Bir şehit iki kayıp ve empati eksikliği

loading
3 Haziran, Çarşamba
£

8.49

7.56

$

6.74

A- A A+

Bir şehit iki kayıp ve empati eksikliği

Hayat garip tesadüflerden ibarettir derler.

Cumartesi günü Ulaş Barış'ın izin günü olmasına karşın Girne'de bir röportajda olduğunu söylediler bana.

Merak da ettim. İzninden feragat edip nereye gider bu adam? Gün dönüp Pazar günü olunca, Ulaş'ın röportajı önüme geldi.

Ortaklık Cumhuriyetinin 28 yaka numaralı 'kayıp' polisi…Nural Cevdet Ezel…

Allah Allah.

Bir Nural Ezel tanıyorum. İngiltere'de bir dönem Genel Yayın Yönetmenliğini yürüttüğüm Olay Gazetesi'nin sahibi Kıbrıslı Türk işadamı Nural Kamran Ezel.

İsim benzerliği olma ihtimali yok denecek kadar az.

Biraz daha okuyunca, kayıp polis Nural Ezel'in Baf'ınAyyani köyünden olduğunu anladım.

Benim tanıdığım Nural Ezel de Ayyani'li.

Üstüne üstlük babam da Ayyani'li idi ve Nural Ezel de akrabamdı.

Telefona sarılıp kayıp olmayan Nural Ezel'i arayıp durumu iyice anlayınca, kayıp Nural Ezel'in, kayıp olmayan Nural Ezel'in amcası olduğunu kavradım. İsmi de ona verilmiş.

Bir başka perspektiften baktığımızda da benim ailemden bir kişi olduğunu bildiğim kayıp şahısların sayısı ikiye çıkmış oldu.

İlki kayıp Milletvekili Cengiz Ratip. Büyük teyzemin eşi, Milletvekili Ali Pilli'nin kayınpederi.

İkincisi ise Ulaş Barış'ın söyleşisi ile bilgime gelen Nural Cevdet Ezel.

Benim çocuklarımı dedelerinin şımarttığı gibi dede sevgisi ile şımartılamamış bir çocuk olarak büyümek durumunda kaldım zaten. Çünkü dedem Rasıh Süleyman da şehit.

Düşünüyorum da iki kayıp ve bir şehit ile bizim aile bayağı bir hırpalanmış, Kıbrıs'taki hadiseler nedeniyle.

Eminim biraz daha karıştırsam geniş ailemizde daha hadise kurbanı, kayıp, şehit, malul gazi çıkar. Bunlar şimdilik yeni jenerasyon olarak bildiklerim.

Peki o günleri yetişkin olarak yaşayan, kayıplarının, şehitlerinin acısı ile burkulurken, onların eksikliğinin getirdiği diğer olumsuzluklara göğüs germek durumunda kalanlar ne düşünüyorlar acaba.

Bir kesim "Garanti istemiyoruz, gerek yok", "Biz Rumlarla birlikte yaşarız" derken, bu insanlar ne düşünüyor acaba.

Çözüm güçleri, benim de bir parçası olduğum, Kıbrıs'ta artık çözüm olması gerektiğini savunanlar, bu insanlarla yeteri kadar empati yapıyorlar mı?

Kayıp yakınları, kurulan dernekte aktif olmayan, dolayısıyla sesleri yeteri kadar çıkmayan şehit aileleri bu meseleler için ne diyorlar? İş mülkiyette kilitlenip, bu mülkiyetin kimler tarafından nasıl ödeneceği hesaplanmaya çalışılırken, canlarından can kaybeden, evlatlarını toprağa gömen, ya da henüz gömemeyen; eşlerinin cenazesini kaldıran, ya da henüz kaldıramayan, babalarını tanıyamayanlar ne düşünüyor acaba. Hiç düşünüyormuyuz?

Onların hassasiyetleri masada mı?

Sanırım "Kıbrıs'ta Barış Engellenemez" ya da "Çözüm hemen şimdi" derken biraz empati eksikliğimiz var.

Sizce?

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.