Tufan Erhürman nereye koşuyor?

Yayın Tarihi: 09/09/22 09:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Genel Başkanlığa gelmeden evvel, 2016’da tüzük kurultayında CTP'ye biçtiği yeni misyonu, romantik şair Turgut Uyar'ın "Göğe Bakma Durağı" adlı şiiri ile tasvir etmişti Tufan Erhürman

"Durma kendini hatırlat; durma göğe bakalım…" diyordu ‘İkinci Yeni’ Turgut Uyar…

Erhürman, 2014 yılındaki Anayasa Referandumundaki romantik hüsrân ile melankolisi, 4’lü hükümet döneminde yaptığı başbakanlık tecrübesi içinde “savunma bütçesi” kesilip, O’nu Mavi Vatan’a tehdit konsepti içine yerleştirecek aferist Türkiye siyasetinin temsilcileri sayesinde “gerçekle” tanışacaktı…

Bu sahte gerçekten “ürkmesi” bizi daima üzmüştür…

**

CTP’nin kendi içinde “hesaplaşacak” değil, siyaset üretecek “kişiliklere” ihtiyacı var.

Erhürman, bir an evvel partiyi “çocuklardan” temizlemeli…

Partiyi, bu çocukların “babalarının eskimiş fikirlerinden” uzaklaştıracak bir yöne çevirmeli...

Parti Meclisi'ne aday olup, “seçilememe” ihtimali ve bunun yaratacağı sirkülasyonu son anda adaylığını geri çekerek gösteren Ahmet Derya’nın son kurultayda hala daha konuşma yapıyor olması;

üstelik de hedef olarak “hiçbir işe yaramayan” Türkiye ile imzalanan içerik olarak mahiyeti artık hiç hükmünde olan mali protokolleri hedefe koyması ise “politikasızlığın” göstergesi...

Erhürman, gökten yere inmişken eskimiş ve zehirli fikirlerden partiyi kurtarmalı.

**

Evet, yere inmişken diyoruz.

Çünkü Tufan Erhürman yeryüzüne iniyor…

Mustafa Akıncı gibi de cumhurbaşkanı olacak ama eğer O’nun gibi “bitirmek” istemiyorsa ve yine O’nun gibi arkasında nazının geçmediği bir parti bırakmak istemiyorsa, bize “HAK” değil “KULAK” vermeli…

CTP’de Türkiye'ye yakın olanlar cezalandırılmaya devam ederse bir yere varmak mümkün değil.

**

Tufan Erhürman’ın “yeniden genel başkanlığını” iki sebepten kutluyoruz;

Bir;

Göğe bakmaktan bahsetmediği için…

İki;

“Yol ve yön” arayışı içindeki söylemleri ve açık göndermeleri ile “bir liman” arayışı içinde olması nedeniyle…

**

Hava, Erhürman’nın romantik ve şiir kokulu siyasetten, gerçekçi-realist ve hatta “acı siyasete” geldiğini gösteriyor.

Erhürman’ın Türkiye ile ilişkiler dâhil ve başta olmak üzere, bazı konularda daha “gerçeğe” uygun söylemlerde bulunması lazım.

KIB-TEK’in soyulmasına itirazını anlıyoruz ama soyanların “taraflarını” da ortaya koyması lazım…

Erhürman’a söylem cesareti lazım.

Bunların dile getirilmesi, Türkiye'ye “karşıtlık” değil, aksine “gerçek dost” olduğunun göstergesi olarak asıl kayda girecektir.

**

Yeniden Genel Başkan Tufan Erhürman’ın;

Takım çalışması konusunda daha aktif olması, dinamik bir ekip kurması, parti içindeki ağır karar mekanizması sorununu da aşması gerekir...

Dış ilişkileri daha etkin çalıştırması ve uzmanlık alanlarına göre birden çok dış ilişkiler uzmanını MYK’da görevlendirmesi gerekir.

Ekonomide artık durum tespiti değil; reçete ortaya koyması, her alanda parti içinde komiteler kurması gerekir.

Gölge kabine kurması ve bunu da açık açık deklere etmesi gerekir...

Kurultayda partide gençleşme, gençlerin önünü açma gibi vurgular yapılırken Lefkoşa İlçe’de son anda “bıçak sırtında” olup bitenlerin de bilindiğini bilmesi gerekir…

**

İlk seçildiği kongrede, ‘Üç vakte kadar’ başbakan olup, 5 vakte kadar da cumhurbaşkanı olabilir, demiştik.

Erhürman, daha az "göğe" bakıp ayakları sağlam yere basarsa, Akıncı’nın yapamadığını yapıp Kıbrıslı Türklerin lideri de olabilir.

Hem de ‘uzun’ vadeli…

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.