Talat'tan yeni CTP'ye tavsiyeler…

loading
6 Temmuz, Pazartesi
£

8.59

7.78

$

6.86

KUTAY'IN NOTLARI

Levent KUTAY
levent.kutay@kibrispostasi.com
Levent KUTAY
A- A A+

Talat'tan yeni CTP'ye tavsiyeler…

Aslında tavsiyeden öte uyarıları var eski CTP lideri ve 2. Cumhurbaşkanı Talat'ın yeni yönetime…

CTP'nin üst yönetim şekillenmesinde bir sorun görmüyor, sorun çıkacağını düşünmüyor… "Ama'sı" var…

Cenevre öncesi mutlaka görüşlerini almalıyım diye düşündüğüm isimlerden birisi idi Sn. Başkan ama özellikle CTP'de ve Barbaros Şansal odaklı son gelişmeleri de sormamak olmazdı…

Sayın Başkan, içtenlikle yanıtlar verdi…

Evet Kıbrıs konusunu konuşmak istiyordu ama iç konulardaki heyecanı farklıydı…

Cenevre ile başlayalım… Ne bekliyor? "Siz de umutsuz musunuz?" diye hafif provakatif bir soru soruyorum…

Bu süreçlerden çok geçmiş, tecrübeli isim, "Hayır! İhtiyatlıyım" diyor; kuşku ve endişelerini saklamıyor…

Talat'a göre, özellikle Rum tarafındaki 'hayırcılar'ın gürültüsü, Rum lider Anastasiadis'i olumsuz yönde etkileyebilir ve bu da süreci sonuçsuz bırakabilir.

Talat, "Rum tarafındaki tepkiler, olumluya doğru ilerleyen havayı olumsuzlaştırıyor Cenevre öncesi. Bu, Rum lideri ciddi şekilde etkiliyor" diye konuştu.

Talat, Anastasiadis'in Cenevre'deki zirveye hem Rum lider hem de Kıbrıs Cumhurbaşkanı olarak gideceğim diye yaptığı açıklamayı bu baskılara örnek gösteriyor

2. Cumhurbaşkanı, "Anastasiadis bütün saldırılara bir şey bulmaya çalışıyor, bu bende rahatsızlık yaratıyor, sürecin olumlu sonuçlanacağına dair kuşlular yaratıyor" şeklinde konuştu

Talat, halbuki, uzun dönemdir tanıdığı Anastasiadis'ten her eleştiriye bir kılıf bulma yerine, 'artık yeter' diye tavır beklediğini, bunu görmediğini vurguluyor.

Rum tarafının garanti meselesini de sulandırmaya çalıştığına işaret eden Talat, "Güvenlik Konseyi garantörlüğü olması halinde Kıbrıs Suriye olur" görüşünü yineledi program sırasında…

Hükümetin, sürece karşı açıklamalar yapan bazı isimlerle Cenevre'ye gitmesinin çok yanlış olacağını kaydeden Talat, "Eğer gidilecekse Cumhurbaşkanı ve hükümet oturup birlikte karar vermeliydi" dedi.

Erdoğan'ın zirveye katılacak olmasını da olumlu bir gelişme olarak değerlendiren Talat, karşılıklı esneklik gerektirecek bir ortamda Türkiye ve Yunanistan'ın zirvede hazır olmalarının önemine vurgu yaptı.

Talat, "Cenevre'den nihai sonuç bekliyorum. Türkiye, Yunanistan, İngiltere oradayken, nihai sonuç beklemek lazım. Beni endişelendiren o safhaya gelinip gelinmeyeceğidir. Başlıklar kapansa da kapanmasa da 5'li konferans olacak diye anlaştılar. Ben bunda kuşkuluyum. Eğer, toprak ya da dönüşümlü başkanlıkta ciddi takışma ortaya çıkarsa, uluslararası konferansı toplamanın çok anlamı olmaz. Ha şu olur: Resmen toplanmaz, garantilerin istişaresi biçime dönüşebilir" diye de ekliyor…

