Kozada yaşayıp, kapanmak

Yayın Tarihi: 29/01/21 09:30
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Biraz ‘geriden’ geliyoruz.

Oldukça…

Kapanalım’ diyoruz ama aslında ‘kozamızda’ yaşıyoruz.

Kapanıp ‘kozada’ kaldıkça değişen bir şey olmayacak.

Değil dünya, komşumuz Güney Kıbrıs’tan dahi pek haberimiz yok.

Tartışmalardan, yankılarından…

Üzgünüm ama sanki hiçbir şeyden.

**

Sanırım bunun suçlusu biraz da biziz.

Medya olarak ‘dünyayı’ pek umursamıyoruz.

Siyaseti takip eden medya da bu yaşadığımız kozayı örmeye devam ediyor.

Bu da yeniden dönüyor siyasetin diline yansıyor.

“Kaostan” bahseden ve medyayı ‘referans’ gösteren siyasetin diline

Bunu sık sık ana muhalefet partisi lideri dillendiriyor mesela…

İki de bir başkaları da…

Pandemi sürecine ilişkin memleketteki durumu basında sık sık yer alan ve her haberin spotuna nakış gibi işlenen “kaos” kelimesinden anlayabilirsiniz, deniyor.

Bir yerden bahsediyorlar KKTC’de yaşananlar diye, zannedersiniz sadece biz yaşıyoruz.

Bizim başımıza geliyor…

**

Kaos: Bu tespit doğru.

Fakat işte bu “kozada” yaşamak dediğimiz çelişkiler de buradan çıkıyor.

Kaosun olmadığı bir yer yok.

Dünyada sallanmayan hükümet de yok.

Bizde yeni başlayan tartışmaları, eleştirileri Türkiye ve dünya bitirdi ve başka bir aşamaya geçti.

Pandemi sürecinin nasıl yönetileceği ya da yönetildiği her gün ve an her parlamento ve Sağlık Bakanlıklarında bir kaos olarak ‘çelişkileri ve bedelleri’ ile tüm dünyada devam ediyor

Devamlı kararlar değişiyor ve aşılar süreci ile birlikte “aşı konusunda” da bizim henüz yüzleşmediğimiz başka problemler her yerde…

Her hafta yeni bir boyutu ile sürüyor

Şimdiden söylesek ‘takan’ olmayacak ama onlar da önümüze gelecek ve biz kendi kendimize “şok” olacağız yine kozamızda…

**

Biz şükür ki o denli “gerideyiz” ki dünyada millet sokaklara çoktan çıkıp “yönetim çelişkileri ve kaosu” bir başka aşamada yaşıyor ve ortalığı pek çok yerde adeta yerle bir ediyor.

Biz bunları görmediğimiz gibi tüm bunların neden yaşandığını da bilmiyoruz.

Virüs gibi kendimizden ‘uzak’ bir âlemde tahayyül ediyoruz çoğu şeyi… 

100’den fazla Kıbrıslı Türk’ün öldüğü, bu denli ilişkiler içindeyiz ama İngiltere’de yaşanan, darma duman sürecin ana başlıklarından bile bihaberiz.

**

Millet her şeyi bilmeyebilir ama âkil geçinenler, siyasette sözü olanlar, doğrudan vekil olanlar bu kadar “kasabalı” olabilir mi acaba diye şaşırdıkça şaşırıyorum…

Hiç mi bakınmıyorlar dünyada süren tartışmalara acaba? 

Hiç mi dünya basınına göz atmazlar.

Onlarda mı artık sadece sosyal medya videoları ile yetiniyor!

**

Pandemi sürecinde “geriden” gelmek, dünyanın “dışında “olmak, adeta terk edilmiş bir “yıldızda” yaşamak güzel ama kafamızın içinde bir “kozada” olmak bize daha çok zarar verecek gibi görünüyor…

Aksilik şu ki bu kozadan bir kelebek çıkacağı da yok!

Üzülebildiğim kısmı bu.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.