Federal çözüme karşı olan parmağını kaldırsın...

loading
27 Mayıs, Çarşamba
£

8.25

7.40

$

6.78

A- A A+

Federal çözüme karşı olan parmağını kaldırsın...

Eğri oturup doğru konuşalım:

"İki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı federal çözüm" bir Türk tezidir.

Kıbrıs Rum toplumu, "iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı" federal çözümü 2004'teki kırılmanın ardından daha yeni yeni kabullenebildi.

Yayınlanan son ankete göre Kıbrıslı Rumların iki kesimli, iki toplumlu federasyona desteği ise % 41 oranında. Annan Planı referandumunda bu oranın % 24.17 olduğunu unutmayalım.

Annan Planı'na hayır diyenler %75,83'tü. Şu an itibariyle federal bir çözüme hayır diyeceğini söyleyenlerin oranı ise %51'e düştü.

Durum bugünkü gibi kalsın diyenler % 26, taksim diyenler % 11, Kıbrıslı Türkler üniter devlete dönsün diyenler %10, iki devletli konfederasyon diyenler ise % 9 oranında.

Güney'de işgal edip sefasını sürmekte oldukları Kıbrıs Cumhuriyeti'ni sonsuza dek yaşatmak isteyen siyasi bir görüş var.

Güney Kıbrıs'ta toplam oyları yüzde 20'yi bulmayan DİKO, EDEK, ELAM ile Ortodoks Kilisesi, iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı federal çözümden hortlak gibi korkuyor. Kıbrıs Cumhuriyeti elden gidiyor diye yüksek sesle bağırarak, federal çözüme karşı kol kola yürüyor.

Televizyonda hüngür hüngür ağlayarak "Kıbrıslı Türklerle ortak kurduğumuz ama tek başımıza yıllardır gasp ettiğimiz devletten geri adım atmam, onu paylaşmam" diyen Papadopulos'un izinden yürüyorlar. Oğul Papadopulos'un değil; hani şu mezarı açılıp cesedi çalınan EOKA'cı Tassos Papadopulos'un izinden…

Peki, bizde 1983'te kurulan KKTC'yi sonsuza dek yaşatmayı savunan var mı?

11 Ekim 1975'te kabul edilen ve VI. Olağanüstü Kurultay'da değiştirilmiş şekliyle kabul edilen 6 Eylül 1998 tarihli UBP Tüzüğü'nün 7'nci maddesi aynen şöyleydi:

"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin, dünya devletleri ailesinin saygın, güvenilir, geleceğinden emin, onurlu saygınlığından hiçbir koşul altında ödün vermeyen güçlü ve dostluğu aranan eşit bir üyesi durumuna getirmek.

Haziran 2015'te yapılan Tüzük Kurultayı'nda oy birliği ile kabul edilen yeni tüzükte, UBP'nin Kıbrıs sorununa çözüm kanununu oluşturan yukarıdaki maddeye "ancak" şartlı bağlacıyla şu cümle eklendi:

"Ancak, Kıbrıs sorunun çözümü konusunda iki halkın egemenliği, siyasal eşitliği ve iki kesimlilik temelinde Anavatan Türkiye Cumhuriyeti'nin etkin ve fiili garantisinin devam edeceği, Avrupa Birliği'nin birincil hukuku kabul edilecek bir anlaşma olanağı çıkması halinde bunu desteklemeyi görev sayar."

KKTC'nin kurucu partisi olduğunu kabul eden ve kendini öyle tarif eden UBP, KKTC'yi dünya devletleri ailesinin eşit bir üyesi yapmak hedefini bu cümle ile revize etti.

Daha açık ifadeyle UBP, "KKTC'yi sonsuza dek yaşatacağız" hedefini güncelledi.

UBP, iki kesimli, iki toplumlu bir anlaşmanın ortaya çıkması durumunda bunu destekleyeceğini partinin anayasası olan tüzüğüne peşin peşin yazdı ve oy birliği ile itirazsız onayladı.

Şimdi soruyu bir kez daha yineleyip, parmağını cesurca havaya kaldıracakları görmek için şimdilik noktayı koyuyorum:

"Ancak"sız "ama"sız öncelikli hedefi, "KKTC'yi sonsuza dek yaşatmak" olanlar, cesur olup, Güney Kıbrıs'taki DİKO, EDEK, ELAM ve Kilise'nin haylazlıklarının arkasına "Rumlar istemez" diyerek saklanma utangaçlığından vazgeçip, "Ben Kıbrıs'ta 2 bölgeli, 2 toplumlu bir federal çözüm istemiyorum. Güncellenmiş UBP tüzüğünde ne yazdığı da umurumda değil" diyerek parmağını kaldırsın!

Kaldırsın ki bu ülkede 2004 döneminde yaşanan kamplaşma olacaksa, en azından tarafların ne istediği de net olsun.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.