Yakalanan et 5 milyon değerinde…

Yayın Tarihi: 17/09/26 07:38
okuma süresi: 6 dak.

kaçak et konusu yine hortladı. kaçak et tonajı yakalanan miktarın çok üzerinde. Bunu bilin. İddiaya göre bu yakalanan miktar sadece bir haftalık geçiş miktarı. Daha da fazlası halen devam ediyor. Polis meseleyi çok sıkı takibe aldı. Kameralar izleniyor, çok yakında asıl baş kimse tespit edilecek, edilecek de ne olacak caydırıcı cezalar yok bu konuda. Yakalanan et miktarının Türk lirası karşılığı beş milyon. Yıllardır bu kaçakçılık yapılıyor. Yine iddiaya göre kimin kaçakçılık yaptığı da biliniyor ama ses çıkarılmıyor. Bakalım bu soruşturmanın sonu nereye varacak.

Hiç unutmuyorum iş insanı ve dokuzuncu dönem milletvekili çok sevdiğim Gülşah Sanver Manavoğlu bana konuk gelmişti. Ekonomiyi, hayat pahalılığını ve elektriği konuşmuştuk. Çok güzel bir program olmuştu. Ekonominin özellikle Güney Kıbrıs’a kaymasını konuşmuştuk uzun uzun. Hatta Sevgili Gülşah “geçtiğimiz yıl maliye artı verdi çünkü ciddi bir Rum akışı yaşandı hem marketlere hem restoranlara. Ben o günlerde bunun tersine dönebileceği uyarısını yaptım. Fiyatlar artırıldı şimdi durum tam tersine döndü. Artık Rumlar değil Türkler güneye gidiyor ve para harcıyorlar” diye uzun uzun anlatmıştı.

Son derece önemli bir tespit. Evet ekonomi güneye kaydı ve bunun müsebbibi birincisi tüccarlar. Arttık sonra arttı ürünler; varsın istatistik kurumu hayat pahalılığını düşük çıkarsın. KKTC’de şu an çok ciddi bir hayat pahalılığı var. Marketler aşırı pahalı, restoranlar aşırı pahalı. Hatırlıyorum restoranlara gittiğimizde restorandın en az yarısı Rum’du. Şimdi yok. Neden peki? Çünkü restoran fiyatları fahiş oldu. Neden peki? Çünkü et pahalı oldu.

Marketler deseniz tek kelimeyle uçtu. Gülşah çok önemli bir şey söylemişti; “bu kadar marketçi bir araya gelip vatandaşı kazıklayamaz yok böyle bir durum bunu bilin” demişti. Zaten marketçinin kâr payı belli %10-25 arasında değişiyor asıl çıbanın başı toptancılar. Zamladık sonra zamladılar zamladık sonra zamladılar ve fiyatlar böyle oldu. E hade Kıbrıslı Türklerin başka çaresi yok ve alışkanlıkları var gelip senden alacak ama Rumlar buna mecbur değil. Baktılar ki fiyatlar kazık herkes olduğu yerde kalmayı tercih etti.

En büyük tehlike ise Kıbrıslı Türklerde; artık kuzeydeki marketleri tercih etmemeye başladı insanımız. Et Rum tarafında ucuz, tavuk ucuz, sebze fiyatları ucuz. Vatandaş gidiyor etini tavuğunu almışken diğer ihtiyaçlarını da alıyor. Ne oluyor dolayısıyla para kuzeydeki marketler yerine Rum ekonomisine akıyor. Senin Maliye Bakanlığında daha çok vergi toplamak yerine daha düşük vergi toplayabiliyor.

Maliye Bakanı Özdemir Berova bana konuk geldiğinde hiç unutmuyorum bu ay maaşları ödeyebilmek için borçlanmak zorunda kalabiliriz demişti ve Bakanın dediği gibi olmuştu Maliye borçlandı ve maaş ödedi. Bundan sonraki aylarda da benzer durumlar yaşanmaya devam etti. Artık maliye borçlanarak maaş ödeyebiliyor. Borcu borçla kapatıyor.

Niye bu hatırlatmayı yaptım peki? Kasaplar Birliği başkanını konul almıştım aylar önce. Adamlar bas bas bağırıyor, dana eti kuzunun fiyatını geçti diye. Dahası kuzu yeterli değil, karkas etin ithalinin önü açılması lazım diye. En nihayet kuzunun da pahalı olacağını duyuyorduk o da pahalı oldu. Hatta Raşit başkan bir yılda Güney Kıbrıs’tan vatandaşın yaptığı et alışverişinin yaklaşık olarak 200 milyon Euro olduğunu söyledi. Bu para KKTC maliyesinin kasasına girebilirdi. İnanın ki bizim etimiz güneydeki etten daha güzel ve daha kaliteli ama vatandaş ne yapsın nerede ucuzsa gidecek ve oradan alacak başka çaresi yok, öyle de yapıyor insanlar. Yakında kasaplar bir bir kapanacak, yazın bunu bir kenara. Yakında bir bir iflas bayrağını çekecekler. Bir türlü bu insanların derdine çözüm bulunamadı.

Güneyde şap hastalığı patladı, Tarım Bakanlığı bunu bile KKTC’li hayvancı ve kasapların lehine çeviremedi. Dahası Kasaplarla yeterli ilişki bile kurulmadığını çok sık işitiyorum. Tamam Tarım Bakanı Çavuş’u severim tarım için elinden geleni yapmaya çalışıyor ama Kasapların da sıkıntılarına kulak vermeli.

Hükümetin hep yazdım hayat pahalılığının önüne geçmesi için çareler üretmesi gerekiyor, piyasaların sıkı sıkıya kontrol edilmesi ve denetlenmesi lazım. Belli başlı gıda ürünlerine narh uygulanması ve fiyatların ucuzlatılması lazım. Aksi takdirde vatandaş bu pahalılıkla baş edemez ve Güneye geçebilen geçer topyekûn alışverişini güneyden yapar. Böyle olunca da KKTC maliyesi yerine Güney Kıbrıs maliyesi artıya geçer. Mesele bu kadar basittir.

Hükümetin bir an önce yurttaşın elindeki paranın Kuzeyde kalmasının yolunu bulması lazım. En basit örneği de et ihtiyacının güneyden karşılanması ve Güney Kıbrıs’ın cazibe merkezi olmaktan çıkarılması lazım ki vatandaş güneye kaymasın.

******************

Günün Sözü

"İnsan sevdiği için sever. Aşkın hiçbir gerekçesi yoktur."

Paulo Coelho


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları