Kıbrıs meselesinde yol yokuş dostlar…

Yayın Tarihi: 13/08/26 07:35
okuma süresi: 5 dak.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman dün sabah özel yayınımızda konuğumuzdu. Yaklaşık 1,5 saat süren bir canlı yayın oldu. Cumhurbaşkanı her zamankinden ziyade daha fazla formundaydı. Biz sorduk o uzun uzun anlattı. Evet Cumhurbaşkanı Erhürman Kıbrıs meselesinde bir açık pencere bulmak ya da yaratmak için uğraşıyor ama karşısında işi hep yokuşa süren bir Hristodulidis var bunu anlamış olduk. Açıkçası sohbetin sonunda anladım ki Kıbrıs meselesinden olumlu yönde bir sonuç beklememeliyiz. Yani halk diliyle konuşacak olursak hiçbir şey olmayacak; en azından ben öyle anladım.

Cumhurbaşkanı bizlere uzun uzun Rum tarafının işi yokuşa sürdüğünü ve Türk tarafının önceliklerine veya menfaatlerine uygun bir şey yapmadıklarını anlattı aslında ama Tufan Hoca tüm bu olumsuzlukları anlatırken de “müzakere etmeye devam edeceğiz” dedi. Hocanın sözü bana dönemin Başbakanı Ferdi Sabit Soyer’i hatırlattı. Ferdi bey bana bir keresinde Rumlar çözüm istemiyor diye vazgeçecek değiliz uğraşacağız demişti. Ben bunu gördüm Tufan hoca da. Elbette ki beyhude bir çaba değil Tufan hocanın uğraşısı; hakkını vermek lazım Tufan hoca Kıbrıs meselesinde ilerleme katledebilmek için gerçekten çaba harcıyor ve bunu Türkiye ile birlikte uyum içerisinde yürütüyor.

Ama yazının başına dönecek olursam ben Kıbrıs meselesinde gözle görünür bir ilerleme görmüyorum; evet hareketlilik var yok değil. Örneğin BM Genel Sekreteri Guterres’in Kıbrıs’a gelmesi Kuzeye geçerek sarayda bizim Cumhurbaşkanımızla görüşmesi hatta baş başa 25 dakika görüşmesi bunlar önemli şeyler ve dahası Cumhurbaşkanının metodolojisinin ön şart yanılgısından çıkıp metodoloji olarak BM Genel Sekreteri tarafından Kabul edilmesi kale alınması da son derece önemli gelişmelerdir.

5+1 zirve olacak mı bunu hiçbirimiz bilmiyoruz; diyelim ki oldu ki olma ihtimali liderlerin baş başa yapacakları görüşmelerden sonra belli olacak ki 5+1’in olmama ihtimali üzerinde de duranlar var. Diyelim ki oldu bu zirveden yeni bir müzakere süreci çıkar mı onu da bekleyip göreceğiz.

Dostlarım; karşımızda süt siyah diyen bir Rum liderliği var. Federasyon isterim deyip Üniter devleti savunan bir yapı var, kapı açmayan, mayın temizlemeyen, mülk konusunda sürekli tehditler savunan bir Hristodulidis var. Biz bu adamla bu zihniyetle nasıl müzakere edip nasıl çözüm kapılarını zorlayacağız. Açıkçası ben bu çerçeveden pek de umutlu değilim.

Tufan hoca bir örnek verdi; dedi ki kendinden önceki dönemde Kıbrıs meselesi diye bir gündemi yoktu memleketin, kendi seçilip de göreve geldikten sonra Kıbrıs meselesi önemli gündemlerinden biri haline geldi. Bu farkın görülmesini temenni ediyordu diye düşünüyorum ben. Doğru mudur söylediği evet doğrudur ama bir farkla bir önceki Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’dan daha da ileriye götürülmedi süreç.

Yani biz Tatar’ı bu adam çözüm istemiyor, uğraşmıyor, görüşmüyor diye eleştirdik çok. Ki Tatar da beşli zirvelere katıldı Nikos’la görüşmelerde bulundu. Elbette ki Tufan Hoca daha proaktif bir süreç yürütmeye çalışıyor ama ben dün Tufan hocayı çok dikkatli dinledim. Tatar’ın Rum tarafı ile ilgili düşüncelerini teyit etmiş oldu. Tatar da Rumların uzlaşmaz olduğunu anlattı durdu. Şimdi bunu Tufan Hoca yapıyor ama müzakere etmeye devam edeceğim diyor.

Etmeli mi elbette etmeli. Tufan hoca elbette ki Tatar’dan farklı bir yapıya sahip ve şu an ki konjektür Tatar’ın döneminden daha pozitif olabilir eğer Rum liderliği çam devirmezse. Unutmayın Erhürman metodolojisini BM’ye Kabul ettirdi. Böyle bir avantaj var elimizde.

Sonuç olarak çok da umutlanacağımız bir durum yok. Evet BM tarafından daha iyi anlaşılıyoruz ve yeni bir müzakere süreci başlatılabilirse sonuca ulaşılamasa bile Kıbrıs Türk tarafı lehine birtakım gelişmeler yaşanabilir. Bu da hem Cumhurbaşkanımızın hem de Türkiye’nin performansına bağlı. Şu an Erhürman, Ankara ile oldukça verimli bir süreç götürüyor. Son derece güçlü bir Dışişleri Bakanı Hakan Fidan var yanımızda, Türkiye’nin AB ülkeleriyle ilişkileri her geçen gün daha iyiye gidiyor. Buna bağlı olarak Kıbrıs meselesinde Rumlar üzerinde gerekli baskılar kurulabilirse bu işin sonucunda bizler karlı çıkabiliriz.

Hayırlısı bakalım. 26 Ağustos da liderler yeniden bir araya gelecekler. Umarım iyi şeyler olur…

*************************

Günün Sözü

Ne kadar kendimi topladıysam da ne kadar irademi koruduysam da boşuna, yüreğim beni bıraktı.

Victor Hugo


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları