Londra'yı özlemişim

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.44

7.57

$

6.82

A- A A+

Londra'yı özlemişim

(…) Kıbrıs'ın nerede olduğunu bilmeyen yeni jenerasyon Kıbrıslı Türklerin yetiştiği ve KKTC'nin en büyük diasporasının bulunduğu ülkedeki insanlarımız için bir şeyler yapmanın artık şarttan da öte olduğunu düşünerek dönüyorum.

Aslında pek de ara vermeden gidip geliyorum, doğup büyüdüğüm sonraları ise gazetecilik yaptığım şehri. Yani özleyecek kadar ayrı kalmadım, kalamadım.

Bu yıl sadece üç ya da dört kez gittim. Ama bu sefer biraz farklıydı.

Bu gri ama güzel şehirdeki 2000 ila 2004 yılları arasını neredeyse 24 saat birlikte geçirdiğim Serhat İncirli ile yeniden ziyaret etmek, oraları ne kadar özlediğimizi ikimize de hatırlattı sanırım.

Eski dostlarımızla oturduk.

Cem Özerk ile Yılmaz Özyiğit'in sofrasına dahil olduk. Bilal Hüseyin ile Halil Çavuşoğlu bizim için masa kurdu. ,
Enver Kannur, Işık Vedat, Nural Ezel, Hasan Gazi ve daha nicelerine misafir olduk.

Londra'ya vardığımız gün Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın oradaki etkinliğine de davetsiz bir şekilde katıldık.
Gören eski dostlarımız, Cumhurbaşkanı ile birlikte seyahat ettiğimizi ve onu izlemek için orada olduğumuzu düşünse de, Cumhurbaşkanlığı etkinliğini, Londra'da yaşayan Kıbrıs Türk toplumunun bir arada toplu bir şekilde görmek için kullandık desek yeridir.

Orada her derdimize deva olan doktorumuz Dr. Tahsin Bilginer'i, Olay gazetesinin Genel Yayın Yönetmenliğini devraldığım gazeteci büyüğüm Mustafa Köker'i, birlikte çok habere imza attığımız Mihrişah Safa ablamızı, Halil Yetkinoğlu ile Faruk Eskioğlu abilerimizi gördük, hasret giderdik.

Çok güzeldi herkesi bir arada görmek. O yüzden Cumhurbaşkanlığı'na ve KKTC Londra Temsilciliği'ne teşekkür etmeyi bir borç bilirim.

Londra'da Serhat ile birlikte nostalji yaparken, eskiden devam ettiğimiz 'pub'lar, yemek yediğimiz restoranlar, bir yerden bir yere gitmek için kullandığımız güzergahlar, hafızamızın derin yerlerinden bir bir yüzeye çıktı.
Kah duygusallaştık, kah 'Ne halt etmeye buraları bırakıp da Kıbrıs'a gittik?' diye hayıflandık.

Arkadaşlarla sohbet ederken, İngiltere'de ekonominin iyi olmadığını duyuyoruz. Hatta, 'Ekonomi çok berbat' diyenler olunca masanın altından Serhat'ı dürtüyorum.

Bu arkadaşlarımız Kıbrıs'ta insanların baş etmek zorunda kaldıkları ekonomik istikrarsızlık, sosyal, siyasal ve mali belirsizliğin getirdiği finansal bunalımları yaşamak zorunda olsalar, bundan hiç bahsetmeyip hallerine bir milyon kere şükrederlerdi diye değerlendirdik Serhat ile.

Ama herkes yaşadığı ile yaşananları mukayese ediyor, o yüzden de yadırgamadık.

Akol Group Ceo'su kardeşimiz Niyazi Şanal'a eşlik etmek için gittiğimiz Londra'dan, İngiltere'de yaşayan Kıbrıslı Türklerle çok daha yakın, çok daha sık ve çok daha sıcak ilişkilerin kurulması gerektiği izlenimi ile dönüyorum ben, en azından kendi hesabıma.

Kıbrıs'ın nerede olduğunu bilmeyen yeni jenerasyon Kıbrıslı Türklerin yetiştiği ve KKTC'nin en büyük diasporasının bulunduğu ülkedeki insanlarımız için bir şeyler yapmanın artık şarttan da öte olduğunu düşünerek dönüyorum.
Seçim manifesto ve bildirgelerinde de Kıbrıs dışında yaşayan Kıbrıslı Türkler için partilerden yaratıcı ve olucu fikirler okumayı bekliyorum.

Hayırlısı ile KKTC'ye vardım.

Vardım varmasına ama ne yalan söyleyeyim, Londra'yı özlemişim.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.