Müzakerecilerin Apartheid tecrübesi

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

Müzakerecilerin Apartheid tecrübesi

Müzakereci Kudret Özersay ile muhatabı Mavroyannis'in Güney Afrika'ya gidip birtakım toplantılara katılacak olmasının, son derece önemli bir gelişme olduğunu düşünenlerdenim.

Özersay her ne kadar da Güney Afrika'daki anlaşmazlığın Kıbrıs sorunu ile benzerliği olmadığını söylese de teknik olarak belki haklıdır ancak, teknik detayları bir yan bırakacak olursak aslında dünyadaki tüm uzlaşmazlıkların birbiri ile ciddi benzerlikleri vardır.

Güney Afrika'daki durum son derece basit bir yaklaşımla bir ırkın diğeri üzerine kurduğu hegemonya ve onunla birlikte gelen zulümdü.

1974 öncesi Kıbrıs'ta yaşananlarla benzetmek yanlış olmaz diye düşünürüm.

Bir başka benzerlik ise Güney Afrika'da yapılıp Kıbrıs'ta da yapılması gereken, "Unutma ama affet" prensibinin bir kültür olarak yerleşmesi. Bununla birlikte psikolojik bariyerlerin ortadan kaldırılması.

Bilindiği gibi Apartheid rejimi yıkılıp, yurttaşlar arasında "bir adam bir oy" prensibi ile siyasal eşitlik sağlandıktan sonra gerçekleşen seçimlerde iktidara gelen Nelson Mandela'nın kurduğu "Hakikat ve Uzlaşı Komisyonları" bu prensip üzerine kurulmuştu.

Yine basit bir anlatımla yapılanların kayıtlara geçmesi açısından önemli olan itiraf, yani unutmama ve itirafçıların herhangi bir cezaya çarptırılmaması, yani affetme prensipleri çalıştı.

Büyük lider Nelson Mandela "Dünyadaki her uzlaşmazlık için hakikat ve uzlaşı şarttır" demişti. Nelson Mandela'dan daha iyi bilecek halimiz de yok sanırım.

İnternete girip baktığınız zaman dünyadaki birçok uzlaşmazlık için bu isimler komisyonlar kurulmuş çalışıyor ya da çalıştı.

Peru, Kenya, Güney Kore, Hindistan, Haiti, Doğu Timor... Hatta Türkiye ile Ermenistan arasında bile böyle bir komisyon kurulmuştu. Kıbrıs'ta yok sadece. Bir eksiklik sanki.

Diğer bir benzerlik ise siyahlarla beyazların yönetim ve güç paylaşımı müzakereleri. Kulağa tanıdık geliyor değil mi? Yönetim ve güç paylaşımı.

Özersay benzerlik olmadığını söylüyor. Haklı. Sorunun benzerliği yok ama çözüm şekli ve yöntemi konusunda birçok benzerlik oluşabilir. Dünyanın yakın tarihinde, bizimkinden çok daha kötü insan hakları ihlalleri ve şiddet sürecinin yaşandığı ve üstesinden gelindiği bir başarı öyküsü var.

Bundan faydalanmak lazım.

Güney Afrika tarihini ayrıntılı bir şekilde incelemiş birisi olarak Özersay ile Mavroyannis'in Güney Afrika'dan farklı iki adam olarak döneceklerinden şüphem yok.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.