Temiz kavga diye de bir şey yok. Kavga kavgadır

loading
30 Mayıs, Cumartesi
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

Temiz kavga diye de bir şey yok. Kavga kavgadır

Yeni bir haftaya başlarken, önceden hazırlık yapabilmek için haftanın gündeminin ne olacağını önceden kestirmeye çalışırım hafta başlamadan önceki hafta sonunda.

Bakıyorum da hükümetle ilgili bir gündem olacağı yok. Söz verdiklerini yapabilmeleri için yasal değişiklikler lazım, Meclis tatil olduğu için oradan bize ekmek pek yok.

Günlük olaylarla ilgili tepkilerini yazar çizeriz ama birinci sayfaya malzeme çıkmaz oralardan.

Mağusa'daki mafya oluşumları yeniden mahkemeye çıkacak sanırım. Orada da tutukluluk süreleri biraz daha uzar ya da uzamaz. Kefaletle serbest kalırlar, memleketi terörize etmeye devam ederler herhalde. Oradan da bir gündem çıkmaz. Bir iki bağırır çağırırız, sonra da birileri bize mahkemenin verdiği kararı sorgulamak olmaz diye uyarı yapar susar otururuz. Oradan da ekmek yok.

Herkes tatilde ya da tatil modunda.

Sadece tatilde olmayan bir kesim var.

Kesim diyorum çünkü, birden bayağı fazla olunca o insan grubu kesim olarak nitelendirilebilir ancak.

Kimlerden mi bahsediyorum. Tabii ki Ulusal Birlik Parti Genel Başkan adayları ve potansiyel Genel Başkan adayları.

İşte buradan bize ekmek çıkar.

UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün yeniden aday. Ersin Tatar aday. Nazım Çavuşoğlu aday. Meclis Başkan Yardımcısı Ünal Üstel aday ve son olarak da Nazım Çavuşoğlu aday.

Özgürgün'ün karşısına bir Lefkoşa'dan, bir İskele'den ve bir Girne'den aday çıkmış durumda şu ana kadar. Mağusa adayı da kuvvetle muhtemel Hamza Ersan Saner olacak önümüzdeki günlerde. Kaldı Güzelyurt. Oradan da bir aday çıkmaz diye düşünüyorum ama aday enflasyonu içerisinde oradan da birileri başını uzatırsa şaşmam.

Sürekli yazılan açıklamalar, yapılan televizyon programları ve ince ince sataşmalar zaten başladı ancak günler yaklaşırken ve aday sayısı artarken bunun daha da sıklaşacağını hissetmek için müneccim olmaya gerek yok.

Eylül ayı girer girmez bu iş ısınır ve kaynama noktası Ekim ayı içerisinde kendini bulur.

Bu kadar çok aday ve bu kadar çok yönlü bir tartışma adaylardan herhangi birine yarar mı? Sanmam.

Ancak vereceği zarar var mı? Bence büyük.

Hem de çok yönlü bir zarar.

Birincisi ülkenin önemli partilerinden ve demokrasinin denge unsurlarından biri olarak gördüğüm Ulusal Birlik Partisi'ne vereceği zarar büyük. Henüz 'İrsen Küçük – Ahmet Kaşif Kurultayı'nın yaralarını saramamış olan bu parti bu kavgadan da yeni yaralar alacak gibi duruyor.

Bu kavgayı yakinen yaşayan birisi olarak bunu gönül rahatlığı ve tedirginlikle söyleyebilirim.

Diğer taraftan halka büyük umutlar pompalayan ve ciddi sözler veren geniş tabanlı CTP-UBP hükümetine zararı büyük olacak.

Bazı keskin ancak gerekli icraatlar ister istemez 31 Ekim sonrasına ötelenecek ve birçok konuda zaman sınırlaması koyna hükümeti zor duruma sokacak.

Şu aday olmasın, bu aday olmasın diye bir iddiam yok ancak, UBP üzerinde bir kavga yaşanacaksa da bunun temiz bir kavga olmasını, az önce sıraladığım nedenlerden dolayı, temenni ederim.

Gerçi temiz kavga diye de bir şey yok. Kavga kavgadır sonuçta.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.