Resmi tashih ve Sinirlioğlu'nun vitrin gücü

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

Resmi tashih ve Sinirlioğlu'nun vitrin gücü

Patron bazen bana gazetede yazım hatası var nasıl görmezsiniz diye çıkışır. Ben de aynı hızla gazetenin gece ekibine ve düzeltmenlere çıkışırım.

Hele hele ufak tefek imla hataları haricinde, bir seferinde gazetenin birinci sayfasındaki tarih yanlış girilmiş ki az kalsın deliriyordum. Örneğin Türkiye'deki büyük gazetelerde tüm ekip böyle bir hatadan dolayı işten çıkarılır.

Geçtiğimiz gün elime geçen bir Resmi Gazete nüshasında buna benzer bir şey gördüm.

3 Eylül tarihinde yayınlanan ve Bakanlar Kurulu'nun dövize karşı önlemler çerçevesinde, Taşınmaz Mal, Kira Stopaj oranlarını yeniden düzenlenmesine ilişkin yasa gücünde kararnamenin yayınladığı 131 sayılı resmi gazetede 3 Eylül 2015 yerine 3 Eylül 2014 tarihi yazılmış.

Öyle bir durum ki, zaten yasa gücünde kararnameler, 90 gün süreyle geçerliliğini korur ve Meclis'ten geçirilmediği takdirde ise fes olunur. Durum böyle olunca da bir yıl önceki bir tarihte yayınlanan bir resmi gazetede yer bulmuş olan Yasa gücünde kararname 9 ay önce kendiliğinde geçerliliğini yitirmiş olurdu.

Garip ve komik bir durum ortaya çıktı. Hukuki olarak vaziyet nedir bilmiyorum.

Gerçi Devlet Basımevi hatayı fark edip hemen ertesi günün 132 sayılı Resmi Gazetede, böyle bir hata yapıldığını yazıp yayınlamış ve 3 eylül 2014 ifadesi 3 Eylül 2015 olarak düzelttiklerini duyurmuş ancak 3 Eylül ile 4 Eylül arasında bu yasa gücünde kararname ile yapılan işlemler hukuken geçerli mi? Bir tartışmaya neden olur mu ileride onu da bilmiyorum.

Neticede bizim gazetede olabilecek yazım ve tarih hataları için devlet basım evi bir bahane daha vermiş oldu. "Böyle hataları Devletin Resmi Gazetesi bile yapıyor. Biz yaptık çok mu?" diye bir mazeretle karşımıza dikilen birisi olursa, sorumlusu devlettir.

****

Türkiye'nin geçici hükümetinde yer alan Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu'nun Türk dış politikası konusundaki ağırlığını bilmeyen yok. Ta Demirel zamanında bu alanda etkin bir isim olan Sinirlioğlu'nun Türkiye'nin yakın tarihindeki önemli figürlerinden birisi. Dışileri Bakanlığı Müsteşarı olarak tanıdık kendisini ve özellikle Kıbrıs sorununa hakimiyeti biliniyor.

İlk kez Bakan olarak basın karşısındaydı.

Ve siyasetin mutfağı ile vitrini arasındaki farkı bize yaşattı.

Hariciye koridorlarının maestrosu basın karşısında pek varlık gösteremedi. Kıbrıs sorunu ile ilgili sorulara doğru dürüst yanıtlar vermediği gibi garantörlük konusunda da spekülasyona açık yanıtlar verdi.

Hele hele Türk medyasının Dağlıca saldırıları ile ilgil bilgi sorduğu bakanın, "Değerlendirme yapacak kadar bilgi sahibi değilim" demesi biraz garip kaçtı.

Feridun Sinirlioğlu'nun Dışişleri'nin mutfağındaki bilgi ve becerisi konusunda bir lafımız yok ancak vitrininde eksik olduğunu söylemek yanlış olmaz.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.