Öztürkler: “Kıbrıs Türkü izole edilerek çözüm sağlanamaz..."

Yayın Tarihi: 24/07/26 07:50
okuma süresi: 5 dak.

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler dün konuğumdu. Kravatı çıkardım senin gibi takılacağım bugün dedi gülerek karşılaştığımızda. Yakışmış Hocam dedim ben de gülerek. Ziya hoca ile dostluğumuz çok uzun yıllara dayanır. Her ne kadar devlette ciddi makamlardan görev yapmış olsa da çok yaş farkımız bulunmadığından saygı çerçevesinde senli benli konuşuruz çoğu zaman. Tabii yayında değil. Ziya hoca son derece güler yüzlü, espritüel şakacı bir mizah anlayışı vardır. Yayın öncesi de yayında da yayın sonrasında da gerilmezsiniz. Komutan evladı olmasından olsa gerek Milliyetçidir ama asla bir faşist değil. KKTC Devletine ve Türkiye Cumhuriyeti’ne, Türk halkına Türk ordusuna düşkündür çok iyi bilirim.

20 Temmuz Barış Harekâtı kutlamalarından başladık programa. Resepsiyonuna bende katılmıştım. Son derece kalabalık olmasının yanı sıra üst düzey gerek Türkiye gerekse KKTC olsun protokol ordaydı ama bir fark vardı dikkatimi çeken; “vatandaş yani halk” da ordaydı. Ben resepsiyonları pek sevmem mümkün mertebe de gitmekten kaçarım ama Meclis Başkanlığının resepsiyonunda vatandaşın ilgisi görmeye değerdi.

Anlaşılan Ziya Hoca halk tarafından gerçekten seviliyor. Nerden anlıyorum sevildiğini onu da söyleyeyim; ne zaman kendisini konuk alsam ki 40-50 günde bir davet ederim çok sık konuk aldığım biri de değil bu arada, yoğun izleyici katılıma şahit olurum. Örneğin dünkü programda yüze yakın mesaj vardır. Hem de öyle sahte hesap falan da değil, tebrik edenlerin yanı sıra çok da soru geldi hocaya yönelik olarak.

Malum benim programlarım ağırlıklı olarak siyasidir. Birçok bakanın almadığı izlenme sayısına ve mesaj yoğunluğuna tanık oluyorum Ziya hocayı konuk aldığımda.

Kıbrıs konusunda, Kıbrıs Türk halkı hassasiyeti ile Türkiye Devletinin çıkarlarına dikkat çekti. Kıbrıs Türkünün ve Türkiye’nin olur demediği hiçbir anlaşmanın olmasının mümkün olmadığını uzun uzun anlattı. Rum yönetiminin uzlaşmaz tutumunu ve hiçbir şekilde Kıbrıslı Türklerin Rum Yönetimince eşit egemen görülmediğini, Türk askerinin gitmesini istediklerini ve garantörlüklerin kalkmasını istediklerini ifade ederek bunun hiçbir zaman ve hiçbir koşulda söz konusu olamayacağını anlattı.

Katılmamak elde değil. Hararetli şekilde çözüm isteyen bir gazeteci olarak ben de Ziya Hoca ile aynı görüşteyim. Bir çözüm olacaksa Türk askeri, Garantörlükler kesinlikle korunmalı. Bunlardan asla taviz veremeyiz aksi takdirde sonumuz olur. Bunu herkes iyi idrak etmesi lazım.

Tüm bunları konuştuktan sonra seçimlere de konuyu getirdim. Son derece rahat cevaplar verdi; “Hiç kimse UBP’nin düşük vekil çıkaracağı yanılgısına kapılmasın. Her geçen gün UBP toplum nezdinde grafiğini yükseltmektedir. UBP birinci parti çıkarsa hiç kimse şaşırmasın. Biz Parti olarak Meclis açık olduğu sürece yasa yapmakla meşguldük. Çok ciddi yasalarda yapıldı ama şimdi sahadayız ve halkımızla çok daha etkin şekilde görüşüyoruz saha öyle hiç de birilerinin anlattığı gibi kötü değil UBP açısından. Vatandaş UBP’nin farkını ve halkın menfaatlerini savunan, sahiplenen tek parti olduğunu çok iyi biliyor. Birinci çıkacak ve hükümeti yine biz kuracağız” dedi ve uzun uzun anlattı neler yaptıklarını parti olarak.

Evet son bir haftadır bende yazılarımda UBP’nin Başbakan Ünal Üstel’in doğru stratejileriyle hızla yükseldiğini ve birinci parti olarak seçimleri göğüsleyebileceğini yazıyorum. Bazı çevreler bundan rahatsız olabilir yani bu yazdıklarımızdan ama gerçek de böyle.

Herkes şunu iyi anlamalıdır; Ankara Hükümeti ile iyi geçinen her siyasi parti Ankara’nın sonsuz desteğini alır ve iş yapar icraat yapar. Bunu UBP Hükümetinde net olarak görüyoruz. UBP’li Hükümetlerin kurulması da Ankara Hükümetinin öncelikleri arasındadır.

 Evet bunları konuştuk Sn. Başkanla. Ziya hoca son derece temiz dürüst düzgün bir devlet adamıdır. Halk tarafından çok sevilen ve takdir edilen bir siyasetçidir. Seçim sonuçlarında çok ciddi bir oy alacağını da sıkça duyuyorum.

Bunun nedeni ne biliyor musunuz; Hoca hiçbir zaman kibirli ve kendini beğenen biri olmadı. Hep halkla iç içe oldu. O nedenle bu kadar seviliyor ve bu da yayınlara yansıyor.

**********************

Günün Sözü

"Sadece bedenleri, şekilleri, görüntüleri sevenlere ne yazık! Ölüm her şeyi yok edecek. Ruhları sevmeyi deneyin, onlara yeniden kavuşursunuz"

Victor Hugo


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları