Kıbrıs işlerinden sorumlu yeni müsteşar Sedat Peker

Yayın Tarihi: 22/10/21 09:30
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Sonunda biz de Sedat Peker’in ‘eline’ düştük.

Aslında en başında düşmüştük.

İlk duyuruda Kıbrıs’ı anmıştı Peker…

Doğrudan da “yaşayan” sadece iki ismi ağzına aldı günümüzden.

Ağır bir kinle KKTC’yi buna bıraktılar” diyerek Halil Falyalı.

Ve “hadi hayırlısı, dilerim sen de…” temennileri eşliğinde “Ersin Tatar.”

**

Yakın tarihin en vahim, en elim cinayetlerinden olan, kanı hala vicdanlarda akan Kutlu Adalı'nın katli konusunda "azmettiricileri" de açıklamıştı Peker ‘önce bana yaptırmak istediler, kardeşimi gönderdim’ diyerek…

Dehşete düştük ve sustuk.

Elbette Türkiye’yi mahkûm etmemiz beklenmezdi bu konuda.

Neticede ‘ağanın’ üstüne gül koklanmazdı.

Sonra unuttuk.

Şeklen yine bir komite kurduk mecliste ve artık ‘inanmadığımız’ için takip etmekten de vazgeçtik.

**

Bu sütunda Peker’e bir basın ödülü çekelim, onure edelim “başımızı yakacak, bu iş bitmez” dedik.

Dalga sandınız.

Peker vakası, aslında KKTC’de siyaset kurumunun küçümsediği bir olay oldu.

Sedat Peker takip etmiyorsunuz ama kendisini küçümseyenleri düzenli olarak mahvetmeye devam etmektedir.

Hikâye değil: Peker nedeniyle görevden alınan kaç kişi var biliyor musunuz Türkiye’de?

Var bunun dizini…

**

Tesfiye ve tasfiyeci Peker, “… çok güçlendi” diye andığı Falyalı’dan muhtemelen gasp ile devraldığını iddia ettiği “kaset mirası” ile şimdi fiilen Kıbrıs’ta siyaseti dizayn ettiğini zannedip her attığı adımda mahvedenlerden daha güçlü ve etkili artık…

Peker, önceki gün yaptığı Kıbrıs duyurusu ile KKTC’de siyaseti ben dizayn ederim demiş oluyor.

Ne fark eder zaten benzer usullerle olmuyor muydu: Neticede cüzdan da belin altında duran bir şey...

Mafyanın silahı da...

Yani herşey belden aşağı... 

'Kayıt dışılığın' geldiği ve geleceği son yer. 

Bu vahim duruma gelinmesinin son dönemde bardagı taşıran pek çok sebebi var.

Ama bunların en başında gelen “Ersin Tatar’ı Cumhurbaşkanı seçtirterek KKTC’de her sorunu çözeriz” zannına dayanıyor.

Büyük bir hata…

**

Yerli milli kisve altında ‘İki devlet’ diyerek her türlü pis işin içinden “gelen” ya da “giren”  sağ siyaset, şimdi KKTC’de büyük bir çukurun içinde…

Doğrusu o bataklıktaydı zaten de tüyü dikildi.

Biz hayrına hep söylüyoruz: Siyasete olan güvensizliğin yegâne sorumlusudur UBP… 

UBP ne denli UBP’lilerin?

Bu soru ile başlamadıkça olmaz.

UBP, hırsızların, işsizlerin, lobicilerin, yerlı ve deniz aşırı komisyoncuların ve elbette mafyatik tiplerin partisi olmamalıdır.

Kurultay süreci ardından yeni genel başkan en evvel bu işe bakmalıdır…

Yok, eğer yeni genel başkan da “uluslararası pis trafiği rahatlatma” misyonu ile "bu olmadı madem, asıl favori gelsin" denerek güdülürse işte o zaman yandık!

Eğer devleti Taliban kadar tanımış-bilmişlerden değilseniz, yani sığ iç dünyanızda terlik ve motosikletle gezmiyorsanız eger, velhasıl aklınız başınızda ise “irin kusan” Paker’in ‘bulunmaz nimet’ olduğunu bilirsiniz…

Aksi duygular içinde olan “kendini” düşünüyordur.

Milleti değil…

Devleti hiç değil…

Uluslararası medyaya da düşecek günlerimiz yakındır.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.