NASA'nın Hacerü'l-Esved'i Kıbrıs'a düşmüş!

loading
10 Temmuz, Cuma
£

8.64

7.74

$

6.86

KARANTİNA

Vatan MEHMET
vatan.mehmet@kibrispostasi.com
Vatan MEHMET
A- A A+

NASA’nın Hacerü'l-Esved’i Kıbrıs’a düşmüş!

“The greatest trick the devil ever pulled was to convince the world he didn't exist”

Usual Suspects

Hep “yerler”deki siyaset sıkıcı doğrusu.

Kıbrıs’ın gecesini aydınlatan ışık huzmesinin ada genelinde gündem olmasıyla artık “gökler”den de haber var.

Ani bir iyimserlikle, bu bir işaret olabilir; acaba Kıbrıs’ta çözüm ‘hâresiyle bir melek’ olarak mı iniyor, diyenlerimiz bile olmuştur.

“Bir eğlence kulübü” olarak faaliyetlerini yürüten “Güney Kıbrıs Astronomi Örgütü” konuyu doğrulamış elbet…  Astrofizikçi Chrysanthos Fakas diye biri de geceyi aydınlatan ışık huzmesinin göktaşı olabileceğini söylemiş…

Fezanın hâkimi NASA bu “ucube” bilim adamlarına pabucu bırakır mı hiç!

NASA verilerine göre bir meteor Lübnan ile Kıbrıs arasına düşmüş!  Daha çok “hayır işleri (!)” ile ilgilenen Amerika Meteoroloji Topluluğu da ardından 121 adet göktaşının Kıbrıs semalarında tespit edildiğini açıklamış.

“Atmosferik mercek etkisinin” büyüsü sağ olsun…

Artık birkaç ay evvel –İsrail şaşırtmasıyla- Lefkoşa Taşkent’e düşen bir füze mi patlamış, bir dilek tutulsun diye yıldızlar mı kaymış kim bilir…

Güneşin ve ateşin tanrısı Apollo’nun sözde getirdiği ve bilahare Hollanda Başbakanına hediye edildikten sonra kaya değil “Afrika cinsi bir çürümüş ağaç kavuğu artığı” olduğu anlaşılan ünlü “Ay taşı” hadisesinden beri NASA, havada uçuşan her şeye dikkat ediyor.

Kıbrıs’ta ışık huzmesinin görüldüğü saat ile NASA’nın saati uymuyor.

Bir de “bizde saatler tutmaz pek” anlamında diye de not yazmışlar bilimden çok “sanat” sayfasına benzeyen rengârenk internet sitelerine…

Garipsememeli: Hâlâ Maya’ların bilmem kaç bin yıl önce keşfedip yazdıkları “tutulma haritasını” kullandıklarından olsa gerek bu saat şaşmaları…

** 

Kayan yıldızlar ve füzeler gibi meteorlar da her seferinde belli bir açıya sahipler…

İlginç bir şey bu.

Eğer dünya saatte bin 670 Km hızla bir top gibi kendi etrafında, bu yetmezmiş gibi güneşin etrafında ise saatte 108 bin Km hızla dönüyorsa eğer, meteorlar sadece belli bir açıyla değil “her yöne” düşüyor görünmeli idi.

Yani bu taşları aşağıdan yukarıya, ufka doğru ve diyagonal şekilde yukarıya doğru düştüğünü gözlemlemeliydik.

Üstelik Big Bang’de izah edildiği gibi tüm bu sistem ileriye doğru da muhteşem bir hızla savruluyorsa, tüm bu hareketler gerçekten oluyorsa, bu cisimler nasıl oluyor da böyle bir kozmoloji içerisinde düzenli olarak karşımıza çıkabiliyor?

2060’ta yeniden görebileceğimiz Halley Kuyruklu Yıldızı’na şimdiden selam olsun…

Eğer sabrınız varsa;

NASA’nın official sitesine girip -devamlı ama devamlı- tamirat işleri ile meşgul astronot videolarını dikkatlice izlerseniz; fonda Dünya’nın bir döndüğünü, bir dönmediğini… Bu konuda kararsız olduğunu, hatta sigara kâğıdı gibi bulutlanın da bire bir klonlandığını (copy-paste) rahatlıkla tespit edebilirsiniz.

