Ya yakalanmayanlar…
Köşe yazımı yazmak için bilgisayar başına oturduğumda şöyle bir haber sitelerini tararım; bunu her gün yaparım. Kaçak yakalanmadığı gün yok, uyuşturucu zanlısı yakalanmadığı gün yok, hırsızlık, şiddet ve taciz olmayan gün neredeyse hiç yok. Bakınız şaka değil; her Allah’ın günü bu suçlar bu ülkede işleniyor. Daha geçtiğimiz hafta bir iş insanı şu kadar para vermezsen şu kadar el bombası atacağız diye tehdit edildi. Olay polise gitti ve bir kişi tutuklandı. Bu kadar kolay olmamalı. Adeta çetelerin fink attığı bir ülke haline dönmek üzereyiz. Polise elbette ki çok iş düşüyor. Deniz ve havalimanlarını çok sıkı tutmak lazım. Hem de çok sıkı.
Bu kadar suç nasıl olurda bu ülke de işleniyor. Demek ki devletten ve polisten korkmuyorlar. KKTC orası bir şey olmaz diyorlar. Böyle de bir algısı ve bu memleketin demek ki. Daha bunlar yani her gün sizin haberlerde gördüğünüz polisin başarıp da yakaladığı ya halen gerçekleşen ve yakalanmayanlar.
Nereye varacak bu işin sonu, inanın ki ben de bilmiyorum.
Bu kadar suç, bu kadar rüşvet iddiası için bu memleket bugüne kadar içinden gerçekten çok geçti. Sahte diplomalar konuşurken bir bakıyorsunuz sahte üniversite çıkıyor ortaya. Akıl alır gibi değil. Onlarca hatta yüzlerce kişinin usulsüz diploma elde ettiği iddialarını duyuyoruz. Gerçek mi değil mi bilmiyoruz ama bu iddialar var. Kim araştıracak? YÖDAK. Yanı neresinden tutsanız elinizde kalıyor.
KONTROLLER SIKILAŞTI AMA DEMEK Kİ YETERSİZ
Ne yazık ki bu doğru. KKTC sorma gir hanı oldu. İçişleri Bakanlığı her ne kadar tedbir almış olursa olsun her gün kaçaklar yakalanıyor. Çoğu kaçak da trafik kontrolü sırasında tespit ediliyor. Öğrenci adı altında ülkeye geliyorlar sonra kaçağa düşüyorlar.
Bir kontrol mekanizması yok. Ercan Havalimanı’ndan da geri çevrilenler olduğunun duyuyoruz ancak uygulamalar denetimler sıkılaştırılalı kaç ay oldu. Anlayın siz ne kadar kaçak var ülkede. Gelen girmiş, gelen girmiş ve kaçağa düşmüş. Üniversitelerin hiç sorumluluğu yok. Aldıkları paraya bakıyor üniversiteler. Bir sene iki sene harcını yatırıyor, sonrası rafa kalıyor; öğrenci kisvesi altında gelenler.
HER GÜN UYUŞTURUCU VAKASI VAR
Bir diğer konu da uyuşturucu. Her gün birileri uyuşturucu kullanımından ya da satışından tutuklanıyor, ama her gün. Polis harıl harıl çalışıyor. Bravo polisimize ama gelin görün ki sınır kapıları belli olan bir ülkeye bu kadar uyuşturucu nasıl sokuluyor. Deniz limanları, havalimanı kadar sıkı kontrol ediliyor mu? Daha geçen gün adamın biri silah ve bıçakla Ercan Havalimanı’ndan çıkış yaparken yakalandı. Ülkeye deniz limanından girmiş, sonradan öğrendik. Demek ki deniz sınır kapılarında güvenlik zafiyeti var.
Sonuç olarak dostlar, Kuzey Kıbrıs denizi, güneşi, kumu, yat turizm alanında pazarlanmaya çalışılıyor ama ada turizm cenneti değil, ada tabir yerindeyse suç cenneti olmuş. Suç işleyen kişiler de suç işleme cesareti var. Polis bir yandan kısıtlı sayısına rağmen suç işleyenleri bazen bir, bazen on, yakalıyor ama nereye kadar böyle gidecek? Yazık oluyor bu güzelim ülkeye.
*********************
Günün Sözü
"Annesinden dayak yediği halde, yine 'anne' diye ağlayan bir çocuktur aşk."
Cemal Süreya
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.