Birikim Özgür’ü 'taksit taksit' hatırlamak

Yayın Tarihi: 22/12/20 10:30
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Bugünlerin ‘para atmosferi’ hepimize dönemin Maliye Bakanı Birikim Özgür’ü hatırlatıyor…

Babasını unutsak da memlekette ilk ve şimdilik ‘son’ olarak kamuya maaşı taksitle ödeyen Birikim Özgür’ü unutmamalı, hatırlamalıyız da…

Kendisine vaktinde ‘bakan olmaması’ gerektiğini bu sütunlarda yazmış, siyaseten mahvolacağını apaçık bir şekilde ifade de etmiştim.

Nafile ama Birikim Özgür’ü dinlese idik bu hallere düşmezdik.

Bu taksitli maaş işlerini bir daha bir ihtimal olarak da konuşmazdık en başta…

**

KKTC’de asıl statüko, gebermesi umulan yatakta 2010’lu yıllarda iki kez itinayla hayata döndürüldü.

İlki UBP’nin tek başına iktidardan dönemin Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu ve Hasan Taçoy ekibi tarafından indirilmesi ile…

İkincisi çok daha ilginç bir şeydi;

2015’te Mehmet Ali Talat tarafından kurulan UBP-CTP koalisyonunun Türkiye’den su ve mali protokol üzerinden statükoyu Sol’da ve Sağ’da, aynı anda tekrar tahkim etmesi ile…

Bu tahkimata direnen dönemin Maliye Bakanı Birikim Özgür’ü dinlemeyenler, şimdi yaşananların sorumlusudur.

Her ne kadar da, 40 yıllık statükoya direnen ve maaşı gecikmeli ödemeyi göze alan Özgür, 2013’deki statüko ittifakının ‘temsili’ sonucu olan Doğuş Derya’ya kurban edilse de…

Bazı çevrelerce sözüm ona Türkiye’nin adamı ilan edilse de;

Ne olursa olsun bulup ödeyeceksin’ dediler ve O’nu babasının kemiklerini sızlatmakla suçladılar…

Ama O, ‘babasının yoldaşlarından’ farklı olarak durduğu yerden zikzak çizmemiş ve babası gibi sonucu ne olursa olsun çizgisini devam ettirmişti.

Evlatlarını yiyen CTP utansın.

**

Birikim Özgür, maaşların bir kısmını iki gün- geç ödedi- diye linç edildi vaktinde ama tam 3 senedir müteahhitlerin parası aylardır gecikmeli ödeniyor…

Belediyelere kaç defa geç gönderilmiş devlet katkısı?

Turizmciler, çiftçiler paralarını alana kadar para zaten pul oluyor.

Bu arada memur aydınlarımız zamlı maaşlarını bir tamam alıyor.

Üstelik Özgür, siyasi çıkar için borçlanarak maaş ödemektense yüksek maaş alanların bir kısmına iki gün geç ödemişti sadece…

Aynı intelegensia ‘boruyu biz tamir ettik’ diye hikâye uyduruyor bugün…

Ne için?

Türkiye’ye ‘fazla naz âşık usandırır, gel şu faturayı da öde’ mesajı vermek için…

Evet, akıllarınca uyarıyorlar Türkiye'yi...

**

Bu kadar yıl ve tecrübeden sonra bu özverinin "taksitçi bakan" diye alay edilerek hatırlanması kırıyor belki O’nu ama ne dediği belli idi Özgür’ün…

Dinleseydik Birikim Özgür’ü;

Bugün pandemiyle mücadelede gün kazanıp, gün harcayan değil…

Yedek akçesi de olan bir devlete sahip olurduk.

Cep harçlığı istiyor diye siyasetçilerimizin aşağılanmadığı güçlü bir topluma belki dönüşürdük.

**

Yılsonu itibariyle ekonomik faaliyetlerden elde edilen kamu gelirlerinde 630 milyonluk sapma olacak…

Gelirler azalmışsa, giderlerin karşılanmasında da güçlükler doğar.

Borçlanma enstrümanı da tüketilmiş halde görünüyor.

Birikim Özgür’ü ‘taksit taksit’ hatırlamak lazım.

Esasen O’nu örnek alıp, kamu gelirlerinin kalitesi nasıl artırılır, gelir kaynakları nasıl sürekli ve kalıcı hale getirilebilir, diye sorgulamamız gerekir.

Bugünlerde yine ‘taksitle maaş’ meselesi bir ihtimal olarak konuşuluyor…

Müşavirin, en üst baremlerden maaş çeken küçük bir azınlığın maaşının bir kısmını 2 gün geç almasından evladır ilkeli, hedef odaklı, planlı bir yönetim…

“Taksitçi bakan” dediğimiz adam siyasi hayatına mal olacağını bile bile bunları dert edinmişti.

Yalan mı söyleyin bana?

Öteki türlüsü kolay: Birikim Özgür, Türkiye’den para isteyip bekleyeceğine, ‘bakanlık’ yapmaya çalışmıştı…

Yeni bakan Dursun Oğuz’un kulağına küpe olsun.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.