(Ünlü Redbull atlayışında da tüm alan (dünyanın yarısı kadarı) tepede “Meksika Karasalı” olarak görünür. Ufuk çizgisinde eğim ise tüpün içinde düz, dışında ise balık gözü lenstir)

**

1985 yılından bu yana göklerden dünyaya düşen her şeyin kaydını tuttuğunu iddia eden kamu yönetiminde halkı tetikte tutma dairesi NASA’da hep aynı geyik;

Yakın geçti… Teğet geçti… 

Şöyle oldu, böyle oldu... 413 bin kilometre yakından… Hep küsurat ama hep kesinlik!

Ya da müstakbel meteorit, asteroitler… 

Mısırdaki piramitler kadar olabilirmiş boyutu!

Atom bombasının 15 katı etkide ve sair!

Radikallerin İsa’yı müjdeleyen Beyt-ülLahim zannettikleri Halley kuyruklu Yıldızı’nın spor ayakkabılara logo olduğu günden beri hikaye aynı…

**

“Füze testinden geçilmeyen” diyar hep Kazakistan-Rusya mıntıkası bu -dinozorları yok eden- net meteor görüntüleri…

Amerika’da bir millî park var. Yüz dolara gezilen…

Benzeri birkaç yer daha…

Ama içinde meteordan kalma tek kanıt ve iz olmayan koca bir çukur…

“Su kuyusu bu aslen” diye yazan bilim adamları da var, bunların yer altındaki gaz sıkışmaları ile oluştuğunu söyleyenler de…

Merak etmeyin; hepsi de İsviçreli bilim adamları…

**

Meteorları insanlığa zarar vermemesi için “patlatmak” lazım.

Bunun için de silah lazım.

Üç yöne hareket eden bir gök cisminde yaşamanın bedeli işte!

Amerikan ordusunun “6’ncı kolu” olarak “büyük bir gün” denerek ABD Hava Kuvvetleri “Uzay Savaş Birimi” geçtiğimiz yıl deklare edildi.

Şaka mı sanıyorsunuz!

Bir süre sonra bu göktaşları çok tehlikeli diyecekler, tedbir lazım.

Son blöf de uzaylılar!

Zaten Pentagon, “Roswell tezgâhından” beri inkâr ettiği UFO’ları da kabul etti 2019’da…

Hatta garip bir şekilde askeri pilotları teşvik ediyor ihbar için.

Biliyorsunuz değil mi?

Eski Nazi subayı olarak NASA’da ilk füze çalışmalarına imza atan ünlü mühendis Wernher Von Braun’un itiraf ettiği gibi: İnsanlığa karşı kullanılacak “son kart uzaylılar” olacak!

Bu ilginç mühendisimizin de mezar taşında Tevrat’tan “gök kubbe” ayetleri…

Amerikalıların zamanında “yamyam” zannettiği soğuk savaş konsepti Rus tehdit sona erdi…

İslam da kontrol altına alınmaya devam edilir Orta Doğu’da…

Ronald Reagan’dan beri ABD başkanlarının çoğunun uzaylı tehdidine karşı insanlığı “tek çatı altında birleşme” ülküsüne inandığı biliniyor.

Sonraki nesil için sıra uzaylı tehdidi anlayacağınız…

Olası “sahte istilası” ve buna karşı “silahlanma zaruretine” yavaş yavaş geliriz hepimiz…

İklim değişikliğinde “insan etkisine” inanmak için Amazon ve “en büyük kömür ithalatçısı” Avustralya yangınları yetmedi mi!

Düşman lazım. Silah lazım. Para lazım.

Müjdelenen ABD Uzay Kuvvet Komutanlığı, uzayda faaliyet gösterecek askeri personelin eğitiminden, teçhizatlarının geliştirilmesinden ve icra edilecek görevlerin koordinasyonundan sorumlu olacak.

“İlk komutanı” ise ilginç kariyeriyle General John William Raymond…

**

Yani meteorlar kafamıza düşebilir…

Savunmasız… Sahipsiz… Tesadüfî ve aciz…

Evrende bir toz kadar değersiz ve elbette maksatsız bir “tür” olarak Kıbrıs’ta da başımıza elbette her an bir göktaşı düşebilir!

Gizemli ezoterik sembollere takıntılı, “photoshop-cu” NASA bizi gözetliyor…

____________________________

(*) “Şeytanın asıl numarası yokluğuna inandırmasıdır” -Olağan Şüpheliler-

 

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.