New York'ta zorlu zirve

loading
30 Mayıs, Cumartesi
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

New York'ta zorlu zirve

2016 yılı sona ermeden Kıbrıs sorununa çözüm bulmayı hedef haline getiren iki lider bugün BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon'un huzurunda New York'ta üçlü bir zirvede bir araya gelecek. Ban'ın "Eşsiz ilerleme sağlandı" dediği müzakerelerin bir sonraki aşama olan 5'li konferansa sonra da çözüme ulaşması, büyük ölçüde bugün 45 dakika süreceği açıklanan ve sonrasında Ban'ın açıklama yapacağı duyurulan bugünkü zirvenin sonucuna bağlı.

Konuştuğum diplomatik kaynaklar bugün gerçekleşecek zirvenin öyle Central Park'ta yürümek kadar kolay olmayacağını söylüyor.

Sıkıntı şurada.

Rum tarafı kendini daralan takvim içerisinde ciddi şekilde sıkışmış hissediyor.

Öyle geniş geniş, takvimsiz ve zaman limiti olmadan müzakere etme ve Kıbrıs Türk tarafını da bu zamana yayarak zayıflatma ve yıpratma projesi rahatlığında gitmiyor işler bugünlerde.

Evet "Takvim ve hakemlik asla olamayacak" talebi uluslararası camia tarafından kabul edildi ancak doğal bir takvim ve BM Genel Kurulu'nda Anastasiadis'in dillendirdiği bir takvim artık kabul edilmiş durumda.

Ve bu takvimde kalan yaprak sayısı 100 adetten az.

Rum tarafı bu takvim yapraklarını bitirip, BM Genel Sekreteri'ni değiştirmek, Rum Bakanlık seçimleri havasına girmek ve yeni ABD yönetimini göreve getirmek suretiyle, adeta bir düdüklü tencerede biriken basıncı azaltmak istemektedir.

Türk tarafı ve uluslararası camia ise hazır bu tencerede bu kadar basınç birikmişken bu yemeği pişirelim ve başkalarının yemesine bırakmayalım derdinde. Yemek derken ne kastettiğimi biliyorsunuz sanırım.

Amerika'nın, Avrupa Birliği'nin ve Türkiye'nin artık hep bir ağızdan, çözümüm getireceği fırsatları dillendiriyor olmasını bu basıncı artan düdüklü tencerede pişen yemek metaforu ile birleştirip düşünürsek daha net olur sanırım.

Anlayacağınız Rumların daralan takvimden kurtulmak için çırpınacağı, Türk tarafının ise Rumları sürecin içinde tutmak için manevra yapacağı zorlu bir görüşme tarafları bekliyor.

Anlaşmak ister gibi görünmeye çalışan anca farklı ajandaları olanlarla anlaşmak kolay bir iş değil. Bu sadece diplomatik alanda değil, her alanda aynıdır.

Ancak bu sefer, yemekten pay isteyenler çok.

Bu yemek bugün burada pişerse pişer.

Bugün pişmezse, patlamaması için bu basıncın çıkması gerekecek.

O düdüklü tencerenin bir daha ısınıp dolması ve içindeki yemeği pişirecek kıvama gelmesi çok uzun sürer.

Zaten bu sefer de pişmezse, o tencerenin modası da geçer, pişmesini beklediğimiz yemek de kokar.

Demeye çalıştığım, bugün bu zirve zor olacak.

Ya had ya da bat, ''tamam ya da devam'' zirvesi olacak.

Ve çok zorlu olacak.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.