Kurultay havasına girerken

loading
2 Haziran, Salı
£

8.49

7.56

$

6.77

A- A A+

Kurultay havasına girerken

31 Ekim Günü Ulusla Birlik Partisi Kurultayı'nı yapacak.

Yapacak yapmasına da ortalık karışmış durumda.

Ama öyle abartılacak bir durumda yok.

Neden mi?

Çünkü bu yapğılacak olan kurultay yeni bir tür kurultay. Üyelik sistemine geçişten sonraki ilk kurultay, yani kimse nasıl olacağını kestiremiyor. Gerginlik biraz da o yüzden.

Üyeler yazılmış, yazılmamış, kim yazmış, neye göre yazmış; onun kavgası yaşanıyor gibi bir durum var.

Aslında bana göre yersiz bir tartışma. Binlerce üyeden bahsediliyor. Yani genel seçim gibi bir kurultay olacak.

Genel seçimlerde kimin vatandaş olduğu, kimlerin onların vatandaş yaptığı tartışmalarına benzedi bu tartışma modeli. Gerçi bizim ülkemizde oldu bu gibi şeyler ama çok gerilerde kaldı.

Ersin Tatar ile Nazım Çavuşoğlu'nu dünkü çıkışı Genel Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerine alınmış olmaları ile ilgili olduğunu düşünmüyorum doğrusu.

Bilmiyorlar mıydı kendilerini kendi iradesiyle atayan Genel Başkan Hüseyin Özgürgün'ün onları bir çırpıda yine aynı iradeyle gün gele görevden alacağını.

Şikayet aslında liste meselesi.

Listelerde kim var ve kimin adamıdır.

Sanki listeye kaydolan kendini kaydeden kişinin güdümünde koyunmuş gibi.

Ben olsam gücenir, bu tartışmayı yapanlara, "siz beni aptal mı zannediyorsunuz. Üye kaydımı falanca yaptı diye onun malı mıyım" diye de tepki gösterirdim. Eminim gösterecek olanlar çıkacak.

Tam iki buçuk ay var UBP Kurultayı'na, üyeleri etkileyecek projelerini fikirlerini anlatacak zaman çok. Üye listeleri de askıya çıkıyormuş zaten, bağırıp çağıracağınıza alın listeleri başlayın kapı çalmaya.

Yatıp kalkıp dua ediyorum ki sadece iki buçuk ay var UBP kurultayına, Ahmet Kaşif ile İrsen Küçük'ün yarıştığı kurultay nerdeyse bir yıl önceden başlamıştı ve dolayısıyla da ülke durmuştu

Oy kullanacak kişi sayısı çoğaldığından artık UBP'de delege hegemonyası, açgözlülüğü ve şımarıklığı devri de sona erdi.

Son bir şey daha Ulusal Birlik Parti bana göre bu kadar çok aday ile partiden çok dernek havasına büründü.

Hüseyin Özgürgün, Nazım Çavuşoğlu, Ersin Tatar, Ünal Üstel, Ersan Saner, Zorlu Töre....

Yine de beterin beteri var.

Düşünün kabinede yer almayan Hüseyin Özgürgün, Talat'ın aklına uyup teknokrat bir bakanlar kurulu oluştursaydı, bu isimlere Sunat Atun, Faiz Sucuoğlu, hatta Tahsin Ertuğruloğlu bile katılabilirdi.

Bitmedi...

Daha da beteri olabilirdi.

Ahmet Kaşif üşenmese ve bu dönem biraz dinleneyim de bakarız demese o da aday olabilirdi.

Hatta Hasan Taçoy, Menteş Gündüz, Özdemir BerovaUBP'ye geçseler o grubun içinden belki de Hasan Taçoy da bu adaylar kervanına katılabilirdi.

Bence muhalif kanat anlaşsa ve bir aday üzerinde yoğunlaşıp, en azından iki adaylı bir kurultay olsaydı, UBP'nin saygınlığı açısından daha doğru olurdu.

Evet demokrasidir, herkesin yönetime aday olmaya hakkı var ve kararı da üyeler verir sonunda ancak, demokrasi ile maskaralık arasında bu gibi durumlarda ince bir çizgi var.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.