Yalancılık iması için meclisten atılan vekil ve biz

loading
2 Haziran, Salı
£

8.51

7.58

$

6.81

A- A A+

Yalancılık iması için meclisten atılan vekil ve biz

Önceki gün yazmadım çünkü yazacaklarımdan çekindim.

Büyük ölçüde mahcubiyetin oluşturduğu kızgınlıkla neler yazabileceğimi tahmin ettiğim için dün bu konu hakkında yazmaktan son anda vazgeçtim.

Gelelim konuya.

Ulusal Birik Partisi'nin genç ve enerjik Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün'ün Meclis Genel Kurulu'ndaki tutumu kabul edilemez.

En hafifi ile bunu söylemekle başlayayım.

Bir Başbakan'ın değil üzerine yürümek, Yüce Meclis çatısı altında değil, yolda sıradan bir yurttaşın üzerine yürümek bile kabul edilemez bir harekettir.

Kimse kusura bakmasın, bunu Başbakan olma iddiasındaki ve bu ülkede Bakanlık yapmış birisinden görmek bana eziyet gibi geldi.

Tabi ki yanlış olan her partinin yıllardır uyguladığı nisap oyunları bu sefer iktidar grubunun işine gelmediği için Meclis Başkanı'nın çıkardığı yaygara nedeniyle Özgürgün'ün tahrik olduğunu bir yere not etmek lazım ama provokasyon altında soğukkanlılığını koruyamayan bir Milletvekilinin önemli anlarda vereceği kararlarla ilgili endişelerim olur benim ve benim gibi hemen herkesin.

Meclisimiz ne yazık ki orayı bir kavga yeri olarak gören ve ne kadar kavga çıkarırsa, ne kadar yüksek sesle bağırırsa, ya da rakip siyasi partinin mensuplarına ne kadar hakaret ederse sempatizanlarının kendilerini o kadar çok alkışlayacağını düşünenlerle doludur.

Meclisimiz böyle ise diğer etiket ve meclis gelenekleri olmayan kurumlarımız nasıldır diye bir soru sorar bu rezaletleri izleyenler.

Dünyada meclis gerginlikleri vardır. Türkiye'de de var, Japonya veya İtalya'da da var. Yumruklaşmaya kadar giden sıkıntılar yaşanıyor bu ülkelerin meclis çatıları altında.

Ama bu durum bizim Meclisi'imizin bu noktaya gelmesini kabul edilebilir kılar mı? Kesinlikle hayır.

Her zaman kültüründen etkilendiğimiz ve yasalarını halen kullandığımız İngiliz medeniyetine bir bakalım isterseniz.

Örnek:

18 Eylül 2012 tarihli bir İngiliz Avam Kamarası Genel Kurul toplantısında Milletvekili Paul Flynn, İngiltere Savunma Bakanı Phillip Hammond'un "zaten kaybedilmiş bir savaş için halen İngiliz askerilerini ölüme gönderdiğini ve bunu kendi kariyerini korumak için yaptığını" söylemesi ve bu durumu II Dünya Savaşı sırasında "Politikacılar yalan söyler, askerler ölür" deyimine benzetmesi üzerine, Meclis Başkanı söz alır ve Milletvekilinin Parlamento'nun bir üyesinin Parlamento'ya yaşan söylediğimi ima edip etmediğini sordu. Flynn ise "evet bunu demek istedim" diye teyit edince, meclisin o günkü oturumlarına katılamayacağı kendisine bildirildi ve Genel Kurul salonunu terk etmesi istendi. Yani Meclisten atıldı.

Şimdi bizim mecliste adamlar birbirleri üzerine yürüyor, araya birileri girmese belki de yumruklaşacaklar. Bir vekilin diğerinin yalan söylediğini ima ettiği için Meclisten atıldığı bir sisteme geçene kadar çok fırın ekmek yemek ve önceki günkü gibi çok sahne yaşamak durumundayız galiba.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.