Gelelim CTP'ye… Yeni CTP'ye…

İlk konu doğal olarak istifalar…

Sonuçta, CTP'nin simgeleşmiş isimleri söz konusu…

Talat, "Parti yönetimi gerekeni açıkladı. Ben de aynı kanaatteyim. Kimseyi eleştirecek değilim ama yadırgadım. Onlar bizim arkadaşlarımız. Eğer birbirimizi eleştireceksek, bundan sonra eleştireceğiz. İlk duyduğumda inanmadım. Kimse ile konuşmadım. Bana danışsalardı o zaman anlardım. Kararlarını verdiler ve ilan ettiler" dedi.

CTP yönetiminde ise tepede bir sorun görmüyor…

Tufan Erhürman'ın genel başkanlık yapacak kapasiteye sahip olduğunu, Erdoğan Sorakın'ın da genel sekreterliği iyi yürüteceğini düşündüğünü paylaşıyor ama altta sıkıntı olduğunu söylemekten sakınmıyor…

Parti Meclisi ve seçimi kaybeden tecrübeli isimleri harmanlamak gerektiğini şu sözlerle paylaşıyor:

"Tepede sorun yok. Buradaki sıkıntı, diğer görevler ve PM'nin yeni yapısında ortaya çıkan, kadroların siyaseti ne kadar doğru yürütebilecekleri ile ilgili tartışmaları var. Çoğunu tanımıyorum. Ciddi bir siyasi eğitime ihtiyaç var. Siyaseti ideoloji ile uyumlaştıracak çalışmaları yapmak ve ortak dil çıkarmak lazım. Bu konuda parti meclisine girememiş, tecrübeleri isimlerden böyle yararlanılabilir.''

Bu konuyu biraz daha açarsak…

"CTP İdeolojisi ile siyasetini harmanlamalı… CTP imzalarsa yapar, yapamayacağı şeyi imzalamaz. Hükümete geldiğinizde hedeflerinizin tümünü hayata geçiremeyebilirsiniz. Ne kadarını yapabilir ne kadar esneklik gösterebilirsiniz, bütün bunları partinin çalışması lazım, eğitim formatında çalışması lazım. Parti kadrolarının yenilenmesi ve gençleşme ile böyle bir çalışmaya ihtiyacı var. Birikimi olan bazı arkadaşlar PM'ye giremedi. Onların eksikliği böyle tamamlanabilir. Bazılarının dışarıda kalması sıkıntı yaratır. Onlar partinin hafızasıdır, birikimidir. Kolay yetişmezler. Onlardan yararlanarak, bir çalışma yapmak, siyasi eğitimi hızlandırmak lazım."

Tam olarak ifade etmese de parti meclisine giremeyen CTP ile simgeleşmiş birçok isme sırt çevrilmemesi gerektiğini yukarıdaki ifadelerle söyleme ihtiyacı hissetti belli ki Talat…

Talat gibi bir büyüğün görüşlerini dikkate almayacağını düşünmek, sanırım Tufan Erhürman'a haksızlık olur.

Röportajdan iki başlık daha kısaca aktarayım…

KTÖS ajandası…

"Ajandaya kızacaksınız diye, sendikal haklar budanamaz. Bu akıl dışı. Devlet kızmaz, kızarsa devlet olmaz."

Barbaros Şansal'ın sözlerini beğenmediğini, o görüşlere katılmadığını ama suç olarak da görmediğini belirten Talat, "Eğer siyasetçiyseniz, eleştiriyi de göze alacaksınız ama hakareti değil tabii ki" diye ekledi.

Talat, "Şansal gidip geliyordu, Türkiye'de neden tutuklanmadı? Burası bir hukuk devletiyse hukukun gereği yapılmalı. Muhacaret Yasası'nda anavatanına hakaret etti diye sınır dışı yok. Türkiye vatandaşını istiyorsa, hukuka uygunsa elbette vereceğiz. Ama hukuka uygun olacak bu" ifadelerini de kullandı.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.