Bir politikacı hikâyesi

loading
30 Mayıs, Cumartesi
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

Bir politikacı hikâyesi

Politikacının biri bir kaza geçirir ve hayatını kaybeder.

Ruhu yükselir ve cennetin kapısına kadar gider.

Kapıda onu meleklerden biri karşılar. Aynen bir devlet dairesindeki gibi bir telaşla, "Sanırım bir karışıklık oldu. Normalde bu kapıya politikacılar gelmez."

Politikacı pişkin pişkin herhalde kurallarda bir boşluk vardı. Artık geldim. Kazanılmış hak geri alınmaz. Bu kapıya geldim, cennete gireceğim" diye direnince, melek bir orta yol önerdi.

"Tamam. 24 saati cehennemde geçirin. Sonra 24 saat de cennette, iki günün sonunda hangisini daha çok beğenirseniz, sizi oraya göndereceğiz ve sonsuza dek orada kalacaksınız."

Politikacı, cennet ile cehennem arasında tercih yapma şansına sahip olan ilk kişi olma ayrıcalığının büyüsü ile kabul eder ve asansöre binip cehenneme iner.

Asansörün kapısı açıldığında, cehennem dedikleri yer karşısındaydı. Gözünün görebildiği kadar etrafı yemyeşil olan bir golf kulübü. Eski politikacı dostları, işadamları, ünlü şarkıcılar, sinema yıldızları kulüpte yemek yiyor. Hafif hafif güzel müzikleri çalıyor, herkes gülüp eğleniyor. Herkes çok mutlu. İçkiler su gibi akıyor. Yiyecek içecek sınırsız.

Eski arkadaşları ve yeni tanıştıkları ile sohbete başlıyorlar. Eski günlerden, devleti nasıl dolandırdıkları, aldıkları rüşvetleri, halka söyledikleri yalanları, "nerde o eski günler" edasıyla yad ettiler.

Birara ev sahibi konumundaki şeytan da "hoş geldiniz" diyerek bizim politikacının yanına gelir. Cehennemi tercih etmesinin kendilerine onur vereceğini söyler. Ona istakoz, havyar ve yıllanmış şarap ikram eder. Herkes son derece mutluydu.

Şeytan çok iyi bir ev sahibiydi ve bizim politikacıyı çok iyi ağırlamıştı.

Zamanın nasıl geçtiğini hissetmediler ve 24 saat geçti ve cenneti de tecrübe etme vakti gelmişti.

Asansöre bindi ve cennette çıktı. Asansörün kapısı açıldığında aynı melek karşısındaydı. "Şimdi cennette 24 saat geçirme zamanı" diyerek cennetin kapısını açtı.

Cennete de bir sürü mutlu insan vardı. Kötü bir de yer değildi asla. İnsanlar arp çalıyorlar, bir buluttan diğerine zıplıyorlar. Sessizlik ve huzur vardı.

Oradaki 24 saat da son derece güzel geçti.

Bizim politikacı yine meleğin karşısındaydı.

"Evet şimdi karar zamanı. Cennet ve cehennemde birer gün geçirdin. Sonsuza dek kalacağın yeri seçme zamanın geldi" dedi melek.

Bizim politikacı bir iki dakika düşündükten sonra yanıt verdi.

"Böyle bir karar vereceğim hiç aklıma gelmezdi. Evetcennet güzel ama sanırım cehennemde daha mutlu olacağım orası daha güzel" deyip tercihini cehennemden yana kullanır.

Asansöre biner kapı kapanır ve aşağıya doğru hareket başlar.

Kapı açıldığında bizim politikacı kendini, çöplerle dolu bir alanın ortasında bulur. Her taraf berbat kokuyor. Biraz dikkatli bakınca bir gün önce golf kulübünün bulunduğu yerde olduğunu zar zor anlıyor. Eski dostlarının üzerinde yırtık pırtık elbiseler, çöpleri karıştırıyorlar ve bulduklarını yiyorlar. Hatta bir iki arkadaşının çürümüş bir yemek artığı üstüne kavga ettiklerini de gördü.

Şeytan tam o sırada bizim şaşkın politikacının yanına gelip kolunu omuzuna koyar.

Politikacı Şeytan'ı görünce, "Anlayamıyorum. Daha dün burası pırıl pırıl, yem yeşil bir golf kulübüydü. Çok eğlenmiştik. Şaraplar içtik, ıstakoz ve havyar yedim. Dans ettik, bana çok iyi davrandınız. Şimdi bakıyorum. Burası tam bir çöplük ve arkadaşlarım da berbat durumda"

Şeytan acı acı gülümser.

"Dün seçim kampanyasının son günüydü. Oyunu aldık. Bugün normale dönüyoruz"

Herkese iyi pazarlar.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.