Suç kibarca İngiliz gazeteciye yığıldı!
5 Şubat günü İngilizce yapılan mülakat 7 Şubat akşamı basına tercüme edilerek servis edildi...
Gündeme gelmesi amacıyla belirlenen başlık seçildi...
Bomba...
Kıbrıs bu haberi 7 Şubat akşamı 10 sıralarında okumaya başladı...
Önce yakın medya paylaştı; sonra tarikat üyeleri paylaşım butonlarını kırdı...
Derken Türkiye'ye sirayet etti...
Önce bir sürü gönüllü Külliye'ye iyi görünelim diye ağzına geleni söyledi...
Sonra Bahçeli, ardından sinirli haliyle Ömer Çelik veryansın etti.....
Akşam saatlerinde Fuat Oktay'ın aklı selim açıklaması “Lütfen bizi seçime malzeme etmeyin” geldi...
Yelkenler dolmuş ya...
Ertesi günü Barış Burcu aynı sertlikte Bahçeli'ye çaktı...
Sosyal medya savaş yerine döndü...
“Tamamdır bu iş”... “Çakar gibi oldu... harika” nidaları yükseldi...
Karşılıklı açıklamalar yapıldı...
Türkiye basınından seçilmiş muhalif kalemler Kıbrıs'ı hatırladı...
Eski Büyükelçimiz 1-2 ay önce gelip görüştüğü dostlarına selam yolladı...
2 gün sonunda, Sayın Akıncı, Barış Hareketı'ndaki gibi yapmadı, bu kez “Sözlerimin arkasındayım” dedi...
Ta ki...
O açıklamaya kadar...
Son 5 yıllık Kıbrıs müzakerelerinin, zirvelerinin tümünde bulunmuş, en son 9 Gün Crans Montana'da yatıp kalkmış, Kıbrıs Türk heyeti ile mesai yapmış, Mevlüt Çavuşoğlu'nun ilginç sözleri kamuoyuna yansıdı...
Diğerlerinden farklı olarak “karakter” vurgusu yaptı Çavuşoğlu...
“Açıklayacaklarım var” diye ekledi...
Terörle işbirliği'nden söz etti...
İşte bu açıklamadan sonra ne olduysa , The Guardian'la yapılan röportajın tam tercümesi ve ses kaydı bir anda bütün basına servis edildi...
“İyi okuyun falan” denildi...
Bizzat Sayın Akıncı, “The Guardian Gazetesi’nden Luke Harding’in sorularına verdiğim ve 6 Şubat 2020 tarihinde ilgili gazetede gazetecinin kendi üslubu içinde ve kısaltılarak yayınlanan, spekülasyon ve saldırılara konu edilen İngilizce mülakatımın ses kaydı ve bire bir tam Türkçe tercümesi” diye açıklamayla bu ses kaydını paylaşma ihtiyacı hissetti...
Bu cümle, sarayın tüm danışmanları tarafından eş zamanlı paylaşıldı...
Yani...
Suçlu...
Kibarca habere kendi yorumunu katan bizim Harding çıktı...
İyi de?
Bu adamı buraya kim çağırdı?
Rusya-Kırım konusunda uzmanlaşmış bizim Luke ile “ ilhak röportajı” zamanımıydı?
Madem bu gazeteci kendi yorumunu yaptı... O zaman neden ilk günden açıklanmadı?
Suriye-İdlib bu haldeyken, orada her gün asker ölürken, Hatay'ı ve Hatay üzerinden Türkiye'nin sınırlarını tartışmaya açmak ne kadar doğrudur?
Altını çizerek söyleyim...
Hakaretleri elbette kabul edemem...
Ama Türkiye'nin zaman zaman sert kaçan sözlerini, bir de bu gözle okumak lazım...
Herhalde hesaplamışsınızdır...
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.