Tanrısız ve gerçeksiz yeni bir yıl: 2021

Yayın Tarihi: 28/12/20 10:02
okuma süresi: 3 dak.
A- A A+

“Tanrının ortadan kaybolup gitmesi bizi gerçeklikle karşı karşıya bırakmıştır. Peki ya sözde gerçeklik de ortadan kaybolursa o zaman ne yapacağız?”

Jean Baudrillard, Şeytana Satılan Ruh ya da Kötülüğün Egemenliği

 

2020 hepimiz için muhakkak “berbat” geçmiştir.

Bu işte müttefikiz.

Tapusu için devlete;

Mahsulü için yağmura;

Taraftarı olduğu takım namına hakeme;

Ölüm karşısında Azrail’e,

Patronuna ses edemediğinde etrafta ilk bulduğuna “biz” çatanlar için başka türlüsü zaten nasıl olabilir!

**

Alınacak pek çok “sevgi” dolu ders olabileceği halde;

Sayısız “lüzumsuz” işten kurtulmamıza rağmen bencil bireysel hayatımız için muhakkak berbat bir yıl oldu.

Acaba insanlık için durum nedir?

Dünya adına durum nedir?

Yani biz insanlık?

Yani biz içinde yaşadığımız dünya…

Hiçbir şey ifade etmiyor bu kelimeler…

Daha önce de etmiyordu;

“insanlık”… “Dünya”…

Öylesine kelimeler…

Edat ya da özneye muhtaç…

Adeta muhayyel.

İçi boş…

Bomboş…

Oysa “ekonomi” öyle mi?

Değil...

**

Zannedildiği gibi şahsi hayatımız gibi midir insanlık? 

Bunu bilemeyecek kadar “akılsız “olduğumuz muhakkak.

Çünkü “gönüllü köle” yetişmiş karakterimiz, enformasyon bombardımanı altında pek çok parantezi, ipucunu kaçırıyor.

Üstelik “yanlış” bir ipin ucunu da kovalamak var!

Baudrillard’ın dediği gibi, en kötü olan şey kanserde metastaz, politikada fanatizm, biyoloji alanında zehirlilik ve enformasyon alanında dedikodudur.

**

“Güdülü” meşguliyetler altında eziliyoruz.

Mağduriyette mazeretli olunca da işler böyle kolayından “dönüyor” zaten. .

Aslında olup biteni tam olarak göremiyoruz.

Bazen yattığımızda düğümlenen boğazımıza takılan o soruların üzerine gitmiyoruz.

Dünya içinde şu insanlığın hali nedir?

Nedir bu 2020’de başımıza gelen…

‘Sezeriz’ belki ama O’na da güvenemeyiz, diyerek geçiştiriyoruz en çok…

Şanslı isek beyazlayan saçlar içinde;

“Haberlere”, “gelişmelerin nakledildiği bültenlere” muhtaç ve fakat  bilginin kendisinden de kaynağından da yoksun, çaresiz, sefil bir dünya hayatı içinde ölmeyi bekliyoruz.

‘Ayarlanmışız’.

**

2020 yılının dünya için nasıl geçtiğini doğrusu bilemeyiz…

“Kendimiz” için de nasıl geçtiğini bilemeyiz.

Bildiğimizi zannetmek için bile en azından bir süre daha “aptalca” yaşamamız gerekecek…

2021’in “iyi geçmesini” dileyip 2020’ye sövmeye devam ederek tabi ki…

Sars-Cov2 tatbikatı ikinci faslı ile 2021’in tümünü, tamamını kuşatacak.

Yani ‘kötülüğün egemenlik teşebbüsü altında’ asıl soruların üzerine gitmek için bir fırsat daha!

Kimsenin tasvirine gerek yok;

Velhasıl “çocuklarımız için yaşadığımızı” hala ısrarla iddia ettiğimiz dünyanın ve insanlığın hali bu…

Yani maksadı neticesine matuf bir dünya ve insan.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.