loading
27 Mayıs, Çarşamba
£

8.25

7.40

$

6.78

A- A A+

Mütevazi olmak ya da ucuz kalmak

Adayların konuştuğu ve Mali Rapor ile Faaliyet raporlarının aklandığı dünkü Ulusal Birlik Partisi Kurultayı'nın ilk ayağı şu ana kadar gördüğüm en sönük Ulusal Birlik Partisi Kurultayı olduğunu söylemekten çekinmeyeceğim. Hatta daha da ileriye gidip şu ana kadar, parti ayırt etmeksizin, gördüğüm en sönük kurultay olduğunu ifade edeceğim ne yazık ki.

Organize eden arkadaşlar kimdir bilemem. Ama UBP üyelerinin şaşa beklediğini, heyecan ve coşku beklediğini, bilmeleri gerekirdi.

Kurultay'ın yapıldığı Atatürk Spor Salonu dışında bekleşen UBP'lilerden kiminle görüştüysem az önce yukarıda ifade ettiğim tespitlerin aynını onlardan da duydum. Dolayısıyla organizasyondan sorumlu kişiler ya da UBP'nin düne kadar olan yönetimi bana kızmasın, bu tespitler benim değil sadece.

Bir tespit daha, Kurultayın dışı içinden daha coşkulu idi.

Dışarıda led ekranlar, tırlar, aday çadırları, adayların propagandalarını yapan ses sistemleri, yemeler içmeler.

Dışarıyı görenler, herhalde içeride büyük lazer şovları, hologramlar, tanıtım filmleri, şarkılar, ışıklar olacağı düşüncesi ile girdi. Normalde içerisi dışarısından daha coşkulu ve şaşalı olurdu çünkü hep.

Bir de baktılar ki, hiçbir şey yok.

Dünyanın her yerinde siyasi parti kurultayları bir gövde gösterisi şeklinde yapılır.

Kurultaylar, hem partinin üyesine, "Ne büyük bir partinin üyesiyim" dedirtecek, rakiplerine de "Partiye bak, bunlar gümbür geliyor" korkusunu salacak cinsten olurlar.

Kurultay başladıktan sonra bir de "Eroğlu davet edilmedi", polemiği yaşandı. Sorduk soruşturduk, kimse davet edilmemiş. "Bu kurultay da böyle olsun" demiş yetkililer.

Oldu mu? Olmadı.

Hatırlayın doğrudan müdahil olduğu İrsen Küçük-Ahmet Kaşif Kurultayı'na bile davet alıp konuşma hakkı verilmişti Eroğlu'na. Hem de İrsen Küçük tarafından. Posteri asılmadı diye bir kargaşa çıkmıştı ancak, davet edilmiş ve konuşturulmuştu.

Geçelim.

Hiç kimsenin davet edilmemesi kararının partinin onursal Başkanı Derviş Eroğlu'nun davet edilmemesinden öte boyutları da var. Bunları nasıl göremediler onu anlamıyorum.

Örneğin birçok UBP yetkilisi tarih boyunca -şimdi iktidarda diye örnek veriyorum- Ak Parti'nin Kongrelerinde konuk olarak gitmişler, hatta konuşma bile yapmışlardır. AK Partili yetkililer de UBP Kurultaylarına mütekabiliyet esası çerçevesinde konuk olmuşlar, UBP'lilere hitap etmişlerdir. CTP Kurultaylarında da aynı durum gerçekleşmiştir. CHP'den ve diğer partilerden vekiller Genel Bakan yardımcıları KKTC'ye kurultaya konuk olmak üzere ziyaret etmişler, bizden de yetkililer aynı şekilde Ankara'ya gitmişlerdi.

Hadi Türkiye'deki parti yetkililerini davet etmediler, yerli partileri niye davet etmezler? DP, CTP, TDP ve BKP kurultaylarına UBP temsilcilerinin gittiğini biliriz.

Sırf Eroğlu'nu davet etmemek için bütün bu teamülleri çiğnediklerini düşünmek istemem.

Anlaşılan mütevazi olmak ve mütevazi bir Kurultay yapmak için yola çıktığını düşündüğüm UBP'nin, mütevazi olmak ile ucuz kalmak arasındaki ince çizgiyi hesaplanamadığı gibi, "mütevazi" ile "Kurultay" kelimelerinin aynı cümle içerisinde kullanılamayacağını da bilmiyor.

Davetler konusuna gelince bunun bir karşılığı olur, UBP yönetimi her kim olursa olsun, bundan sonraki diğer parti kurultaylarına davet almazsa şaşmayın.

Neyse geçelim.

Bugün büyük gün. İlk kez üyelik sistemi içerisinde bir Genel Bakanlık ve Parti Meclisi seçimi olacak.

7 aday tek tek konuştu. Onlar bugün susacak, üyeler konuşacak.

Hayırlı olur umarım..

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.