İkisinden de nefret etmem öğretilmiş

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.41

7.57

$

6.81

A- A A+

İkisinden de nefret etmem öğretilmiş

70'li yılların sonu 80'li yılların başında Londra'nın Güney Batısı'nda büyüyen bir çocuk olarak, Almanlardan nefret etmem öğretildi.

Savaşçılık oynarken Almanlar hep düşman, II. Dünya Savaşı hikayeleri en revaçta hikayeler ve çocukların birbirine anlattığı filmler "The Guns of Navarrone", "The Bridge Over River Kwai" ve "The Dirty Dozen"dan oluşur, film canlandırmaları ile kurgulanan oyunlar da bu filmler üzerine bina edilirdi.

Manastırdan bozma ilkokulumdaki öğretmenler, Almanya veya Almanlara karşı doğrudan bir laf etmezler ancak okulun bahçesindeki tepenin altında Alman bombardımanı sırasında yüzlerce kişinin hayatını kurtaran bir sığınak olduğunu anlatır dururlardı.

Böyle bir ortamda büyürken, hoop "Falkland Adaları Savaşı" çıktı.

BBC'de izlediğim görüntüleri hiç unutmam. Bir exeter füzesi ile vurulan kraliyet savaş gemisinden helikopterle tahliye edilen yaralı İngiliz askerlerinin görüntüsü çocuk aklıma kazınmış. Sürekli radyoda tekrarlanan dönemin İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher'in Arjantin'in Falkland Adaları'nı işgal ettiği ile ilgili Parlamento'da yaptığı konuşma dün gibi kulaklarımda…

Birden bire, kendi doğallığı içerisinde, Almanların yanında Arjantinlileri de sevmemem, hatta nefret etmem gerektiği öğretilmeye başlandı.

Savaş oyunlarımızda sürekli düşman olan Almanların yerini bir süreliğine Arjantinliler almak durumunda kaldı.

Geçtiğimiz Pazar gecesi arkadaşlarla oturup Arjantin – Almanya Dünya Kupası finalini izleyip, kafamdan kimin kazanmasını istediğimle ilgili karar vermeye çalışırken, birden bire az önce anlattığım çocukluk düşüncelerim geçti aklımdan.

Her iki ülkeden nefret etmesi öğretilen bir çocukluktan gelen birisi olarak hangi takımın kazanmasını istediğimi kestiremedim.

Hatta bilinçaltımdan gelen düşünceleri frenleyemesem "Hiçbiri kazanmasın" diyeceğim ama biraz da futbol bildiğim için ve uzatmalar sonra da penaltılar olacağı için illaki birinin kazanacağı gerçeği bu düşüncemi ortadan kaldırdı.

Şimdilerde ne Almanlarla ne de Arjantinlilerle sorunum yok.

Hatta iki millete de farklı farklı nedenlerden dolayı sempatim bile var, ancak çocukluğumda aşılananların bana ne kadar büyük bir etki ettiğini görebilmem için basit bir futbol maçının yetmesi ciddi bir hayret uyandırdı.

Demek ki çocuklara böyle şeyler bu gibi etkiler yapabiliyormuş…

Sanırım çocuklarını milletlere ya da ülkelere karşı nefret ve kinle dolduran ebeveynler ve öğretmenler kendi dünyam içinde yaşadıklarımı örnek almalı.

Gün gelir o yetiştirdikleri o çocuklar benim gibi bir futbol maçında kimin kazanmasını istedikleri ile ilgili kararsız kalırlarsa sorun yok, ama daha önemli bir noktada bir karar vermelerine -bu bilinçaltına yerleştirilen- nefret etki ederse sıkıntı olur.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.