UBP-Türkiye ilişkileri: Batık Maliyet Yanılgısı

Yayın Tarihi: 08/01/21 08:20
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Batık Maliyet Yanılgısı (Sunk Cost Fallacy) denen bir fenomen var.

Hepimiz kendimize göre emek verdiğimiz işe devam etme eğilimi gösteriyormuşuz, çünkü boşa gitse bile yatırımlarımıza sahip çıkmayı arzuluyormuşuz.

Ötesi de varmış bu ahvalin;

Batık maliyetten “utanmadan” ödül de bekleyebiliyormuşuz.

Ölüm karşısında “faniliği kabul etmeme” meselesi de bazılarına göre buna, “Batık Maliyet yanılgısına” dayanıyor.

Lafı ontolojik bağlamında dağıtmayalım;

Batık Maliyet Yanılgısı, insan ve toplumların geçmişte harcadıkları zaman, emek veya yatırdıkları para sebebiyle, yanlış bir yatırımı veya davranışı sürdürmekte ısrarcı olmaları durumudur…

Bu sıklıkla ifade edilen “akıl tutulmasından” farklıdır.

Zararın daha başındayken, zarardan dönme şansını kaçırdığınız anlarda ‘battı balık yan gider’ anlayışıyla davranışlarımızı devam ettirme, kararlardan geri adım atmama halidir batık maliyet yanılgısı…

“Kıyamamak” ya da “pişman olmak” gibi kelimelerin anlattığı mananın ardından alınan kararların sonucu…

Bir projenin veya istikbale dönük bir tercihin kararı verilirken dikkate alınmaması gereken, geçmişe ait maliyetler…

Lügatindeki örneğine göre “Efendim, vaktiyle bu proje için o kadar para harcadık, yatırımlar yaptık; artık vazgeçmemiz mümkün değildir” örneğinde olduğu gibi…

**

Başarısız insanların ve toplumların içine düştüğü bir bataklıktır Batık Maliyet Yanılgısı ve açıkça politik alanda “statükonun devamını” anlatır.

Yani “En iyi seçenek olarak” öylece bırakmak…

Ya da “ısrarla devam” demek.

**

Tam da bugünlerde müşahede etmeye devam ettiğimiz şeydir bu algının sarmalı siyasi manzarada…

İki taraf da, Türkiye ve KKTC Batık Maliyet Algısı ile 74’ten bugüne gelmiştir.

Ekonomik ve özellikle siyasi ilişkiler anlamında 90’lardan bugüne…

Batık Maliyet Yanılgısı, bizde tam da Türkiye-KKTC ilişkileri düzleminde bir mesele olmakla birlikte;

Cumhurbaşkanlığı seçimleri, yani Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi/ seçtirilmesi sonrası ülke siyaseti tam anlamıyla “battı balık yan gider” vitesi ile yaşam mücadelesi veriyor…

Bu nedenle öteden beri kurtuluşun “erken seçim” olduğunu ifade etmiş, zorla, illa “ne olursa olsun seçimsiz UBP iktidarı” anlayışının hepimizi zora sokacağını anlatmıştık.

Erken seçimden kaçanlar, zinhar olmaz diyenler şimdi batık maliyet yanılgısı ile toplumu sürüklemektedir.

**

Siyasi manzarada gördüğümüz şeyler, Türkiye-KKTC ilişkilerinin son dönemde aldığı “başka çare yok efendim” yanılgısına dayanıyor…

Bu yanılgıyı -UBP ile Türkiye muhatapları- karşılıklı birbirlerini besleyerek yürütüyor maalesef…

Bu bedeli seçime gittiğimiz güne kadar ödemeye devam edeceğiz…

**

Ayrıca yaptığımız hataların sonucu Annan Planı gibi bir karar da anında ortaya çıkabilir…

Bu, fiilen federasyondan farksız olan “iki devletlilik” işinin de sonu, anahtarı Rumlara değilse de Rumların ve Yunanlıların etkin olduğu ve belli ki daha da olacağı AB’ye teslimle sonuçlanırsa da şaşmamak lazım.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.