Akıncı'nın yüzüne bakarak masanın resmini çizmek...

loading
27 Eylül, Pazar
£

9.77

8.92

$

7.66

A- A A+

Akıncı'nın yüzüne bakarak masanın resmini çizmek...

Biraz gazetecilik hissiyatı biraz da beklentilerin yükselmesi nedeniyle dün akşam ara bölgedeki müzakere dönüşünde Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda bulunmaya karar verdim.

Neticede Rum Sözcü, iki liderin ekipleri ile birlikte İsviçre'ye gideceği ve toprak konusunun 7-11 Kasım tarihleri arasında görüşüleceğini açıklamış, liderlerin müzakere dönüşü daha net bilgiler vereceğini ifade etmişti. Müzakere dönüşü liderlerden eş zamanlı olarak İsviçre'nin hangi kentinde haritaların çizileceğini öğrenecektik.

Ya da başka bir şeyler duyacaktık.

Her ikisi de gazetenin ön sayfasına girecek muteberlikte bilgileri içerecekti.

Beklerken, KKTC Cumhurbaşkanlığı'nın hafızası diye nitelendirmeyi sevdiğim Durmuş abinin bir de nefis sütlü çayını içmek varsaydı o da bu işin cabası olacaktı.

Çayı içtik, Cumhurbaşkanı ve heyetini taşıyan konvoy, Cumhurbaşkanlığı'nın avlusuna girdi. Yüzleri seçmeye ve ifadeleri görmeye çalıştım ama başaramadım.

Bekleyip Cumhurbaşkanı'nın yüz ifadesi ve söylediklerini birleştirmeye çalışıp bir kanaat oluşturmak gerekecekti.

Cumhurbaşkanı o tarihi kapı açılıp kürsünün önüne geldiğin andan itibaren işlerin doğru ya da arzu edildiği gibi gitmediğini anladım.

Kolay değil, Mustafa Akıncı'yı 20'yi aşkın yıldır tanıyorum. Parça parça söylediklerinden hareketle, açıkça ifade etmediği ana resmi çizmeyi başarabilecek kadar da tecrübe sahibi olduk yıllardır o avluda bekleşirken.

Çünkü neticede Cumhurbaşkanı, bir süreci sırtlamış gidiyor ya da gitmeye çalışıyor. Annan Planı zamanında Alvaro de Soto'nun sıklıkla söylediği, "Tango için iki kişiye ihtiyaç vardır" sözü bağlamında, Akıncı'nın dans partnerinin aslında bu dansı yapma konusunda çok da istekli birisi olmadığını anlıyoruz.

Dans etmek istiyor mu? Bence evet. Ama "federasyon" denen şarkıyı çok da sevmediğini ve bu şarkıya ayak uydurabilecek figürleri pek bilmediğini yavaş yavaş anlıyoruz.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın yüzüne baktığımda da, bunu onun da anladığını görüyorum ne yazık ki.

Cumhurbaşkanı'nın yüzünde müzakere masasını görmek, onun resmini çizmek, günler geçip, işaret edilen 2016 sonu tarihi yaklaştıkça daha da kolaylaşıyor.

Belli ki onun da sabrı azalmış. Varılan mutabakatlara her fırsatta uyulmadığını görmek onu da bezdirmiş ya da kızdırmış.

Halkın umudunu kırmak, kendi umudunu yok etmemek için hayal kırıklıklarını belli etmek istemese de vücut dili, yüz ifadesi ve dikkatle seçmeye çalıştığı kelimeler, masanın resmini çok net bir şekilde ortaya koyuyor.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.