Alarm çaldı, uyanan uyanır...

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

Alarm çaldı, uyanan uyanır...

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun dünkü basın toplantısı, aslında çözüm konusunda ayak sürüyen ya da "ne kadar sürerse sürsün çözüm olsun" diyenler için bir uyandırma çağrısı niteliğindeydi bence.

2017 yılının getireceği riskleri sürekli dillendiren ve 2016 yılının son gününe kadar müddet veren Akıncı'nın söyledikleri bir bir teyit ediliyor aslında.

Akıncı'nın "Zaman durmuyor. Hayat devam ediyor" şeklindeki ifadelerinin satır aralarında gizli unsurları artık Güney Kıbrıs'taki arkadaşlar ve sürekli onları haklı çıkarmak için anlaşılmaz çaba harcayan Kuzey'deki dostlar hala görmüyorsa, başka sorunları olduğundan endişe ederim.

Çavuşoğlu'nun "çözüm umudunun yüzü suyu hürmetine sabrettik ama bunun da sonu vardır elbet" tadındaki ifadesi de aslında Akıncı'nın "2017 Riskleri Listesi"nin başında gelen maddelerinden birinin yanına bir "tick" konması anlamına gelmiyor mu?

Bugün sabah saatlerinde Rum lider Nikos Anastasiadis'in BM yetkilisi Elizabeth Spehar ile görüşmesi olacak. Dün akşam saatlerinde Akıncı ile görüşen Kanadalı diplomat, Akıncı'dan aldıklarını Anastasiadis'e götürecek. Aldığı yanıt bana göre şimdilik donmuş durumdaki tarihi ya hepten durduracak ya da yeniden akmasına neden olacak.

Samimi görüşlerimi sorarsanız, bu saatten sonra Anastasiadis'in, Akıncı'nın taleplerini kabul etmesi mümkün olmadığı gibi; talepleri kabul edilmemiş Akıncı'nın masaya dönmesi de pek mümkün değil.

Kendi dünyamdaki bir başka tespitim ise ENOSİS konusunun çok büyük anlamı, önemsizleştirilmeye çalışılsa da görmezden gelinecek bir konu değil ancak, masanın devrilme noktasına gelmesinin tek nedeni de değil. Olsa olsa bardağı taşıran son damladır.

Cumhurbaşkanı'nı iyice dinleyenler, vücut dili, ses tonu ve kullandığı ifadelere bakanlar bunu net bir şekilde görebilirler.

Akıncı, muhataplarının federal anlayışı hazmedemediklerini, dönüşümlü başkanlık ve kararlara etkin katılım konusundaki tavırlarını anlatırken, aslında "Yahu, bunların ENOSİS kararına bakmayın. Bu sadece işin elle tutulabilen, somut kısmıdır. Adamlar bizim siyasi eşitlik hakkımızı vermek istemiyorlar. Her şeyi istiyorlar ama bizi eşit olarak görmüyorlar. Evet, ENOSİS işine çok kızdık ama asıl konu budur" diyor gibi geliyor bana.

Haksız mı?

Bence değil.

Uyandırma çağrısı ya da alarm, adına ne derseniz deyin. Dünkü basın toplantısında, Çavuşoğlu'ndan bomba beklerken, Cumhurbaşkanı başrolü kimseye bırakmadı ve sözü söyleyen ve onaylanan taraf oldu.

Tabiî Rum medyası ve bizim taraftaki bazı çevreler, daha önce de yazdığım gibi suçlu sandalyesine Akıncı'yı oturtamayacakları için Türkiye'yi oturtmak konusunda çok hevesli olduklarından koro şeklinde Çavuşoğlu'nun söylediklerini manşetlere taşıyıp sosyal medyada paylaşacaklar. Ama onlar da biliyor ki, dün Akıncı, bir sosyal medya paylaşımında gördüğüm, "Akıncı, Mevlüt Çavuşoğlu'nun yanında da bu kadar efelenebilecek mi?" tadındaki sorulara yanıt vericesine, açtı ağzını yumdu gözünü.

Uyanan uyanır, uyanmayan işe geç kalır.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.