Teori ile pratik

loading
27 Eylül, Pazar
£

9.77

8.92

$

7.66

A- A A+

Teori ile pratik

Öğretmen, öğrencilerine teori ile pratik arasındaki farkı anlatıyordu. Arka sıralarda oturan Ali ise bir türlü bu iki kavram arasında farkı kavrayamıyordu. Öğretmen örneklerle anlatsa da bir türlü kafası basmıyordu.

Derken zil çaldı ve herkes evlerine dağılmak üzere sınıfı terk etmeye başladı. Öğrenmeye istekli ancak kapasitesi diğer çocuklara oranla biraz daha sınırlı olan Ali, öğretmene, "Öğretmenim, ben anlamadım" dedi giderken.

Öğretmen ise eve gidince bu konuyu babasına sormasını, ertesi gün okula geldiğine yine anlatacağını söyleyip onu eve gönderdi.

Koşa koşa eve giden Ali, babasını salonda gazete okurken buldu.

"Babacığım. Teori ile pratik arasındaki fark nedir?" diye soran Ali'ye babası şöyle bir baktı ve üst katta ütü yapan annesi işaret ederek, "Oğlum git annene 1 Milyon Euro karşılığında evlerine gelecek herhangi bir yabancı adamla birlikte olup olmayacağını sor" der. Ali koşarak merdivenleri tırmanır ve annesine Bir Milyon Euro karşılığında yabancı bir erkekle birlikte olup olmayacağını sorar.

Anne soru karşısında istifini bozmaz ve "Bir milyon Euro büyük para. Tabi ki olurum" der. Ali koşarak aşağıya iner ve babasına durumu anlatır.

Baba bu sefer odasında müzik dinleyen Ali'nin ablasını işaret eder ve aynı soruyu ona sormasını söyler.

Ali, yine koşarak yukarıya çıkar ve ablasına yabancı bir erkekle bir milyon Euro karşılığında birlikte olup olmayacağını sorar.

Abla, kısa bir düşünme süresi sonunda, "Bir Milyon Euro büyük para. Tabi ki olurum" diye yanıt verir. Ali ablasının yanıtını da babasına anlatır.

Babası oturduğu koltukta doğrulur ve "Oğlum Ali. Teoride 2 Milyon Euro'muz var. Yani teoride milyoneriz. Ancak pratikte evde iki tane fahişe ile yaşıyoruz" diye yanıt verir.

Nereden çıktı bu müstehcen fıkra diye düşünmeyin şimdi.

Bugünlerde teori ile pratiğin farkını en az Ali ve ailesinin örneğinde olduğu gibi yaşıyoruz.

Geçtiğimiz hafta sonuçlanan seçimlerde teoriyi çok iyi bilen ve de televizyonlara çıktığı zaman ülkeyi teorik olarak nasıl yöneteceklerini anlatan, hatta işin bu teorik kısmını çok iyi anlatan politikacılar gördük.

Vatandaş ise bu politikacıların teorik yaklaşımlarına kısmen de olsa destek vermiş ve teoriyi pratik yaşama uyarlamaları için ise bir şans tanımış.

Ancak bu büyük teorisyenler, iş pratiğe gelince "Oynayamam yerim dar", "Armudun sapı, üzümün çekirdeği" diyerek teorideki sağlam konumlarını koruyup, pratik yaşamın risklerini göğüslememek için kaçıyorlar resmen.

Teori ile pratik arasındaki farkı anlamak için, yukarıdaki müstehcen fıkraya değil, bugünlerde bazı siyasi parti liderlerine dikkatli bakmak yeterli.

Bakın Leonardo da Vinci abimiz bu konuda ne demiş:

"Uygulamaya elvermeyen teori anlamsız, teoriye dayanmayan uygulama ise kısırdır"

Bilmem anlatabiliyor muyum?

Herkese iyi pazarlar.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.