Türkiye, yine Analığını gösterdi…

Yayın Tarihi: 21/09/26 07:40
okuma süresi: 5 dak.

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Türkiye Spor Bakanı Bak ülkemizdeydi. Son derece önemli bir ziyaret oldu ve Türkiye Devletinin başta Türkiye Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’ın Kıbrıs Türk halkına ne kadar önem verdiğini, değer verdiğini ve desteklediğini bir kez daha gördük. Bildiğiniz gibi Güzelyurt’a 15 bin tonluk narenciye depolama ünitesinin yapımı vardı o açıldı. 8 bin kişilik yeni stadyumun yapılacağı müjdelendi ve önemlisi Sn. Yılmaz’ın Kıbrıs Türk halkı için onlar bir kapı kapatırsa biz 10 kapı açarız sözleriydi.

Elbette ki Hükümetin bu yatırımların yapılması için ortaya koyduğu ciddi bir irade var. parmağımızın arkasına saklanmaya gerek yok ; Ankara Hükümeti UBP Başkanlığındaki bir hükümete sınırsız yardım ve destek veriyor. Yapılan yollardan tutun da hastanelere, okullara ve daha birçok şeye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çok ciddi yardımları söz konusudur.

Bunların bu denli hızlı ve yoğun yapılmasının arkasında yatan imza Başbakan Ünal Üstel’e aittir. Bildiğiniz gibi Başbakan Üstel’in, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’la çok sıkı bir dostluğu var ve Başbakan hangi projeyle giderse gitsin hemen destek görüyor. Normal şartlar altında borçlanmazsanız maaş ödeyemezsiniz, Merkez Bankasının Türkiye bankalarına tamamdır krediyi verin demese hiçbir hükümet bir gün bile dayanamaz. Bu devranın dönmesi hem Sn. Üstel ile Sn. Erdoğan’ın sıkı dostluklarının bir sonucudur. İsteyen beğensin isteyen beğenmesin gerçek budur.

Eğri oturup doğru konuşalım. Bir zamanlar hatırlıyorum; Geçitköy’deki su pompalayan pompa arızalandı ne yapacağımızı bilemedik. Hemen kazıkçı tankerciler peyda oldu. Eğer deponuzda su yoksa her ne kadar isterlerse verip almak zorundasınız. Asrın projesi denildiğinde canımız sıkılıyor hatta gıcık oluyoruz ama gerçek budur. Türkiye’den gelen su asrın projesidir. Belki yönetimi bizde değil ama milyonlarca küp su gelip gölette dökülüyor ve dağıtılıyor tüm KKTC’ye. Su ne kadar önemli ve ada ülkelerinin hatta bizim gibi çöl sıcaklarına maruz kalan ülkelerin en büyük sıkıntısıdır su meselesi. Bakın Türkiye’den geliyor ve rahatız. Sadece sırf bunun için bile Türkiye’ye ne kadar teşekkür etsek azdır. Yönetimi bizde olsun, Allah aşkına biz neyi yönetebildik ki suyu da yöneteceğiz.

Biliyorum bazılarının canı sıkılıyor buna ama gerçek değildir de nedir bu yazdığım. Koskoca KTHY’yi batırmadık mı? KIB-TEK istediğimiz yerde mi yoksa soranlar içinde mi? Narenciye olması gereken yerde mi? Hayvancılık, üretim olması gereken yerde mi? Hiçbiri değil. İşte bu nedenle neyi başarıyla yönettik de suyu da yöneteceğiz diyorum. Bu örnekleri verdim ki yazıyı okurken kızacak okurlarımız içinde bulunduğumuz durumu daha iyi anlasınlar.

Biz sövdükçe Türkiye hep daha fazla verdi. Devlet memur dolu, kadrolar şiştik sonra şişti. Gelirlerin çok büyük bir kısmı kamu maaşlarına gidiyor. Hal böyle olunca da yatırım yapamıyor hükümetler. Bu sadece UBP için geçerli değil diğer tüm partiler için geçerli bir sorundur. Bu kadar yol yapılıyor. Şaka mı? Değil. Türkiye’den gelen destekle ülkenin dört bir yanına kilometrelerce yol yapılıyor. Pandemi döneminde bir pandemi hastanesi yapıldı. Ne kadar önemli. Şimdi ise Çocuk acil servisi ve polikliniği olarak kullanılıyor. Girne'ye hastane yapıldı gecikse de bu yıl açılacak. Yıllardır bitmeyen Güzelyurt hastanesi bitirilecek, protokole konmuş. Az mı ve daha birçok şey.

Sonuç olarak hem Türkiye hem KKTC birbirine lazım iki ülkedir. Bu kardeşlik bağının güçlenmesi kaçınılmaz gereklidir. Birileri sövmeye devam edecek ama Türkiye hep KKTC’ye yardım etmeye devam edecek.

***********************

Günün Sözü

"Keşke kendini bırakıp gitse insan. Ama olmuyor"

Can Yücel


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları