayısı da az değil. Son 17 yılda 35 kadının bir şekilde öldürülmek suretiyle yaşamlarını kaybetmesi, toplumun nasıl bir travma ve kabusla karşı karşıya olduğunun bir göstergesi aslında.

Gazete sayfalarına yansıyan ve belli tarihlerde yapılan anketler bize sadece buz dağının üstünü gösteriyor, açıkçası bunu anlıyoruz.

Düşünsenize kıskançlık ya da şiddetli geçimsizlikten ötürü kocalar kendi eşlerini öldürebiliyor. Bireyin kıskandığı ya da geçinemediği hayat arkadaşını öldürme yolunu tercih etmesi, aramızda ruhsal bozukluk yaşayan belki de binlerce kadın ya da erkeğin olduğunu ortaya koymanın ötesinde, toplumun küçümsenemeyecek bir kesiminin psikolojik bakım ve ilaç tedavisine ihtiyacı olduğu gerçeğini koyuyor ortaya. Kıbrıs’ın güneyinde ise yani Rum tarafında ise 2015-2019 yılları arasında 24 kadın cinayete kurban gitti.

***************

Günün Sözü

“Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın”

Nazım Hikmet


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları