Bu cadde iki yönlü...

loading
27 Mayıs, Çarşamba
£

8.25

7.40

$

6.78

A- A A+

Bu cadde iki yönlü...

Ancak çözüm sürecine dinamit koymak isteyen birisi çıkar ve basına, "Ben Akıncı'ya açık açık söyledim. Güzelyurt iade edilmezse çözüm falan olmaz" diye bir açıklama yapar. Hem de bu konularla ilgili herhangi bir şey konuşulmamışken.

Anastasiades'i anlamakta güçlük çekiyorum. Hem Annan Planı'nın adını anmak istemez, ne zaman "Biz Annan Planı'na evet demiştik" şeklinde Kıbrıs Türk tarafından bir argüman türese sinirleri bozulur, hem de Annan Planı'nda bulunan nimetlerden faydalanmak ister.

Anastasiades bunu söylerken, UBP Genel Başkanı ve Başbakan Hüseyin Özgürgün'ün sert bir tepki vereceğini bilmiyor muydu?

Biliyordu elbet.

Bence bilerek de söyledi.

Kıbrıs meselesini çözüme ulaştırmak için yürütülen müzakere süreci ne yazık ki, Kıbrıs sorununu çözmek amacından sapmış, "çözüm istemeyen taraf olarak görünmemek" amacı ile yürüyor. Özellikle Güney'de.

Kudret Akay son Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde bir kamuoyu yoklaması yapmıştı.

Sonuçları ile ilgili birkaç köşe yazısı yazmışlığım vardır.

Genel itibarıyla sonuç; Kıbrıs Türk halkı çözüm istiyor ancak Annan Planı zamanında vazgeçmeye hazır olduğu şeylerden vazgeçmek istemiyor artık.

Yine bir 20 Temmuz ziyareti sırasında, dönemin Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan dönemin Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Güzelyurt üzerinde bir helikopter turu atmış ve "Güzelyurt verilemez" demişti.

O ziyaretinden birkaç gün önce de birkaç gazeteci Ankara'da Erdoğan ile kahvaltı etmek üzere davet edilmiş ve aralarında benimde olduğum, Ali Baturay, Atsu Basri Akter, Başaran Düzgün ve Sefa Karahasan'dan oluşan Kıbrıslı Türk gazeteci konuklarına, "Artık verme dönemi bitmiştir. 2004'te Güzelyurt'u vermeye razı olmuştuk. Onlar kabul etmemişti. Şimdi biz vermiyoruz" demişti.

Bunu heyecanlanıp bize hava atmak için söylemediğini, birkaç gün sonra program dışında, hatta programını alt üst edecek şekilde, Güzelyurt üzerinde yaptığı helikopter gezisinden anladık hepimiz.

Tabi hem Türkiye'nin hem de Kıbrıs Türk halkının bu yöndeki eğilimini iyi bilen KKTC Cumhurbaşkanlığı, sözcüsü aracılığı ile de Anastasiades'e yanıt vermek durumunda kaldı.

Hızlandırılması beklenen bu sürece dinamit değil de nedir?

Kıbrıs'ta çözümü çok içten bir şekilde isteyen birisi olarak muhatapların her gün çıkardığı arızalara baktıkça, umudumu yitiriyorum.

Yanlış anlaşılmasın, Güzelyurt'un iadesi ile ilgili bir görüş değil bu. Güzelyurt iade edilecekse, bunun konuşma yeri masadır ve karşılığında sağlam bir şey alındığı takdirde iadesi konuşulur ve müzakereyi yapan da halkına, "Ey insanlar Güzelyurt'u verdik. Ama karşılığında şunu aldık" demesine fırsat verilir.

Yoksa, çözüm olabilmesi umudu karşılığında Güzelyurt'un iadesi bu tarafta kimsenin kabul edebileceği bir alış veriş değildir kanımca.

Anastasiades mesajlarında Kıbrıs Türk halkının, Kıbrıs Rum halkının hassasiyetlerini hesaba katması gerektiğini ifade ederken bu caddenin iki yönlü trafiği olan bir cadde olduğunu unutmaması lazım.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.