Bir hâtıra: Ersin Tatar ‘açıktan yazmaya’ devam etmeli...

Yayın Tarihi: 26/01/21 10:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Şimdi sosyal medya paylaşımları ve özellikle bazı basın yayın mensuplarına kızgın Twitter yanıtları ile eleştirilip ‘beğenilmeyen’ Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ‘sonradan’ böyle olmadı.

Yani O’nun ‘havaya’ girdiğini ima edenler bence yanılıyorlar.

Çok samimiyim, hatta O’na haksızlık da ediyorlar.

Basit bir hatıram var buna ilişkin...

**

10 yıl oluyor: Merhum Dr. Doğan Harman’la çalışırken sanırım ilk kez maliye bakanı olmuştu Ersin Tatar

Biz ‘kolları’ olarak çok uyarmıştık merhumu ‘yapma, etme’ diye…

Ama bir gün Ersin Tatar’ı manşete o ünlü gazete ‘tokadı’ ile “ters” basmıştı Doğan Harman

‘Kıdemli Başbakanımız’ Ferdi Sabit Soyer -bunun anlamını herkesten daha çok bilir- ters basılmak bir anlamda ‘şeytan çarpılması’ demekti.

Ters basılan hayr etmezdi.

O’nunla siyasileri ‘kafa aşağı’ kapağa “ters basmanın” keyfi bizim için şahane olsa da yetmemişti…

Her gün köşesinden de didişiyordu Tatar’la.

Ben de bu köşelerin ‘perforesini’ keyifle okuyordum.

Maziden bir dergi işi başta olmak üzere Hüseyin Macit Yusuf’la olduğu gibi ticari teşebbüsleri de vardı merhumun Tatar’la geçmişte…

Nitekim Aydınlık Dergisi ile eş zamanlı “Talat’ın Erdoğan’la telefon ses kaydını” da o dönem bu ilişkiler çemberi içinde “biz” yayımlayacaktık.

Yani dostluklar derindi.

Neyse..

**

Bir gün gazeteye ansızın ‘resen vergi’ geldi.

Yani ‘ben öyle uygun gördüm, öde’ vergisi…

Doğan Harman daha da kızdı…

Bu kez birkaç seride Ersin Tatar’ı büyük bir tarantula örümceği olarak resmetmiştik kapakta…

Tatar, örümceğin kafası idi.

Hatta bu “örümcek kafalı” Tatar’ı da “ters basmıştık manşete…

Daha dün DAÜ’lü tasarımcılara kızgınlığı ve mahkemeleşmesi ile başlamadı yani bu işler…

Şimdi Ersin Tatar da belki de hüzünle hatırlıyordur: bu örümcek işi de birkaç seri dönmüştü.

Şener Levent de hafızam beni yanıltmıyorsa bu tartışmada köşesinden topa girmişti.

O da Moskova’dan eski dostlardan sayılırdı ama Doğan Harman bunu pek umursamazdı.

**

O zamanlar medyada, memleketin tefecilerini “köpek balığı” şeklinde resmedip manşete de “köpek!” diye başlık atıp mahkemelere merhumla haftada iki günn gitmeye alışıktım.

Allah rahmet eylesin, zaten bir mahkeme dönüşü kalp krizi geçirmişti.

Velhasıl Ersin Tatar, küplere binmişti.

Dr. Derviş Eroğlu’nu da araya sokmuştuk ama sanırım bu öfkesine engel olamamıştık.

Re’sen vergi ödenecekti!

Hafızam beni yanıltmıyorsa sanırım işler baya karışmış ve bize ‘hükümeti düşürüp bu vergi işinden kurtulmak’ dışında çare kalmamıştı

Yaptık da!

Elbette Sayın Tatar için hikâye muhakkak başka türlüdür ama velhasıl konu bir şekilde kapandı.

Öfkeler dindi.

Sağlar selamet, ölenlere rahmet.

**

Ersin Tatar, iç dünyasında biraz Mehmet Ali Talat’a benzer.

Kendisine yapılanı unutmaz yani!

Talat’tan farkı, muhakkak bir karşı hamle yapar.

Elinde ‘ne varsa’ artık.

Şimdi sosyal medya var işte…

Ne güzel!

Re’sen vergiden daha mı kötü!

Hep böyle idi Sayın Tatar.

Tabiatı bu.

Üstelik önceki Cumhurbaşkanları gibi saraya kapanıp, ‘önemli işler yapıyorum’ gizliği havasından da iyidir.

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde olduğu gibi ya da ‘arka kapılardan’ gazetecileri ve Twetlerini sorgulayacağına, hatta çalışma arkadaşlarının baskısı ile dolaylı “baskı yapacağına” böyle ortadan yazıversin…

Biz, ‘biz bize’ bir ülke ve toplum değil miyiz?

Sokakta ne isek sosyal medyada da oyuz.

Bence öyle de olunmalı.

Ciddiyet, makam, mevki işlerine fazla takılınmamalı.

Ersin Tatar bu şekilde devam etmeli

Abartmayalım: Hepimiz ‘hepimizi’ seviyoruz özünde…

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.